s

Objektifinde Beyoğlu’nun hafızası saklı

Fotoğraf sanatçısı Timurtaş Onan, yeni eserinde yıllarca kare kare işlediği İstanbul’un kalbinin attığı yeri anlatıyor. Onan, “Beyoğlu Eski Yeni”de, bir fotoğraf albümünden öte, kapsamlı bir kent hafızasını ortaya koyuyor.

İstanbul’un en çok anlatılan, en çok dönüşen ve her şeye rağmen en çok merak uyandıran semtlerinden biri olan Beyoğlu, şimdi usta fotoğrafçı Timurtaş Onan’ın objektifinden yeniden hayat buluyor. Onan’ın yeni kitabı “Beyoğlu Eski Yeni”, yalnızca bir fotoğraf albümü değil; semtin son yıllardaki dönüşümünü, kültürel katmanlarını ve insan hikâyelerini bir araya getiren kapsamlı bir kent hafızası çalışması.

Beyoğlu’da geçen yılların meyvesi

Eserini anlatırken, “Beyoğlu ile bağım hiç kopmadı” diyor Timurtaş Onan ve şöyle devam ediyor: “Ailemden gelen bir Beyoğlu sevgisi vardı zaten. ‘70’li yıllarda DJ’lik yaptığım dönemde de hayatımın önemli bir bölümü Beyoğlu’nda geçti. Sinematek’in Sıraselviler’deki mekânında ve Emek Sineması’nda çok zaman geçirdim. 2000’li yıllarda Taksim Talimhane’de yaşadım, Tokatlıyan Han’da çalıştım ve Cihangir’de home-ofis kurdum. Bu süreçte Beyoğlu’nun gündelik hayatını, insanlarını ve sürekli değişen yüzünü yakından gözlemleme fırsatı buldum. ‘Beyoğlu Geceleri’, ‘Sokak Çocukları’ ve ‘Tarlabaşı’nda Neler Oluyor’ gibi çalışmalarım da bu dönemin ürünleri oldu. Aynı yıllarda ‘Beyoğlu Eski Yeni’ projesinin temellerini atmaya başladım. Bana göre bir semti asıl anlamlı kılan, içinde yaşayan insanlardır. Onların hikâyeleri ve anıları Beyoğlu’nun ruhunu oluşturuyor.”

Timurtaş Onan, “Her sokağında başka bir hikâye saklı” dediği Beyoğlu’nu odağına koyduğu eserini şöyle anlatıyor: “Bu çalışma, Beyoğlu ile kurduğum uzun ilişkinin doğal bir sonucu. Yıllar boyunca biriken gözlemlerin, karşılaşmaların ve fotoğrafların bir araya gelmesiyle ortaya çıktı. Kendimi bir şehir gezgini olarak görüyorum. Sokaklarda yürümeyi, insanlarla tanışmayı ve sohbet etmeyi severim. Bazen hiç beklemediğim bir karşılaşma beni yeni hikâyelere götürür. Beyoğlu da tam olarak böyle bir yer. Bu kitabın yalnızca bir fotoğraf albümü olmasını istemedim. Sennur Onan’ın tasarımı ve Özgür Gezer’in metinleriyle bütüncül bir çalışma ortaya çıktı.”

İstanbul’un kültürel belleğinde özel bir yer

Beyoğlu, İstanbul’un kültürel ve toplumsal hafızasında çok özel bir yere sahip. Botter Apartmanı, Mısır Apartmanı, Narmanlı Han, Çiçek Pasajı ve Atlas Pasajı gibi yapılar yalnızca mimari eserler değil, aynı zamanda farklı dönemlerin hikâyelerini taşıyan tanıklardır. Yeşilçam döneminde film şirketlerinin merkezi olan semt; Emek, Atlas, Alkazar ve Saray sinemalarıyla kuşakların ortak hafızasını şekillendirdi. Kitapçılar, meyhaneler, pastaneler, tiyatrolar, pasajlar ve kuşaktan kuşağa aktarılan esnaf kültürü, Beyoğlu’nun çok katmanlı kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır.

Dönüşümün izleri

Son 15 yılda Beyoğlu’nun mimari ve kentsel dokusunda belirgin bir dönüşüm yaşandı. Kültürel mekânların azalması ve kamusal alanların farklı işlevlere yönelmesi semtin tarihsel karakterini etkiledi. “Beyoğlu Eski Yeni”, yalnızca geçmişe duyulan özlemin kaydı değil; hızla değişen kent yaşamı içinde hafızanın neden korunması gerektiğine dair güçlü bir hatırlatma.

Semtin görünmeyen kahramanları

“Beyoğlu Eski Yeni”, yalnızca sokakları ve yapıları değil; sokak müzisyenlerini, marjinal karakterleri, rockçıları, punkçıları ve semtin gündelik hayatına renk katan insanları da görünür kılıyor. Kimisi artık hayatta değil, kimisi zaman içinde geri çekildi. Ancak hepsi Beyoğlu’nun hafızasında yaşamaya devam ediyor.

İnsan hikâyeleriyle güçlü

Timurtaş Onan’ın objektifinden yansıyan kareler, Beyoğlu’nun yalnızca binalardan ve sokaklardan ibaret olmadığını; onu asıl değerli kılanın, içinde yaşayan insanların hikâyeleri olduğunu gösteriyor. Çalışmada Beyoğlu’nun kültürel yaşamına yıllarca katkı sunmuş oyuncular, müzisyenler, yazarlar ve ressamlar da yer alıyor.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.