Olivia Rodrigo’nun yetişkinlikle imtihanı
Ergen starların bir gün büyüdüğüne de tanık olmak dinleyicilerin kaderi. Olivia Rodrigo’nun üçüncü stüdyo albümü “you seem pretty sad for a girl so in love” bir ilişkinin başlangıcını ve bitişini hikâyeleştiriyor
Bazı müzisyenler, besteciler, hayaller kurar, kurgu karakterler, personalar arkasından seslenir. David Bowie’nin Ziggy Stardust’ı, Eminem’in Slim Shady’si vardı. Prince kariyerinin bir döneminde adını değiştirip ‘eskiden Prince olarak anılan sanatçı’ adını almıştı. Beyoncé bir dönem Sasha Fierce diye bir karakter yaratmıştı. Demon Albarn ve ekibi Gorillaz’daki çizgi karakterler üzerinden konuşur ve mesajını verir. Bunu neden yaparlar? Sanatçı kendini nasıl daha iyi ifade ettiğine inanırsa o şekilde davranır.
Kimlik değiştirmek, başka birinin yerine geçmek, dünyayı onun gözlerinden görmek çoğu zaman insana söyleyemediklerini ifade etme, belki görmediklerini görme fırsatı verir. Çoğu müzisyen açıktan bir alter egoya sahip olmasa da sanatçı kimliklerini bu şekilde inşa eder. Sahnede gördüğünüz hiçbir müzisyen bu yüzden tam olarak kendi değildir. Bizim gördüğümüz o kişinin farklı bir versiyonudur olsa olsa. Belli bir noktada herkeskendinden bir persona yaratır sözün kısası, bunu ilan etse de etmese de.

Olivia Rodrigo bu tip bir sanatçı değil. İlk günden beri ne yaşıyorsa şarkılarında da onu anlatıyor. Kendini samimi bir şekilde, cesaretle ifade ettiğinden bu kadar kısa sürede bu kadar çok hayrana sahip oldu belki. Dünyanın en fazla tanınan, en sevilen ve ticari açıdan en başarılı müzik fenomenlerinden biri olmasını biraz da bu şeffaflığa borçlu. Üçüncü albümünde de aynısını yapmaya devam ediyor. Bu defa bir ergenin değil yetişkin birinin gönül meseleleriyle sınavı yeni albümün konusu.
Elbette pop müzik âleminde bunu yapan ya da bunu yaptığın iddia eden ya da bunun yaptığına inandığımız tek sanatçı değil. Ancak en göz önünde olanlardan biri ve üçüncü albümüyle içi dışı bir hâlini devam ettiriyor.
Dazed’e verdiği röportajda ilk kez yetişkin olarak bir ilişki yaşadığını ve bununla başa çıkmaya çalıştığını anlatmış. “Artık ergen değilim, büyük bir kızım, duygularım farklı” diyor. Rodrigo’nun bu saf hâllerinde, bu içine dönük duygusal açıklamalarında insanı düşündüren bir şey var. Dünyanın çılgın bir tempoda, büyük bir kırılma anı yaşadığı, siyasi ve ekonomik açıdan çalkalandığı, güç dengelerinin değiştiği, haritaların yeniden çizildiği teknoloji ve yapay zekâ çağında aslında Rodrigo kendi kuşağının, en azından bu kuşağın belli bir çoğunluğunun ruh hâlini de gözler önüne seriyor. Dünya yıkılsa da aşk aşktır ve her şekilde yaşanır. Bizim her gün gündem diye peşinden koştuğumuz olayların hiçbiri Rodrigo’nun dünyasına sızamıyor.
Yeni kuşağı garipseyebilir, eleştirebilir, politik olmamakla, ilgisizlikle suçlayabilirsiniz. Öte yandan anlamaya da çalışabilirsiniz. Bunun en keyifli yollarından biri Rodgrigo’nun şarkılarını dinlemek olabilir.
Bir ilişkinin başlangıcı ve bitişi
■ Olivia Rodrigo’nun yeni albümü “you seem pretty sad for a girl so in love” bir (her zamanki gibi yine her şey küçük harflerle yazılmış), bir ilişkinin başlangıcından bitişine kadar geçen evreleri anlatıyor. Rodrigo’nun röportajlarında belirttiği üzere ilk kez bir yetişkinin gözünden anlatıyormuş bu tip bir konuyu. Bu onun üçüncü ama yetişkin olarak ilk albümü.
■ 50 dakikalık albümde 13 şarkı bulunuyor. İlk bölümde âşık bir kadın (“Girl So In Love”), ikinci bölümde üzgün bir kadın (“You Seem Pretty Sad”) var.
■ “What’s Wrong With Me” adlı şarkıda The Cure solisti Robert Smith geri vokallerde yer alıyor. Smith, Rodrigo’nun sahnesine konuk olmuş, The Cure’u çok beğendiğini biliyoruz. Belki de albümün ikinci yarsındaki kederi bu gruba borçluyuzdur kim bilir?
■ Olivia Rodrigo’nun 86 konserlik dünya turnesi eylülde başlayacak. Muhtemelen yılın en büyük ilk beş turnesi arasına girecek.
■ Albüm alt rock’tan ‘80’lerin electro popuna müzikal açıdan öncekilere göre daha geniş bir spektrum sunuyor.
Categories: Olivia Rodrigo’nun yetişkinlikle imtihanı
Sende Yorum yap