Avrupa ne yapmak istiyor?

Bir tarafta vize işkencesi,diğer tarafta sürekli Türkiye’ye yönelik farklı söylemler ve taktikler.
Hem de saçma sapan,çocukların bile güleceği eleştiriler.
Yanlı olduğu belli olan ve çifte standart uygulayan anlayışı gözler önüne seriyor.
Evet Avrupa Parlamentosu’nun raporundan bahsediyorum.
Oysa her tarafta savaşlar var. Enerji krizi var. Barış ve huzur için çabalar olması gerekir.
Türkiye çatışmalarda, krizlerde hep arabulucu olan bir ülke.
İran-ABD savaşında yaptıkları ortada.
Türkiye’nin dünya barışına ve ekonomisine katkıları ortadayken bir türlü bunları göremeyen bir Avrupa.
Bazı Avrupa ülkeleri görüyor aslında. Türkiye’ye her fırsatta destek çıkıyorlar.
Peki Avrupa, AB ne yapmak istiyor? Ve yapıyor.
Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs’ın etkisi altına giriyor.
AB kriterlerini sürekli yerle bir ediyor.
Türkiye’nin onda birini yapanları bile AB’ye aldılar.
Terör örgütlerinin etkisi altına giriyor.
PKK’nın önemli isimleri Avrupa’da elini kolunu sallaya sallaya geziyor.
Türkiye ‘kazan-kazan’ içini elini uzatıyor. Ama Avrupa sürekli yumruğunu sıkıyor.
Avrupa’nın aynaya bakma vakti geldi de geçiyor.
“Ben ne yapmak istiyorum, yolun sonu nereye gider?” diye iyi düşünmeli Avrupa.
Garip savaşın garip barışı
Bir gün garip bir şekilde başladı.
107 gün geçti. Dünya ekonomisine büyük olumsuzluklar yaşattı.
Herkes her gün Hürmüz Boğazı’nı konuştu. Çocuklar Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemini öğrendi.
Şimdi barış geliyor deniyor. Yine garip bir şekilde bitiyor.
Eğer gerçekten bitiyorsa. İsrail varken biraz zor ama.
ABD Başkanı Trump Fransa’da yemekte imzalıyor barış mutabakatını.
Birlikte imzalanacak dendi hâlâ tartışmalar sürüyor.
Kapsamlı anlaşma için görüşmeler sürecek deniyor.
İran’dan farklı açıklamalar geliyor.
İsrail ‘anlaşma beni bağlamaz, ben yine vururum’ diyor.
Trump ‘İran uymazsa bombalarım’ diyor.
Yani garip savaşın garip barış süreci de ilerliyor.
Olan bombalanan gariplere oluyor.
Yolun sonu geliyor mu?
CHP için ayrışma dönemi yaklaşıyor gibi.
Taraflar son hamlelerini yapıyor.
Kongre yapılması için delege imzası başta olmak üzere birçok çaba var.
Genel merkez ise ihraç düğmesine basıyor.
Geçtiğimiz hafta Mansur Yavaş’ı iyi izleyin diye yazmıştım.
Kavgaların ve ihraçların olmaması için büyük çaba sarf etmiş Mansur Yavaş.
Ama iki taraf da birbirinden öyle uzaklaşmış ki sanki birbirlerini dinlemiyor gibiler.
İki taraf da beyaza, cümle karşıdan gelirse direkt siyah diyor.
İki tarafa yakın kaynaklar anketler sızdırıyor. ‘Biz öndeyiz’ diyor.
Yani CHP’de yolun sonu geliyor.
Ankara’daki Bağdat Caddesi
Yer Çankaya. Çayyolu’nda Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi.
2873. Cadde. Ara caddenin toplam uzunluğu 500 metre kadar.
Caddede bir okul ve birkaç kafe var.
Akşam 20.00’den sonra cadde birden hareketleniyor.
Çoğunluğu gençlerin olduğu lüks arabalar hızlı bir şekilde volta atıyor.
3 hız kesen tümsek var caddede ama gençler hem patinaj atıyor hem de çok hızlı arabayı bağırtarak dolaşıyor.
Her görenin tepkisini çeken bir ortama dönüşüyor cadde akşamları.
Caddeyi görünce İstanbul’daki Bağdat Caddesi geldi aklıma.
Hız nedeniyle ölümlü kazalar olmuştu. Aynı şey Ankara’da da olabilir.
Aileler ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kazalar olmadan konuya el atması gerekir diye düşünüyorum.
Sende Yorum yap