s

Buz gibi serin ve ferah!

10 Haziran Dünya Buzlu Çay Günü’ydü. Zamanlama harika! Çaydan vazgeçemiyoruz ama yaz sıcakları bastırınca buz gibi serin ve ferah buzlu çayın keyfine diyecek olmuyor. Hele bir de limon dilimleri ve taze nane yapraklarıyla süslenmiş, kocaman bir bardak buzlu çaya kim hayır diyebilir?

Dünyanın en çay sever milletlerinden biriyiz. Sabahın köründe tek gözümüzü bile açmadan çay demlemeye üşenmeyiz. Öğlene kadar kahvaltının uzantısı gibi çay içer dururuz. Yemek üstüne bir çay ikram etmeyen esnaf lokantası yok gibidir. İkindi çayı ise sanki hasret kalınmış gibi sevinçle karşılanır, ev işleri bittikten sonra komşuların toplaştığı bir dedikodu saati olur. Akşamın bir saatinde, “Hadi bir çay yap da içelim!” lafı hiç yadırganmaz. İşyerlerinde ise en önemli, en popüler şahsiyet her zaman çaycıdır.

Günün her alanına yayılan çay alışkanlığı bizde asla Japonlarınki gibi törensel ya da İngiliz çay saati kadar resmî ve aristokrat değil. Rusların damgalı semaverleri gibi nesilden nesillere aktarılan gurur duyacağımız aile yadigârlarımız da yok. Bizde çay içmek, sabahın ilk saatlerinde başlayan, akşam yatana kadar süren bir yarenlik, bir tür arkadaşlık! Oysa çay geçmişimiz çok yeni sayılır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Rize civarında çay yetiştiriciliğinin desteklenmesiyle çayla tanınmışız, 1945’te ilk büyük ölçekte çay fabrikasının açılmasıyla çay yaygınlaşmış. Sonra hızla “çaykolik” bir millet olmuşuz. Buzlu çay ise yepyeni bir alışkanlık!

İlk çıkışı dünya fuarında

Bugünkü bildiğimiz hâliyle buzlu çay Amerika kökenli. İlk büyük süksesini St. Louis 1904 Dünya Fuarı’nda yapmış. Mississippi Nehri kenarındaki St. Louis kentinin bunaltıcı, nemli sıcağında, hararet kesici ve ferahlatıcı özelliğiyle kalabalıkları serinletmiş. İngiliz çay tüccarı Richard Blechynden, fuar ziyaretçilerine sıcak çay tattırmakta zorlanınca çaya buz katmış ve birden soğuk buzlu çay fuarın yıldızı olmuş. Ama elbette bundan öncesi de var. İlk yazılı kayıtlar için Napoli’ye kadar uzanmak gerekiyor. 1800’lerin başında Napoli’de buzlu çay yudumlandığına dair bilgi var. Bunun kökeninde de bizim buzlu şerbetlerin yattığını söylemek yanlış olmaz. Çünkü Napoli’de daha 17’nci yüzyıldan başlayarak Türk şerbetlerinden bir etkilenme vardı, hatta meyveli buzlu dondurmalar için kullanılan “sorbetto”, “şerbet” sözcüğünden İtalyancaya geçmişti.Bize bugünkü buzlu çayların gelmesi ise 2000’li yılların başında olmuş. Meşrubat dünyasına gazlı olmayan bir serinletici içecek alternatifi olarak giren buzlu çay, tıpkı çayın gönülleri fethetmesi gibi kısa zamanda sevildi. Artık buz gibi serin ve ferah buzlu çay, buğulu bardaklarda gerçek bir yaz serinleticisi.

Buzlu çayınpüf noktası

Evde buzlu çay yapmak çok kolay! Ancak sabah demlediğiniz çayı soğutup buzlu çay yapmak isterseniz, soğuttuğunuz ve buz eklediğiniz çayın bulanıklaştığını görebilirsiniz. Çayın içindeki kafein ve teaflavin maddeleri soğuyunca birleşerek bulanıklığı veren kompleks bir yapı oluşturur. Bundan kaçınmanın en garanti yolu ise çayı soğuk demlemek. Çay kaynar su ile haşlandığında bu maddeler ortaya çıkar. Soğuk su ile uzun sürede demlenen çayda ise bu maddeler ancak eser miktarda bulunur. Böylece fazla içince çarpıntı yapması gibi yan etkileri azalır, çay da berrak olur. Bu püf noktasına dikkat edince buzlu çay yapmak son derece kolay. 1 buçuk litrelik su şişesine veya sürahiye istediğiniz aromada 6 poşet çay koyun. Siyah çay olabilir, aromalı bitki çaylarından olabilir, hatta karışık da olabilir. Şişeyi ve sürahiyi buzdolabına koyun, soğuk çayınız ertesi güne hazır. Bir başka tarif ise daha koyu çay isteyenler için uygun. 1 bardak suya 2-3 çorba kaşığı siyah çay hesap ederek sürahiyi doldurun ve bir gece buzdolabında bekletin. Bu şekilde bol buz ilavesi ile dengelenen koyu bir çay elde edersiniz.

Itırlı limonlu şeker şurubu

Herkes şekerli içecek sevmez. Özellikle çay söz konusu olduğunda bir tek zerre şekere tahammül edemeyecek tiryakiler vardır. Soğuk bir içecekte ise biraz şeker doğrusu yakışır. Ancak şekeri sonradan eklemek ve eritebilmek çok zordur. Bu şurup elinizin altında hazır bulunursa buzlu çaylarınızı dilediğiniz gibi tatlandırabilirsiniz. Itır yaprağının gül kokusunu hatırlatan keskin kokusu buzun buğusuna çok yakışacak.

Malzemesi: * 1 limon * 5-6 taze ıtır yaprağı * 500 g şeker * 2 bardak su

Yapılışı: Limon kabuğunu rendeleyin, suyunu sıkın. Su, şeker, limon kabuğu rendesi ve ıtır yapraklarını bir taşım kaynatın. Ateşten almadan önce limon suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatın. Soğuyunca bir şişeye süzün. Buzdolabında soğutarak saklayın. Soğuk çayınıza istediğiniz oranda ekleyebilirsiniz.

Categories: Buz gibi serin ve ferah!

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.