s

Sanayi, Teknoloji, Bilişim, Girişimcilik ve Üretim Kolejleri?

Fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, kolejler ve diğer liseler elbette çok önemli. Peki ya diğer liseler ya da günümüz koşullarına ve ihtiyaçlara göre yeni açılması gerekenler?

İnsan gücü ve istihdam politikaları yeniden gözden geçirilmeli ve beklentiler ile eğitim yelpazemiz ne kadar örtüşüyor objektif bir gözle çok yönlü olarak değerlendirilmelidir.

Lokomotif sektörlerimiz belli. Tarım, turizm, inşaat, otomotiv, savunma sanayi, tekstil, orta ölçekli organize sanayi…

Şu anda en çok ihtiyaç duyulan eleman arayışı üniversite mezunları mı yoksa ara insan gücü mü? Daha da önemlisi işsizlerin ya da aldığı eğitimin dışında, farklı işlerde çalışmak zorunda kalanların sayıları?..

Sanayi, Teknoloji, Bilişim, Girişimcilik, Üretim Kolejleri?

Bu alanda kaç mesleki kolejimiz var?

Örneğin 2005’te 650 olan özel okul sayımız 2025’te 3082’ye çıkmış! Peki bunlardan yüzde kaçı bu ve benzeri okullar?

Onlar bir yana devlete ait meslek liselerimizin yüzde kaçı lokomotif sektörlere yönelik ve kaçının eğitim düzeyi onların isteklerini karşılayacak donanıma sahip?

Dünyanın hiçbir yerinde okula başlayan her öğrenci üniversite kapısına yığılmaz; yığmakla da kalmayıp barajlar dibe indirilerek üniversite kapıları sonuna kadar açılarak öğrenci yapılmaz ve mezun edilmez ama biz bunu yapıyoruz. Diploma sevdamız öylesine ateşliydi ki hepimiz de bu değirmene su taşıdık…

Dün dünde kalmalı ve yeni bir heyecanla yola devam etmeliyiz.

Şimdi diploma değil iş, aş ve gelecek güvencesi istiyoruz.

Bu o kadar zor mu?

Yeni bir açılım

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; sanayi ve teknoloji kolejleri açılacağını, mesleki eğitimin cazibesinin artırılacağını, girişimcilik fonlarına ek olarak AR-GE tasarım merkezleri ve teknoparkların destekleneceğini açıklamıştı. Gelinen noktanın özeti nedir?

Diğer bakanlıkların ve ilgili sektörlerin MEB’den bu yönde beklentileri var mı, kolejlerin mesleki eğitime olan ilgileri artacak mı merakla takip ediyoruz.

Liselere girişin yoğun bir şekilde konuşulduğu şu günlerde her yeni açılım eminiz ki öğrencilerimiz kadar velilerimizi de heyecanlandıracaktır.

Çok geç kalınsa da yeni çağın yeni teknolojilerini yakalamak, ülke ihtiyaçlarına göre eğitimi yönlendirmek çok önemli bir adım.

Bu noktada asıl önemli olan, bu okulların doğru konumlandırılmaları ve amaca yönelik hizmet vermeleri.

Bakan Kacır’ın sözünü ettiği bu okullar sanayimizin kalifiye ara insan gücünü yetiştirmek için mi kurulacak yoksa üniversiteye öğrenci hazırlamak için mi? Önce buna karar vermeliyiz.

İzmir’de ilgili sektörlerin heyecanla kurdukları benzeri çok donanımlı mesleki kolejlerden birisine söyleşiye gittiğimizde, öğrencilerin neredeyse tamamına yakınının sektöre değil, üniversitelere yöneleceğini açıklamaları başkalarına şaşırtıcı gelse de bize hiç gelmemişti! Neden mi? Hep böyle gelmiş, böyle gidiyordu.

Proje için yola çıkılan hedefler ile gelinen nokta birbiriyle örtüşmüyordu, aynı durum yeni açılacakların da başına gelmemeli.

Açılması düşünülenlerin de aynı akıbete uğramaması için bir dizi önlem almak şart.

İşte onlardan bazıları:

■ Öğrenciler LGS sınavı ya da diploma ortalamasına göre değil, beceri ve mülakatla alınmalı. İyi bir meslek elemanı olmayı hayal eden ve bir an önce hayata atılmayı düşünenler arasından seçilmelidir.

■ Üniversiteye gitmek isteyenlerin önü elbette kesilmemeli ama bu okullardan mezun olanlar en az üç yıllık bir saha tecrübesinden sonra üniversiteye yönelmeliler. Bu da YKS ile değil yine sanayideki tecrübeleri, performansları ve öğrenim gördükleri, çalıştıkları alanlarla ilgili olmalıdır.

■ Sınavlarla eşitliği sağlıyoruz derken hem eşitliği sağlayamadık hem de çok önemli ayrıntıları kaçırdık. Söz konusu okullar da bu yanlış sistemin kurbanı olmamalılar.

■ Açılacak bölümler, müfredat programları, mezunların istihdamı, ilgili sanayi ve ticaret odalarıyla birlikte planlanmalı ve bu okullara giren her öğrencinin bursu, stajı, istihdamı dünya genelinde olduğu gibi yine onlar tarafından karşılanmalıdır.

■ Söz konusu okullarda modüler sistem uygulanmalı; temel eğitimin dışında artı eğitim almak isteyenlerin önü hep açık olmalı. Örneğin otomotiv okuyan bir öğrenci farklı bölümlerden de ders alabilmeli ve öğretim süreleri esnek hale getirilmelidir.

■ Öğrenciler, mezun olduklarında işlerinin hazır olduğuna inanırsa eminiz ki mesleklerine dört elle sarılacaklardır…

Özetin özeti: Günü değil, geleceği kurtarmak için kollar sıvanır ve eğitime yeni açılımlar getirilirse; üretimde, girişimcilikte, büyümede, başta devlet ve öğrenciler olmak üzere herkesi mutlu edecek gelişmelerin yaşanması işten bile değil!..

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.