Baharla beraber uyanan umutlar
Son yıllarda dilediğimiz şeylerin resmini çizmek, fotoğrafını kesmek ve bunlardan bir hayal panosu oluşturmak çok tercih edilen bir yöntem ya, sanırım bunun ilk örneklerine Hıdırellez geceleri gül ağaçlarına astığımız kağıtlarla başlamıştık. Dilekleri yazmak değil çizmek esastı. Ev sahibi olmak mı istiyorsun; bir kapı ya da anahtar çiz. Araba mı istiyorsun, bir tane çiziktir, üzerine de markanın logosunu iliştir istersen. Çöp adamlar, seyahat edilecek ülke sembolleri, bizi mutlu edecek olan her ne ise küçük beyaz kâğıtlara sığdırmaya çalışıyorduk.

Aslında baştan başlayalım; 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan akşamlarda kutlanan Hıdırellez, Anadolu ve Balkanlar’da baharın uyanışını, doğayla birlikte yeşeren umutları temsil eden bir bayram. İsmini efsaneye göre her yıl o gece yeryüzünde buluşan ve ihtiyacı olanların dileklerine kulak veren Hızır ve İlyas Peygamberler’den alıyor. Hızır zorda kalanların karadaki yardımcısı, İlyas ise denizlerdeki kurtarıcısı olarak bilindiğinden ikisinin denizle (en azından bir su birikintisiyle) karanın kesiştiği bir noktada bir araya geldiğine inanılıyor. İnsanlar da o geceyi hem baharın gelişini kutlamak hem de dileklerini iki peygambere iletmek için bahane ediyor ve akşam bir gül ağacına bağladıkları (kırmızı bir kese içinde ya da kırmızı kurdeleyle) dileklerini sabaha karşı daldan alıp suya atıyorlar. Bana göre en çok da gecenin geç saatlerine kadar bir arada olup eğlenmek için bir vesile, bu bayram. Bir de büyük ateş yakıp üzerinden atlama ritüeli var ki bu da becerebileni hafifleten, belki sembolik olarak birikmiş yüklerinden arındıran bir adet.
Hıdırellez’i uzun yıllar (1999’dan 2011’e kadar) Armada öncülüğünde Ahırkapı’da düzenlenen sokak şenlikleriyle kutladık. Şahane müzik toplulukları izlediğimiz, bütün civar esnafından sokak lezzetleri tattığımız, dev bir ağaca dilek bağladığımız ve sokaklarda dans ettiğimiz bir dönemdi. Şimdilerde Ahırkapı’da değil ama memleketin farklı noktalarında yine şenlikler devam ediyor.
Peki yarın neler yapabiliriz?
■ Heybeliada’da 13. kez düzenlenen şenliklere katılabiliriz. 5 Mayıs Salı günü öğle saatlerinde İskele Meydanı’nda başlayacak etkinlikler. Aslında geçtiğimiz hafta sonu çocuklar ve yetişkinler için düzenlenen kukla yapım atölyesiyle hazırlıklar başlamış, Hıdırellez dilek ağacı atölyesi kurulmuş olacak. Yarın da maske yapım atölyesi ile masal atölyesi gerçekleşecek. Esnaf ziyaretlerini içeren şenlik yürüyüşünden sonra bir ateşin başında farklı dillerde şarkılar söyleyecek topluluklar sırayla yerini alacak: Parlak Şapkalar Dans Topluluğu, Aydoğan Topal / Karadeniz Müziği, Adalar Cumhuriyet Korosu, Koliband Grubu, İSTOS Müzik Topluluğu ve Birsel–Hüseyin Halk Müziği Grubu.
■ Babylon’da Kolektif İstanbul’un ev sahipliği yaptığı ‘Balkan Wedding Party’ye gidebiliriz. “Punk, caz ve elektronik seslere bulanmış progresif düğün müzikleri eşliğinde bugüne kadar attığınız bütün göbekleri unutturacak bir gece” vadediyorlar, az şey değil.
■ Edirne Sarayiçi’ndeki Kakava Şenlikleri’nde yerinizi alabilirsiniz. Salı sabahı 11’de başlayan ve bir saniyesi boş geçmeyen bir sahnesi var, şenliğin. Ritim grupları, halk oyunları, miniklerin bandoları, roman orkestraları, atölyeler, şenlik ateşinin yakılması, konserler, DJ performansları, en son sabaha karşı 04.30’da 9/8’lik şarkılar ve 05.30’da Tunca Nehri’ne dilek atmayla kapanış.
Daha birçok etkinlik var ama hiçbiri uymasa da kendi ritüelinizi hazırlayabilir, kendi gül ağacınızı kendi gönlünüzde kurabilir, dileklerinizi toprakla ve suyla buluşturabilirsiniz. Baharla beraber uyanmayı, arınmayı ve umutlanmayı seçmek için bir vesile olsun, Hıdırellez.
Sende Yorum yap