Çocukların dünyasında güvenli rehberlik
Toplumun önemli bir kısmında halen baba demek otorite demek olsa da çocuğuyla yakın ilişki içinde olan, bakımı üstlenen babaların sayısı da hızla artıyor. Babalar Günü’nde, babaların aile içindeki rolünü, etkisini ve günümüzün babalarının zorlandıkları alanları Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş ile masaya yatırdık

Çocuk bakımının ve büyütmenin sadece annede olduğu günler geride kalıyor. Artık babaların çocukların gelişimindeki önemi daha iyi biliniyor ve babalar çocuklarının hayatında çok daha aktif. Bez değiştiren, uyutan, yediren, içiren, çocuklarının oyun arkadaşı babaların sayısı artıyor. Ancak yine de toplumun önemli bir bölümünde baba halen sadece otorite figürü. Çocuklarının hayatında olup bitenlerden bihaber, mesafeli, çocuğu ile sağlıklı bir bağ kuramamış, iyi baba olmayı sadece çocuklarının maddi ihtiyaçlarını karşılamakla bir tutan örnekler de az değil. Nasıl bir baba olmak, çocuklarla sağlıklı bir ilişkiyi getirir?
Aşırı otorite, birey olamayan ya da öfke problemi yaşayan yetişkinler yaratırken, babalık görmeyen babaların çocuklarıyla arkadaş olma çabası, bazen dengelerin bozulmasına, sınırların ihlal edilmesine de sebep olabiliyor. Yıllardır ailelerle çalışan, ebeveynlere yol haritası sunan Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş ile Babalar Günü vesilesiyle değişen babalığı ve babalık rolünü konuştuk. Kendisi de hem baba hem dede olan Baltaş, dijitalleşme ile hızla değişen hayatın içinde, çocuk büyütmeye ve çocuklarla iletişime dair ezberlerin bozulduğunu söylüyor.
* Değişen babalık hallerinden söz edebiliriz. Otoriteden, mesafeli duruştan oyun arkadaşına dönüşen babalar var. Artık en son babalar duymuyor. Bu değişimin nedenleri nedir?
Babalığın değişmesinin iki önemli sebebi var: İlki kadının da çalışma hayatına katılması. Böylece toplumsal rollerdeki geleneksel anlayış değişti. Kadın çocuğu yetiştirmekten tek sorumlu kişi olmaktan çıktı. Babanın aile içindeki, geçimden sorumlu olduğu ve otoriteyi temsil ettiği dönem geride kaldı. Çocuğun bakımına ortak olan bir konuma geçti. Bu sorumlulukları yüklenmek, babada babalık bilincini farklı bir boyuta taşıdı. Akşamdan akşama çocuğu gören, kendisine aktarılan kadarıyla bilen rolden, daha anlayışlı, şefkatli, empatik olma hâline geçti. Bu işlevleri üstlenmek biyokimyasal bazı değişikliklere yol açıyor. Diğer sebebi de güvenli bağlanmanın ve hayatın ilk yıllarının öneminin anlaşılması. Babaların sorumluluk alması ile babalık rolü değişiyor. Anne empati duygusunu geliştiren, baba ise duygu düzenlemesini yapan bir işlev üstleniyor. Sınırlar çizmek, bu sınırlarda tutarlı olmak, çocuğun duygularını anlamak ve güven vermek, bir ölçüde oyun arkadaşı olmak çünkü bu tür beraberlikler çocuğun dünyasına girmeye imkân sağlıyor. Çocuğun dünyasına girebilmenin yolu, onun yaşına göre heyecanına ortak olmakla olur.

* Babaların kız çocukları üzerindeki etkisi zannedilenden fazla mı?
Babalar toplumun kabul ettiği daha erkeksi özellikleri temsil etmesi açısından önemlidir. Kız çocukların üzerindeki etkisi zannedilenden çok daha fazladır. Bugünün dünyasında kurumların aradığı özellikler olan iş birliği, esneklik, empati, etik değerlere bağlı olmak aslında kadınlarda var. Ama bu iyi yönetici olmak için bir garanti değil. Bugün iyi yönetici olan kadınlar, babalarının prensesi olarak yetişmemiş kız çocuklarından oluşuyor. Her türlü güçlüğü baba çözerse olmaz. Babaları tarafından zorlanmış ama kendilerini ifade etmelerine izin verilmiş kız çocukları bugün iyi yöneticiler oluyor. Annenin rolü çocuğun empatiyi sağlaması, babanınki ise duyguları yönetme, öfkenin ifadesi, çatışmaların çözülmesi, iş birliğine açıklık, gücü pozitif kullanma noktasında önemli.

DİSİPLİN TUTARLILIKTIR
* Babalar çocuk yetiştirmede daha aktif bu harika ama saygı, sınır gibi noktalarda ipin ucu biraz kaçabiliyor. Denge nasıl sağlanacak?
Disiplinin çatık kaş, asık surat, kolay yükselen ses ve cezalandırma olduğunu düşünmüyorum. Disiplin tutarlılıktır. Bunun için de kişinin kendi içinde bir disiplin gerekir. Disiplin alışkanlıklarla oluşur. Biz hep motivasyon tarafından gidiyoruz. Motivasyonla hayat yürümez, disiplinle yürür. Başarı her gün yaptığımız küçük şeyleri, düzenli ve özenli yapmaktan geçer. Çocuğun bir yaşından itibaren evin içinde kendine ait sorumluluklar üstlenmesi ile başlar. Bunlar hayat karşısında yeterlilik duygusu kazandırır. Japonya örneklerini görüyoruz. Çocuklar okuldaki işleri kendileri yapıyorlar. Bu hem sorumluluk hem birliktelik hem beceri kazandırır. Bizim çocuklar bardağı bir yerden alıp bir yere koymuyor. Bunlar toplumun geleceğiyle ilgili çok yıkıcı davranışlar. Çöpünü yere atıp, toplayacak insan var o toplasın demek, bu anlayış kötü insan yetiştirir. Hayat için en gerekli bilgiler okul öncesinde öğrenilir. Bu bilgiler evde uygulansa iyi insan yetişir. Hayatı sadece akademik başarı üzerine değil, vicdan üzerine de kurmak gerekir. O da çocuğun dünyasına girip, eşlik etmekle, doğru model olup, bir bütünün parçası olduğunu hissettirmekle, yardım ve sorumlulukla olur. Bunlar vicdan geliştirip, kişinin kendisinin dünyanın merkezi olmadığını anlamasına yardımcı olur. Sert olmadan kararlı, güler yüzlü ve ciddi olmalı babalar. Tutarlı olmalılar. Rehberlik eden, örnek olan ama sınır koyan, duygusal yakınlık kuran olmalılar.
ÇOCUĞUN DÜNYASINI ANLAMAYA ÇALIŞMALI
* Babalık görmeyen erkeklerin, babalık yapma çabasına ne diyorsunuz? Arada kalan bir nesiliz, hem ebeveynlerimizden hem çocuklarımızdan korkuyoruz?
Fazla empati disiplinsiz yapar. Bugün aileler kendi tercihlerinin bedelini yaşıyor. Dünyada belirli konulardaki mesajlar bazen dozu aşıyor. Çocuklarımıza çok fazla anlayış gösterirken, onların çerçevesiz bir dünyada büyümesine ve raydan çıkmasına neden olduk. Burada ebeveynler kendi sorumluluklarını göz ardı etmemeliler. Çocuklarının ekran bağımlılığından şüphe eden anne babalar kendileri de ekran bağımlısı. Bugün çocuklarımızın en önemli sorunu çerçevesiz bir dünyada büyümeleri. Disiplin yok. Babalara düşen görev de otoritenin kaybolması değil, ilişkinin güven üzerinden yeniden tanımlanması. Sadece sözünü dinleten değil, çocuğun dünyasını anlayan kişi konumuna gelmeli.
Çocukların neden hiç motivasyonu yok?
Bugünün dijital dünyasında en önemli faktörlerden biri sabrın törpülenmesidir. İyi arkadaşlık için de aşk için de derinleşmek için de sabra ihtiyaç vardır. Bu da bazen sıkılmayı gerektirir. Bugün çocuklar sıkılmıyorlar. Sürekli olarak onlara bir aktivite yaratılıyor, bu da hem yaratıcılığı hem motivasyonu öldürüyor. Çocuklara iyi ol, doğru ol demekle, çocuklar anne babanın istediği gibi olmaz. Çocuklara örnek olmazlarsa olmaz. Ama bunun etkisi de yüzde 20-30’u geçmez. Kalan kısım çocuğun dünyasına dâhil olmakla olur. Birlikte film izlemek, tatil zamanı yapılan bir sohbet, oyunlara eşlik etmekle olur. Tatile giderken birbirine yakın yaşta çocukları olan aileler tercih ediliyor ki rahat etsinler. Oysa değerleri ve birlikteliği tatil zamanları öğretebiliriz. Anlatarak değer geçiremeyiz. Birlikte olarak, birlikte yaşayarak öğrenilir.
En çok nerede yanlış yapılıyor?
Bugünün dünyasında çocuklar engin bir empati denizinde yüzerek büyüyorlar. Bunun sonucu da sınır tanımamak ve hayatın zorluklarıyla mücadele etmeyi öğrenmemek oluyor. Çocuk hangi problemle karşılaşırsa, o problem anne baba tarafından çözülmeye çalışılıyor. Çocukluğun bittiğinin işareti, ihtiyaçlarının anne baba tarafından karşılanamayacağını anlamaktır. Beş yaşında da olsa suyunu kendi alacak. Her yaşın bir sorumluluğu var. Yetişkinliğin başladığının işareti de yaşadığı hayattan anne babayı sorumlu tutmamaktır. Eğer çocuklar fazla empati denizinde yüzerlerse, şu anda piyasaya sunulan, istemiyorsa yapmasın modeli, hayat karşısındaki en önemli donanımı çocuğun elinden alıyor, o da disiplin. Disiplin istemediğimiz bir şeyi istiyormuş gibi yapmaktır, istediğimiz şeyi de yapmamaktır. Haz denizinde yokuş aşağı bir hayat yaşayan çocuklar, dünyanın kendisine iyi bir hayat borçlu olduğuna inanarak yetişiyor. Bu da ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Zaman geçirmeyince yakın hissetmiyor
* Boşanmalar arttı ve bekâr babalar da çoğaldı. Onların dünyası da zor değil mi?
Bekâr annelik zor. Bekâr babalık da başka açıdan zor. Çocuğuyla anne gibi sık zaman geçirmeyince, yakın hissetmiyor. Erkekler daha sık başka ilişkide oluyor ve çocuk o ilişki için zorlayıcı oluyor. Bu, erkeğe hazır olmadığı başka bir rol getiriyor. Beraber olmadığı bir çocukla nasıl bağ kuracağını anlamaya çalışıyor. AVM’ye götürüp hamburger ısmarlıyor, istediği şeyleri yapıyor. Madde üzerinden kabul sağlamaya çalışıyor ama o da belli bir yaşa kadar oluyor. Bekâr babaların bu bağı kurması için çocukları hayatın merkezine alarak yaşaması gerekiyor. Babanın karakteri ve annenin ayrıldığı eşiyle ilgili yorumu da çok belirleyici. Ayrılan ebeveynlerin duygusu ne olursa olsun çocuğa olumsuz konuşmamalı.
Categories: Çocukların dünyasında güvenli rehberlik
Sende Yorum yap