Bu yazıyı okumayın
Böyle bir maçın ardından ben de olsam okumam!
Avustralya karşılaşması sonrasında korkulan oldu. Paraguay yenilgisiyle Dünya Kupası'nda devam etme hayalleri son buldu. Eğer iki maçta 62 şut atıp da bir gol bile bulamıyorsan, girilen pozisyonlardan dolayı mı övünmek gerek, yenilen gollere dövünmek mi?
Paraguay karşılaşmasına gelmeden kısa bir hatırlatma; Kuzey Makedonya ile neden bir hazırlık maçı yapmıştık? Kapanan takımlar karşısında ne yapacağımızı test edebilme adına... O karşılaşmaların kader adamları kim olmuştu? Can Uzun ile Deniz Gül...
Amerika'da, iki kapalı savunmacı takım olan Avustralya ve Paraguay karşılaşmalarında bu iki futbolcu ne kadar oynadı? Can, Paraguay'ın son yarım saatinde... Deniz ne yaptı? İlkinde 5, bu karşılaşmada da 30 dakika forma buldu.
Merak etmeyin, Teknik Direktör Montella'nın tercihlerini sorgulamayacağım. Gözündeki gözlüklerin miyop-hipermetrop olduğunu da tartışmayacağım. Biliyorum ki, Türk görünümlü İtalyan, maalesef at gözlüğü takıyor. Aslında "at gözlüğü" çok da faydalı! Sadece hedefe odaklarını amaçlamak için takılan bir zamazingo... Ama sağını-solunu görmeden sadece atların önündekine bakmaya yarayan bir alet...
Einstein ne diyor: Aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuçlar beklemek deliliktir."
Avustralya karşısında "Nasıl başarısız olunur?"un dersini almadığımız gibi, Paraguay'a da kopya verilmiş oldu. Ama biz, Paraguay'a dört çeken ABD'den kopya çekemedik.
Adamlar, Kenan ve Arda'nın ayağına top geldiğinde iki kişiyle çevresinde bitti. Çekilen, kaleyi bulan şutları görüyorsunuz değil mi; Mert Müldür, Merih Demiral, Abdülkerim ile! Hakan ile Kenan 6'şar kez vururken, isabet sayısı Kenan ile sadece bir... Arda Güler'in bu iki maçını seyreden Real Madridliler, "Bu bizim Arda mı?" diye kendilerine soruyordur.
Şampiyonlar Ligi'nde, Süper Lig'de Galatasaray'ın iki güvenilir ismi Uğurcan ile Yunus'a ne oldu peki? İsmail (Kartal) Hoca, bu Kerem'den nasıl faydalanacak bilemem. Ancak forvet oynatmayacağı kesin!
Tüm bunları konuşurken, böyle kapanan takımların zaten gideceği yol belli... Müneccimlik yapmayayım ama, gruptan çıkar çıkmaz "elveda" diyeceklerdir. Paraguay 9 kişiyle duvar örerken, dan-dun vurdukları toplar bile bazen kendilerine takıldı. Langırt gibiydi!
Son söz de, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'na... Fatih Terim'in yerinde-bilgece konuşmasını bile tersten anlayan başkan, "Kimden hesap soracaksın?" diyordu ya aslında haklı ama eksik... "Hangi birinin hesabını soracaksın" demek istedi herhalde. Göreve geldiklerinde, FIFA sıralamasında 27. olduklarını, Dünya Kupası öncesinde 22. durumda bulunduklarını söylüyordu ya Hacıosmanoğlu, bugünkü maçın ardından geldiğimiz yeri söyleyeyim efendim; Türkiye 32. sırada...
Başta bu yazıyı okumam demiştim ama düzelteyim; ben böyle bir takımı izlemek istemem. Umarım Amerika maçı -Dünya Kupası adına etkisiz olsa bile- bizim için bir teselli olur ve 05.00'te kalkmaya değer.
Sende Yorum yap