s

Ey BM daha neyi bekliyorsun?...

44 yıl önce bugün... Birleşmiş Milletler, (BM)1982’de o dönem maruz kalınan saldırılar nedeniyle Filistinli ve Lübnanlı çocukların durumuna dikkat çekmek amacıyla 4 Haziran’ı “Uluslararası Çatışma Kurbanı Masum Çocuklar Günü” ilan etti...

Amacı: Silahlı çatışmaların neden olduğu fiziksel, zihinsel ve duygusal zararlara uğrayan çocukların haklarının korunmasını savunmak, devletleri daha fazla önlem almaya teşvik etmekti. Lafta güzel, uygulamada hikaye tabii... Zira doğrudan İsrail’e yönelik bir karar, yaptırım falan söz konusu değildi... Nitekim daha üç ay sonra 16 Eylül 1982’de, İsrail’in desteklediği aşırı sağcı Hıristiyan Falanjist milisler Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde bulunan Sabra ve Şatilla Filistin Mülteci Kampları’na Ariel Şaron Komutası’ndaki İsrail ordusunun onayıyla ve gözetimi altında saldırarak çoğu kadın ve çocuk savunmasız 4 bine yakın Filistinliyi cesetleri tanınmaz hale gelecek şekilde vahşice katletti. Katliamın ertesi sabahı, cesetler, Sabra ve Şatilla sokaklarında üst üste yığılmışlardı. Gazeteci Robert Fisk, baskının hemen ertesinde olay yerinde gördüğü manzarayı, The Independent gazetesinde yazdığı bir makalede şöyle aktardı:

“18 Eylül 1982’de Sabra ve Şatillakampında bulunanlar için Şaron, ardında şişmiş cesetler, tecavüz edilmiş, işkenceye uğramış ve sonra da katledilmiş kadınlar ve bebekler bırakan bir kasaptır...”

Sabra ve Şatila Katliamı mağdurları,2001 yılında Belçika’da Şaron aleyhine insanlık suçu işlediği gerekçesiyle dava açtı fakat ABD ve İsrail’in engellemeleri ve tehditleri sonucu Belçika, bu davanın açılmasına olanak veren yasayı değiştirmek zorunda kaldı ve 2002’de dava düştü!..

★ ★ ★

44 yıl sonra bugün... 44 yıl geçmesine karşın aşağılık katillerin isimleri dışında değişen hiçbir şey yok... Aksine daha da azgınlaşan İsrail sistematik bir şekilde Filistinli çocukları öldürüyor, bebekleri katlediyor. İsrail ordusunun Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda öldürülen 85 bin masum sivilin büyük çoğunluğu da çocuklar ve bebekler yine. Saldırılar çocukları en temel haklarından mahrum bırakırken, bölgedeki ağır abluka ve yıkım nedeniyle çocuklar açlık ve sağlık krizi ile mücadele ediyor...Hatta çocukları katleden katiller, Siyo-Nazi kafalar tarafından ödüllendiriliyor. Bu alçak tablo nedeniyle de İsrail ordusu BM’nin çatışma bölgelerinde çocuklara zarar verenler “kara listesinde” sürekli... Tam da BM’nin aldığı kararları takmayan bir haydut devlet konumunda yani... BM’nin daha yeni gün yüzüne çıkan bir başka raporunda da İsrail ordusu, güçlerinin çocuklar dahil cinsel şiddet ve tecavüz alçaklıkları da kayda geçti... Ocak-Aralık 2025 dönemini kapsayan rapora göre; Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 14 erkek, 7 kadın, 9 erkek çocuk ve 1 kız çocuğunun cinsel şiddete maruz kaldığı belgelendi. Kayıt altına alınan 31 vakadan 13’ünün 2025 yılında, 18’inin ise 2023 ve 2024 yıllarında gerçekleştiği tespit edildi. Video kayıtları ve fotoğraflarla belgelenen ihlaller arasında nesnelerle tecavüz, toplu tecavüz, fiziksel şiddet, kasti ateş açma, çıplak arama, soyunmaya zorlama ve tecavüz tehdidi yer aldı. Çoğu Gazze sakini 9 Filistinlinindefalarca olmak üzere tecavüz ve toplu tecavüze maruz kaldığına dikkat çekildi...

Yine BM, İnsan Hakları Konseyi’nin Filistin’de işlenen uluslararası hukuk ihlallerini araştırmak üzere kurduğu Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu 16 Eylül 2025 tarihinde açıkladığı raporla, İsrail tarafından soykırım suçunun işlendiğini açıkça ortaya koydu... BM’nin en yüksek organı Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UAC)’de Haydut Devlet İsrail ve Siyo-Nazi Netanyahu hakkında Soykırım, savaş suçlarından devam eden yargılamalarda malum...

★ ★ ★

Bunlara rağmen de durmayan, durdurulmayan bir İsrail, Netanyahu söz konusu. Niyesi belli. Kimseyi takmayan İsrail işgal ve katliamlarını engellemeye yönelik onca BM kararını, hamisi olan ABD’nin vetolarıyla aşıyor. Ancak aslolan dünya kamuoyu ve insanlığın bakışı,vereceği karar... O da çok açık ve net:

İsrail’in yaptığı soykırım,Netanyahu katil...

Dahası İsrail’e ve Netanyahu’ya duyulan öfke, nefret pik yapmış durumda…

Trump’ın Netanyahu’ya “Sen lanetolası delisin. Ben olmasam hapiste olurdun. Seni ben kurtarıyorum. Artık senden herkes nefret ediyor. Bunun yüzünden herkes İsrail’den nefret ediyor” diye çıkışı, tepkisi boşa değil yani…

Categories: Ey BM daha neyi bekliyorsun?...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.