s

Gönderilmiyor gönüllü gidiyorlar...

Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyelilerin ülkelerine gönüllü dönüşü sürüyor.. Gönüllü geri dönüş işlemleri için internet üzerinden randevu alan Suriyeliler, tüm işlemlerini koordinasyon merkezinde tamamlıyor. Aileler, gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş işlemlerinin ardından otobüslerle sınır kapılarına doğru yola çıkıyor...Geri dönüşler gelişler gibi kitlesel olmasada haftada 2-3 bin kişi gidiyor.. Ülkede 4 milyon civarındaki Suriyeli sayısı şu anda resmi verilere göre 2 milyon 200 binlere gerilemiş durumda..

Daha birkaç yıl öncesine kadar özellikle de son seçim süreçlerinde muhalefetten ağırlıkla “gönderme” üzerine kurgulu zorlama dahil yol, yöntem önerileri, sert çıkışlar vardı malum. Siyaseten çok makbul, çok çekici bir konuydu bu iktidarı yıpratmak adına. 2023’teki seçimler öncesinde başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere muhalefet partileri kampanyalarını ağırlıkla bu konuya endekslemişlerdi... Suriyelileri otobüslere bindirip davul zurnayla “güle güle” demek ya da Batı sınır kapılarını açıp, diledikleri yerlere gitmeleri için yol vermek gibisinden seçenekler konuşuldu, polemik konusu oldu. Yollara, bilboardlara “Suriyeliler Gi-de-cek” afişleri asıldı. Yine o zamanlarda yapılan bazı akademik çalışmalarda “2017’de ‘Ben kesinlikle geri dönmem’ diyenlerin oranı yüzde 16’ydı, 2019’da bu yüzde 51’e çıktı. Şu an bu yüzde 77-78’lerde. Yani kendileri gönüllü asla geri dönmeyecekler, bu çok net”gibinden son derece iddialı tespitler söz konusuydu. O dönemde yapılan kamuoyu araştırmalarına göre de ülke sorunları denildiğinde 4 milyonu aşkın varlıklarıyla Suriyeliler ilk sıralardaydı hep...

★★★

Bugün aynı kapsamda yapılan araştırmalara bakıldığında ise Suriyeliler konusu alt sıralarda artık. Dünyadaki gelişmeler, ülkedeki yoğun siyasi gündem nedeniyle kamuoyunun dikkati başka yerde denilebilir ama daha çok da unutulmuş gibi sanki.. Nitekim şu sıralar bazı şahin politikacılardan gelen “kalanlar, kalıcı olacak” gibisinden eleştirel çıkışlarda var hala… Elbette gelinen nokta kimin ne beklediğine göre hızlı veya yavaş olabilir ya da öyle yorumlanabilir. Ama görünür gerçeklik de şu:

Henüz kitlesel olmasa da her gün dönüşler kesintisiz oluyor...Varsa da bir yavaşlama durumu nedenleri dün konuştuğum İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği eski Dış İlişkiler Sözcüsü Metin Çorabatır’a göre şöyle:

“Gitmeme gibi bir kararlılık durumu yok ama Suriye henüz toparlanma aşamasında olduğu için bekleme niyetindeler. Yaptırımlar kaldırıldı falan ama okullarda çocuklar yerde oturuyor. Halep gibi bazı şehirler yerle bir edilmiş, giderse başlarını sokacak evi yok bir kısmının. Kendi imkanları olanlar gidiyor, diğerleri biraz öteliyor.

Suriye yönetimi de alt yapı yetersizliği, yokluklar nedeniyle doğacak sıkıntıların yeni bir huzursuzluk ve terör örgütlerine fırsat alanı yaratmasından çekiniyor. Dolayısıyla Türkiye acele etmiyor, biraz da frene basılarak dönüşler gerçekleşiyor. Zorlama değil gönüllü oluyor. BM’de izliyor dönüşleri..”

“Çok kara tablolar çizildi ama dönülüyor neticede” diyen Çorabatır’ın devamında anlattıkları şunlardı:

“Türkiye her şeyden önce milyonlarca insana barınma sağlamış bir ülke olarak tarihe geçti. Otobüslere, kamyonlara bindirip yollasaydı o ayıbı çocuklarımız,torunlarımız hep yaşayacaktı. Mültecilere karşı insanlık dışı davranmış bir ülke olarak. Eleştirilerin çoğu siyasi, oy amaçlı şeylerdi. Hala da istismar ediliyor mesele. Bir kısmı belki kalacak vasıfsız işgücü anlamında Türkiye’nin buna ihtiyacı var aslında. Türkiye’de üniversite eğitimi alanların oranı artıyor, o insanlar gidip kaynakçılık yapmıyor, seralarda, bahçelerde ya da her işte çalışmak istemiyor. Yapılan araştırmalara göre; 1-1,5 milyon niteliksiz insan işgücüne ihtiyacımız var..Bu durumda da Almanya örneğinde olduğu gibi ihtiyacı başka ülkelerden karşılamak gerekiyor...Mülteci değil de göçmen işçi statüsünde...”

★★★

Yani Birleşmiş Milletler tarafından çatışma ve zulümden kaçmak zorunda kalanları onurlandırmak amacıyla ilan edilen 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nün 2023’deki “Evden uzakta Umut” olan ana teması, 2024 yılı Aralık ayında Esad rejiminin devrilip Suriye’de Cumhurbaşkanı Şara’yla başlayan yeni dönemle birlikte yeşerdi... Uzakta olan evlere kavuşuldu, kavuşuluyor... Ana teması “Herkes Güvende Olana Kadar”diye belirlenen 20 Haziran 2026 Dünya Mülteciler Günü’nde de temenni bu olumlu gelişmelerin yurtlarından, yerlerinden edilen tüm insanlara yansıması... Daha güvenli ve huzurlu bir dünya için...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.