Çocukları için Özbekistan’a taşındılar! ‘Türk olarak iş fırsatı bulup geldiyseniz çok şanslısınız

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr -Burçin Yıldırım Kabakcı, 1993 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi ev hanımı, babası deri tasarımcısı olan Burçin’in biri kız biri erkek ikiz kardeşleri var. “Eskişehirli olan babam, çevremize göre oldukça ileri görüşlü ve eğlenceliydi” diyen Burçin, “Niğdeli olan annem ise evimizi çekip çeviren, geleneksel Anadolu kadınının tüm sıcaklığını taşıyan güçlü bir kişiliğe sahipti” diyerek sıcak, samimi ve sevgi dolu bir ailede büyüdüğünü söyledi.

‘OĞLUMUZ İÇİN TAŞINDIK’
Erkek takım elbise tasarımı alanında çalışan Burçin, Rusya pazarına yönelik iç giyim tasarımları yapıyordu. 2019 yılında hayatının aşkının karşısına çıkmasıyla dünya evine giren genç kız, sonrasında aşklarının meyvesi oğlunu kucağına aldı. Çocuklarının dünyaya gelmesiyle birlikte mutluklarını katlayan çift, 2025 yılını Eylül ayında aldıkları bir kararla Özbekistan’a yerleşti. Pek çok kişi Özbekistan’dan Türkiye’ye gelirken Burçin ve eşi tam tersi bir karar verdi. “Türkiye benim vatanım ve ülkemi her zaman çok seviyorum” diyen Burçin, Özbekistan’a yerleşme kararlarını ise şöyle anlattı: “Ben ve eşim, oğlumuzun küçük yaşta ikinci bir dili ana dili gibi öğrenmesini çok istiyorduk. Ancak hangi ülkeye gideceğimize henüz karar vermemiştik. Eşim iç mimar ve Özbekistan’dan bir iş teklifi aldı. Biz de bu fırsatı değerlendirmeye karar verdik. Şu an 3 buçuk yaşında olan oğlumuz Rusça eğitim veren bir okula gidiyor ve aynı zamanda burada İngilizce eğitimi de alıyor. Bu nedenle çok mutluyuz.”

‘KENDİMİ GÜVENDE HİSSEDİYORUM’
Özbekistan'ın özellikle güvenlik açısından öne çıktığının altını çizen Burçin, "Özbekistan’da kendimi güvende hissediyorum. Çünkü burada güvenlik konusuna çok önem veriliyor. Öyle ki burada çocuğa bağırmanın bile cezası var. Ceza sistemi oldukça katı olduğu için suç oranı düşük. Bu yüzden insanlar bu ülkede kendini daha huzurlu ve rahat hissediyor" dedi. Yabancı bir ülkede olmalarına rağmen oğluyla gece geç saatlerde rahatça dışarı çıkabildiğini ve hiçbir tedirginlik yaşamadığını ifade eden Burçin, ekonomik açıdan da özellikle araç fiyatlarına dikkat çekti ve Türkiye'dekinin yaklaşık 3'te 1 fiyatına Özbekistan’da araç alınabildiğini aktardı.
ÖZBEKÇE, RUSÇA, ÇİNCE VE ARAPÇA ÖĞRETİLİYOR
Ülkenin eğitim konusunda da oldukça iyi olduğunu anlatan Burçin, “Devlet okullarında ücretsiz şekilde Özbekçe, Rusça, Çince ve Arapça gibi diller öğretiliyor. Bence bu çok büyük bir avantaj. Elbette Avrupa standartlarında bir eğitim sistemi değil ama yine de çocuklara çok güzel imkanlar sunuluyor. Pamir’in okuluna aylık yaklaşık 300 dolar ödüyoruz. Okul sadece masa başı eğitim veren bir yer değil; yüzme, karate, jimnastik, müzik ve dans gibi birçok aktivite de var. Çocukların sosyal ve fiziksel gelişimine önem veriliyor. Sabah 8’den akşam 6’ya kadar okulda olmasına rağmen sadece birkaç gün içinde alıştı ve okulunu çok sevdi. Küçük yaşta başlamasının avantajını da yaşıyor çünkü dili çok hızlı öğreniyor. Ülkede Türk okulları da bulunuyor ancak biz özellikle dil öğrenmesi için bunu tercih ettik” diyerek bu ülkede yaşamaktan dolayı çok memnun olduklarını dile getirdi.

HEM GÜZEL BİR YAŞAM SÜREBİLİR HEM DE PARA BİRİKTİREBİLİRSİNİZ
Bununla birlikte yerel halk için ekonomik şartların çok da dengeli olmadığını söyleyen Burçin, “Resmî olarak asgari ücret düşük görünse de çoğu kişi bunun üzerinde maaş alıyor. Ayrıca burada aile bağları çok güçlü olduğu için birkaç kuşak birlikte yaşayabiliyor ve insanlar dayanışmayla geçimlerini kolaylaştırıyorlar. Eğer bir Türk olarak buraya iş fırsatı bulup geldiyseniz gerçekten şanslısınız. Çünkü hem güzel bir yaşam sürebilir hem de para biriktirme fırsatı yakalayabilirsiniz” dedi.
TOPLUMDA SAYGI KÜLTÜRÜ ÇOK GÜÇLÜ
Burçin, toplumdaki güçlü saygı kültürünün yaşamlarını oldukça kolaylaştırdığını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Metroda kalabalık olsa bile çocuğumuzun olduğunu gören insanlar hemen yer veriyor. Yaşlıların ayakta kalmasına ise asla izin vermiyorlar. Özbekistan’da en sevdiğim şeylerden biri de aile kültürü. İnsanlar geniş aile yaşamını seviyor. Dışarı çıktığımızda sık sık büyük ailelerin bir arada vakit geçirdiğini görüyoruz ve bu ortam bize çok sıcak ve samimi geliyor. Özbekistan’da yaşadığımız süre boyunca kendi mesleğime yeniden dönmek istiyorum. Bu nedenle şu an önceliğim Rusça ve İngilizcemi geliştirmek. Aynı zamanda moda okullarında yüksek lisans yaparak eğitim verebilmek için başvuru sürecindeyim. En büyük isteğim ise oğlumuzun Rusça ve İngilizceyi ana dili gibi öğrenmesi. Daha sonra birkaç Avrupa ülkesinde de yaşam deneyimi edinmeyi planlıyoruz.”
Categories: Çocukları için Özbekistan’a taşındılar! ‘Türk olarak iş fırsatı bulup geldiyseniz çok şanslısınız
Sende Yorum yap