s

Zaha Hadid silinebilir mi?

Dünyanın en tanınmış mimarlık markalarından biri olan Zaha Hadid Architects, artık yoluna “ZHA” adıyla devam edeceğini açıkladı.

İlk bakışta kurumsal bir isim değişikliği gibi görünebilir.

Ancak mesele bundan çok daha büyük.

Çünkü burada tartışılan şey bir şirketin logosu ya da marka stratejisi değil.

Burada tartışılan şey, bir kurucunun mirasının ne kadar korunması gerektiği.

Daha açık soralım: Zaha Hadid silinebilir mi?

Tam da ölümünün 10. yılında bu soruyu sormak gerekiyor.

Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan, Bakü’deki Haydar Aliyev Merkezi’ni gördüğünde, Londra Olimpiyatları için tasarlanan Su Sporları Merkezi’ni ziyaret ettiğinde ya da Pekin’deki ikonik yapılarından birinin önünde fotoğraf çektirdiğinde, aklına gelen ilk isim Zaha Hadid oluyor.

Çünkü bu yapılar yalnızca beton, çelik ve camdan oluşmuyor.

Bu yapılar bir fikri temsil ediyor.Mimarlığın sınırlarını zorlayan, “yapılamaz” denilen formları mümkün kılan bir düşünce biçimini.

Irak doğumlu bir kadın mimarın, erkek egemen ve Batı merkezli bir mesleğin zirvesine çıkmasının hikâyesini anlatıyor.

İşte bu yüzden Zaha Hadid’i mimar ya da marka olarak değerlendirmek haksızlık, çünkü Zaha Hadid aynı zamanda bir dönüştürücü güçtü.

Bugün bazı çevreler isim değişikliğini kurumsal bir zorunluluk olarak yorumluyor.

Mahkeme süreçleri yaşandı.

Lisans anlaşmaları tartışıldı.

İsim kullanım hakları gündeme geldi.

Şirketin artık Zaha Hadid Foundation’a ödeme yapmak istemediği ya da bu yükümlülükten kurtulmak istediği konuşuldu.Hukuki boyutu elbette mahkemelerin konusu.Ancak etik boyutu hepimizin konusu.

Çünkü ortada çok temel bir gerçek var.O ofisi kuran kişi Zaha Hadid’di.

Onun çizgileri, onun vizyonu, onun cesareti ve onun mücadele gücü olmasaydı bugün dünyanın en büyük mimarlık ofislerinden biri hâline gelen yapı ortaya çıkmayacaktı.

Bugün ofiste çalışan yüzlerce mimarın emeği elbette tartışılmaz.

Patrik Schumacher’in ve ekibinin son on yıldaki katkıları da yadsınamaz.

Ancak bütün bunlar, o markanın küresel ölçekte değer kazanmasını sağlayan kişinin Zaha Hadid olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Dahası, eğer Zaha Hadid hayattayken kendi adının kullanımından elde edilen gelirin bir bölümünün vakfına aktarılmasını istemişse, buna saygı duymak gerekir.

Çünkü bu, onun kendi iradesi.

Bir sanatçının eserlerinin nasıl korunacağına karar verme hakkı olduğu gibi, bir mimarın da kendi mirasının nasıl yaşatılacağına ilişkin tercihleri olabilir.

Bugün dünyanın birçok köklü şirketine baktığımızda kurucularının isimlerini taşımaya devam ettiklerini görüyoruz.

Çünkü kurucular geçmişi temsil etmenin yanı sıra aynı zamanda kurumun karakterini de temsil eder.

Kuruculara duyulan saygı, kurum kültürünün de bir göstergesi.

Bu nedenle mesele sadece Zaha Hadid Architects’in adının ZHA olması değil.

Mesele, başarı hikâyelerinin sahiplerini ne kadar hatırladığımız.

Kurucuların mirasını bir maliyet kalemi olarak mı, yoksa korunması gereken bir değer olarak mı gördüğümüz.

Elbette bir şirket yeni bir marka kimliği oluşturabilir.

Yeni bir döneme girebilir.

Yeni bir strateji belirleyebilir.

Ancak dünyanın neresine gidilirse gidilsin, o akışkan formların, o cesur çizgilerin ve o sıra dışı yapıların arkasında kimin olduğunu herkes biliyor.

ZHA yazabilir.

Yeni logolar tasarlanabilir.

Kurumsal sunumlar değişebilir.

Ama mimarlık tarihi değişmez.

Çünkü bazı isimler tabelalardan silinse bile hafızalardan silinmez.

İşte, Zaha Hadid, o isimlerden biri.

Categories: Zaha Hadid silinebilir mi?

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.