s

Elektrik güneşten, su köy çeşmesinden! Ailelerimiz hâlâ dönmemizi bekliyor

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Şebnem ve Gökhan Sakin çiftti, kızları Nehir, kedileri Cülide ve köpekleri Joy ile Bursa’da yaşıyorlar. 2015 yılında emanet bir çadırla başladıkları kamp yolculuğu sonrasında kendilerine ait bir çadırla devam etti. 2017’de kızları 5,5 aylıkken çıktıkları yolculukta 5 şehir gezdiler. "Kızımız da bize uyum sağladı ve çok şükür herhangi bir sorun yaşamadan, keyifle kampımızı bitirdik ve 2022 yılına kadar her yıl 3-4 şehir gezerek çadır kampı yaptık"diyen çift, “Hep bir karavan hayalimiz vardı. Başlangıç olarak 2022 Ağustos ayında çekme karavanla yolculuğumuza devam ettik. 2024 yılında çekme karavanımızı satarak otobüsten karavan yapımına başladık. Bu hayalimiz hep vardı ama buna maddi olarak erişmemizin mümkün olmadığını ikimiz de biliyorduk. Bizi bu yola sevk eden şeyin aldığımız ilk çekme karavan olacağını tahmin edemezdik. Çekme karavanı aldıktan sonra kamplarımız daha çoğaldı, ikimiz de çalışmamıza rağmen her hafta sonu yakın mesafede olsa kampa çıkıyorduk. Fakat en ucuz karavanı aldığımız için içerisinde yapılacak bir sürü işlemi vardı. Eşim karavanın elektrik tesisatını neredeyse tamamını değiştirdi düzenledi. Sonra içinde bir kaç dekorasyon değişikliği de yapılması gerekiyordu. Karavanı biz yapsak daha güzel yapardık diye düşündük ve bütçemizin yeteceği karavan olabilecek otobüs ilanlarına bakmaya başladık. Sonunda 95 model bir otobüs aldık” şeklinde konuştu.

‘YANIMIZDA 130 BİN TL DIŞINDA HİÇ PARA YOKTU’

Her ikisi de evlendiklerinden bu yana çalışıyordu. Gökhan, özel sektörde güneş siperliği üretimi yapan bir fabrikada üretim planlama uzmanıydı. Şebnem ise yine özel sektörde matkap üretimi yapan bir fabrikada Teknik Ressam ve satış destek ile ilgileniyordu. Hafta içi sabah çıkıp akşam eve geliyorlardı. ‘Hafta içleri bu düzende, hafta sonları da kendimize ayırabildiğimiz zamanlarda ise sıcak suyumuzu, kahvemizi, kamp sandalyelerimizi yanımıza alarak deniz, göl kenarı, mahalle parkı, piknik alanları, ormanlık alanlar gibi yerlerde doğanın keyfini çıkarıp tazeleniyorduk’ diyen çift, “Çekme karavanımızı almadan öncede neredeyse her hafta sonu bu şekilde doğada kendimize vakit ayırıyorduk. Ama hafta içi olduğunda eve sadece yemek yiyip uyumak için geliyorduk diyebiliriz. Eşim Gökhan’a tam zamanlı karavanda yaşamayı teklif ettiğimde kabul etmedi. Otobüsümüzü karavana çevirdiğimiz dönemde talihsiz bir olay yaşadık ve biz evde yokken evimizi su bastı. Eve geldiğimizde saatlerce evi temizledik. Gökhan ‘ne kadar çok eşya o kadar dert, minimal yaşayalım hala karavanda yaşamak istiyorsan’ dedi ve biz o gün karar verip planlamaya başladık” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni


‘KARAVANIN TAMAMINI KENDİ EL EMEĞİMİZLE YAPTIK’

Dönüşümün tamamını kendilerinin yaptığını söyleyen çift, “Çünkü piyasadaki diğer karavanlar bizim ruhumuzu yansıtmıyordu. Fabrika işçiliği gibi değil bizimkisi. Biz tamamen el emeği ile her noktasını ince ince işledik. 95 model otobüsü lüks bir karavana çevirmek yerine 90’lar konseptinde tasarladık. Maddi olarak yetemediğimiz yerler elbette hala var ama zamanla olabilecek şeyler. Aklınıza gelebilecek her şeyini, elektrik tesisatı, su tesisatı gibi yerlerde de kendi el emeğimiz var. Bugün karavanda herhangi bir sorun oluşsa tüm tesisatın yerini biliyoruz kendimiz yaptığımız için, çözümünde de ekstra bir ustaya para vermemize gerek kalmıyor” ifadelerine yer verdi.

‘Aslında başlangıçta bir bütçe planlamamıştık’ diyen çift, “Biz bu işe karavanı zamanla bitiririz diye başladık, hatta kendimize karavanı yapmak için 2 yıl gibi bir süre vermiştik. Çünkü maddi olarak imkanımız yoktu. Otobüsü alırken maddi desteğimiz yoktu. Her ay bütçemizden kalan para ile yapacaktık. Biz otobüsü 2024 yılı Temmuz ayında aldık. Yavaş yavaş içini sökmeye başladık. Para harcamadan yapılabilecek yerlerini yapıyorduk. Sonrasında eşim Nisan 2025 yılında işten ayrılınca tazminat ile paraya dayanan yerleri de yapmaya başladık. Bu paranın yeterli olacağını düşündük ama bütçemizi aştı diyebiliriz. Çünkü hala eksiklerimiz var” şeklinde konuştu.

‘KARAVAN YAŞAMI EVDEN DAHA AZ MALİYETLİ’

‘Bir birikim yapmanın gerekli olduğunu düşünen kesimden değiliz’ diyen çift, “Kaç günlük zamanımızın kaldığını bilmediğimiz bir hayatta sadece anı yaşıyoruz. Çalıştığımız kadar geziyoruz olduğu kadar harcıyoruz. Kira derdi olan kişilere göre tam zamanlı karavanda yaşamak çok ekonomik. Doğaya çıktığımız hafta sonlarında suyumuzu köy çeşmelerinden dolduruyoruz. Bizim gibi sabit kalmak zorunda olmayan karavancılar için su da masraf değil. Mutfak alışverişlerinizi bol bol yapamıyorsunuz karavanda. Çünkü saklama alanı buna müsait değil, bu yüzden de herhangi bir israf yapmamış oluyorsunuz” ifadelerine yer verdi ve ekledi:

Alıntı Metni


‘MADDİ ZORLUKLAR ÇEKSEK BİLE MANEVİ OLARAK ÇOK ZENGİNLEŞTİK’

‘Biz bu süreçte hiç kimseden herhangi bir destek almadık’ diyen Sakin ailesi, “Her şeyi kendimiz emeklerimizle ve bütçemiz ile yaptık. Karavana taşınırken, düşüncemizde evimizi kiraya vermek vardı ama bunu ertelemek zorunda kaldık. Bu süreç bizi zorladı ama pes etmedik. Biz ne kadar zorlanmış olursak olalım bu hayatı yaşamayı çok seviyoruz. Bir yere bağlı çalışmıyoruz, kendi işimizi yaptığımız için kendimize uygun vakitleri değerlendirebiliyoruz. Bu bizim için bir özgürlük. Kırılgan olmamızı sağlayan durum ise net bir gelirimizin olmaması. 2024 yılında işi bırakarak farklı bir sektöre geçiş yaptım. Tüm belgelerimi aldıktan sonra Mesleki yeterlilik belgesini de alarak Profesyonel Koçluk yapmaya başladım. Gökhan ise Nisan 2025’te 16 yıldır çalışmış olduğu işi bırakarak kendi hayalindeki iş için hazırlıklara başladı. Aynı zamanda 3 boyutlu yazıcı alarak oyuncak ve dekoratif malzemeler basmaya başladı. Eskiden maaşlı çalışan insanlardık. Her ay kaç para kazanacağımızı biliyorduk. Şu anda böyle bir netlik yok ne kadar çalışırsak, nasibimizde ne kadar varsa o kadar paramız oluyor” şeklinde konuştu.

‘2 oda bir salon evde yaşarken hepimizin kendine ait oluşturduğu alanlar vardı’ diyen çift, “Evde yaşarken vaktimizin çoğu işte geçse de hafta içi akşamları yemek yedikten sonra kızımızla biraz zaman geçirip sonrasında herkes kendi alanına geçip günün stresini atıyordu. Birbirimize ayırabildiğimiz zaman günde bazen 2 saati geçmiyordu. Biz şanslı kesimden olduğumuzu düşünüyorduk çünkü hafta sonları doğada iken birbirimizle bolca zaman geçirebiliyorduk. Şu anda ise aile olarak hep bir aradayız. Biz karavana taşındığımızdan beri birbirimize çokça vakit ayırabildiğimizi fark ettik. Burada bize tek stres yaratan durum maddiyat. Evet şuan maddi olarak zorluk çeksek bile manevi olarak zenginleştik. Paranın bir şekilde kazanabileceğini ama kızımızın bu yaşlarını bir daha yaşamayacağını biliyoruz ve bolca birbirimize vakit ayırabiliyoruz. Büyüdüğünde ona aldığımız şeyleri değil onunla geçirdiğimiz zamanları hatırlayacak. Burada kendimize hiç vakit ayırmadığımız düşünülmesin. Kendimizle kalmak istediğimiz zamanlarda ise o alanı yaratıyoruz. Bahsettiğimiz şey birbirimizi ilgiye boğmak değil kaliteli zaman geçirmek. Mesela karavanda yapılacak bir iş varken ben ustalık, eşim kalfalık, kızımız da çıraklık yapıyor. Burada herkesin ayrı sorumlulukları olduğu gibi aynı işte de, görev paylaşımları var” ifadelerine yer verdi.

‘Biz bu yola çıkarken maddi zorlukları göze alarak çıktık’ diyen Sakin ailesi, “Bu yüzden bir başkasının zorlanacağı kadar zorlanmadık, çünkü zaten hazırdık. Fakat henüz kararından emin olmayan kişinin bu yola çıkması bizce uygun değil, en ufak zorlukta geri dönmek isteyip katlanamayabilirler. Önerimiz ise bu işe yapabilmeyi ne kadar istediğini netleştirmesi. Kendinden ve varsa eşinden, çocuğundan, emin olması gerek. Maddiyat zorladıkça birbirine karşı olan tahammül seviyesi de azalabilir. Bunu kimse istemez" bilgisini paylaştı.

‘BUNA HARCAYACAĞINIZ PARAYLA SIFIR ALIN DİYEN ÇOK OLDU’

‘Yaptığımız şeyin normal bir durum olduğunu kabul etmiyoruz ama ailelerimiz tamamen karşılar’ diyen çift, “Tam 8 ay oldu. Hala evimize geri döneceğimizi düşünüyorlar ve vazgeçtiğimizde dönecek yerimiz olsun diye evimizi kiraya vermemize izin vermiyorlar. Biz baştan beri anlattığımız gibi hayatı garantileyerek yaşamıyoruz. Anı yaşıyoruz. Bir gün evde yaşamaya tekrar karar verirsek bir çözüm yolu bulabileceğimizi düşünüyoruz. Hayatta hiçbir şeyin garantisi yok sonuçta. Hayatımızın sonuna kadar böyle yaşar mıyız bilmiyoruz ama en kusursuz planlar bile suya düşebiliyor. Bu yüzden en azından denedik biz bu hayatı yaşadık diyebileceğiz” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:

Alıntı Metni

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.