s

Sotheby’s’te Harem resmi

1 Temmuz’da Sotheby’s Londra’da gerçekleşecek ‘Eski Ustalar ve 19. Yüzyıl Resim ve Heykel Müzayedesi’, erken Rönesans’tan 19. yüzyıla uzanan eserleri bir araya getiriyor.

Müzayede, genç Rembrandt’a ait yeni keşfedilmiş bir tablo, Botticelli imzalı önemli bir eser, Pieter Brueghel the Younger’ın canlı köy sahnesi ve Sir Edwin Landseer’in anıtsal kompozisyonu gibi dikkat çekici işlerle öne çıkıyor.

Satış kataloğunda Türkiye’deki koleksiyonerlerin ve Osmanlı tarihine ilgi duyanların dikkatini ise başka bir eser çekebilir.

Giovanni Antonio Guardi’nin ‘The Greek Favourite in the Harem’ adlı tablosu.

Tahmini değeri 200 bin ile 300 bin sterlin arasında belirlenen eser, ilk bakışta Avrupa’nın 18. yüzyıldaki Doğu merakının bir ürünü gibi görünüyor.

Ama hikâyesi bundan çok daha ilginç.

Çünkü tablo, Osmanlı İmparatorluğu’yla savaşarak ün kazanan bir askerin siparişi üzerine yapılmış.

Eser, 1741-1743 yılları arasında Mareşal Johann Matthias von der Schulenburg tarafından sipariş edilen 43 parçalık ünlü “Turcherie” serisinin bir parçası.

Osmanlı yaşamını, saray hayatını ve gündelik gelenekleri konu alan bu resimler, dönemin Avrupa aristokrasisinin Doğu’ya duyduğu merakın en dikkat çekici örneklerinden biri kabul ediliyor.

Schulenburg sıradan bir koleksiyoner değildi.

Osmanlılara karşı Korfu’da savaşarak Avrupa’da şöhret kazanmış bir askerdi.

Ancak hayatının ilerleyen dönemlerinde Osmanlı kültürüne karşı güçlü bir ilgi geliştirdi.

Venedik’teki sarayında yaşarken Türk yaşamını anlatan bu seriyi sipariş etti.

İşin ilginç yanı, Guardi’nin kendisi hiçbir zaman İstanbul’a ya da Osmanlı topraklarına gitmedi.

Buna rağmen resimdeki atmosfer son derece inandırıcı.

Parlayan renkler, ışık oyunları, zengin kumaşlar, desenli duvarlar ve yarı gerçek yarı hayal dünyasına ait mekânlar etkileyici.

Sanat tarihçilerine göre tablo, sanatçının en başarılı eserleri arasında yer alıyor.

Üstelik uzun yıllar Francesco Guardi’ye atfedilen çalışmaların aksine, bugün bu eserin Antonio Guardi’nin elinden çıktığı konusunda güçlü bir fikir birliği bulunuyor.

Bu da tabloyu sanat tarihi açısından daha da önemli hâle getiriyor.

Bir başka dikkat çekici nokta ise eserin nadirliği.

Orijinal 43 parçalık seriden bugün yaklaşık 20 tanesinin yeri biliniyor.

Son 35 yılda bu seriden sadece birkaç eser açık artırmaya çıkmış durumda.

Tablonun provenansı da etkileyici.

Schulenburg’un koleksiyonundan gelen eser, daha sonra önemli sanat tarihçisi Antonio Morassi’nin eline geçmiş, ardından New York’taki ünlü Knoedler galerisi tarafından satılmış.

1956’dan beri ise mevcut aile koleksiyonunda bulunuyor.

Eser yaklaşık 70 yıldır aynı ailede ve şimdi ilk kez açık artırmaya çıkıyor.

Üstelik geçmişte Londra National Gallery, Washington National Gallery of Art, New York Metropolitan Museum ve Paris Petit Palais gibi dünyanın önde gelen müzelerinde sergilenmiş olması da tablonun önemini ortaya koyuyor.

Osmanlılarla savaşmış bir mareşalin sipariş ettiği, Osmanlı dünyasını hiç görmemiş bir Venedikli ressamın hayal gücüyle şekillenen bu Harem sahnesi için, Sotheby’s uzmanları, yeni bir müzayede rekoruna ulaşabileceğini düşünüyor.

Bakalım, Osmanlı dünyasını Avrupa’nın gözünden anlatan bu Harem resmini 1 Temmuz’da hangi koleksiyoner ya da kurum satın alacak...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>

Düzce güne depremle uyandı

>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.