Anneler en çok anlaşılmak istiyor
Bir çocuk için hayattaki en büyük hediye, kendini seven ve kendiyle barışık, mutlu bir ebeveyn ile büyümektir. Çocuklarımızın fiziken ve ruhen sağlıklı bireyler olmaları için kendimize yaptığımız yatırım ve destek almamız çok önemli.

Mutlu ve sağlıklı bir çocuk yetiştirmenin sırrı, önce ebeveyn olarak mutlu ve sağlıklı bir yetişkin olmaktan geçiyor. Günümüz dünyasında stres ve kaygıdan uzak durup mutlu ve sakin kalabilmek güç olsa da anne babaların destek alabileceği, kendilerine yatırım yapabileceği pek çok imkân var. Bebelac Çocuk Devam Sütleri’nin “Mutlu Bebekler Mutlu Anneler” inancıyla yola çıktığı ve Ankara’dan Gaziantep’e, Mersin’den İstanbul’a yedi şehirde yüzlerce anneyle bir araya geldiği etkinlik serisinin sonuncusu İstanbul’da yapıldı. Kim olursak olalım, anne olunca benzer kaygılarda buluşuyoruz ve bir araya gelince yalnız olmadığımızı görmek en büyük iyileştirici oluyor.

Ceyda Düvenci moderatörlüğünde gerçekleşen buluşmalarda, Klinik Psikolog Ceren Gümüş Yaşa, Bebelac Pazarlama Direktörü Nida Benan Özer ve her ilden uzman pediatristler annelerle bir araya geldi. Buluşmalarda annelerin gündeminde en çok bebek beslenmesi, çocuk gelişimi ve doğru bilgiye ulaşma ihtiyacı vardı. Anneler, çocuklarının ihtiyaçlarının yanı sıra annelik yolculuğunda kendilerine alan açabilmeyi, deneyimlerini paylaşabilmeyi ve anlaşılmış hissetmeyi de konuştu.
Proje kapsamında beş ilde yapılan araştırmaya göre annelerin yüzde 68’i iş, ev ve annelik dengesini kurmakta zorlanırken, her üç anneden biri en çok duygusal desteğe ve anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Ayrıca annelerin çoğu uzman desteğine ve güvenilir bilgi kaynaklarına ihtiyaç duyduğunu da söylüyor.

Doğru bilgi ve destek önemli
Proje kapsamında annelerle bir araya gelen Klinik Psikolog Ceren Gümüş Yaşa, annelerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin yargılanmadan konuşabilmek olduğunu, özellikle çocuklarının gelişimi ve beslenmesiyle ilgili konularda çok fazla bilgiye maruz kaldığını, bunun da kafa karışıklığı ve kaygıya neden olabildiğini söyledi. Yaşa, annenin iyi olma hâlinin ve kendine duyduğu güvenin çocuk gelişimi açısından da önemli olduğunu belirtti.
■ Bebeğin mutlu olması annenin mutluluğuna bağlı inancı da annelerin üzerinde bir baskıya sebep oluyor mu?
Bu çocuk böyle olduysa anne yüzündendir diye bakılıyor ama anneyi ve aileyi toplumdan ayıramayız. Aile toplumun en küçük çekirdeği. Ama şu da var ki, bakım verenin nasıl hissettiği çok önemli. Bakım veren mutsuz ve umutsuzsa bu bebeğe yansıyor. Tüm çalışmalar bunu gösteriyor. Ebeveyn ne kadar gergin ve huzursuzsa, çocuğa o kadar eleştirel yaklaşıyor. Suçlamak çok kolay ama destek olan bir yerden yaklaşırsak bu bakışı olumluya çevirebiliriz.
■ Ebeveynin önce kendine bakması gerekli diyebilir miyiz?
Bir anne annelik yapmaktan yorulmuş olabilir. Doğumu ve sonrasıyla ilgili hayal kırıklığı yaşıyor olabilir. Depresyonda olabilir. Bunlar desteksizlikten oluyor. Ya da destek mekanizmalarının yorucu olmasından. Bir annenin sırtı sıvazlandığında kendisini gerçekten çok iyi hissediyor. Elinden geleni yapıyorsun, iyi ki varsın demek bile çok kıymetli çünkü hepimizin bir ötekinin desteğine ihtiyacı var.
■ Yorgun ve tükenmiş annelere ne önerirsiniz?
Kendinize iyi gelmeyen şeyleri kapatın. Bir kötü doğum hikâyesi dinlemek iyi hissettirmiyorsa sınır koyun. Yorulduğunuzu hissettiğinizde kim varsa, bakamaz yapamaz diye düşünmeden yardım isteyin. Biraz pozitif bakmaya ve olumlu konuşmaya çalışın. Kendinize değer verin. Çok konuşmak ve düşünmek de kaygı yaratabiliyor. Dengede kalmaya çalışın ve her şey sizden dolayı da olmuyor bunu unutmayın.
■ Bebekler nasıl mutlu olur?
Dünyaya gelen her canlının sevilmeye, güvende olduğunu ve değerli olduğunu hissetmeye ihtiyacı var çünkü bu şekilde büyüdüğümüzde, kendimize de böyle yaklaşmaya başlıyoruz. Bebekler ağladıklarında ihtiyacını karşılarsak, sinyallerini doğru okursak bebek sevildiğini hisseder. Temas etmek çok önemli. Hem kucak hem göz teması, ten teması, ses teması. Hepsi bütün. Bu teması yaparken nasıl hissettiğimiz de önemli. Anne ve baba ne kadar erken temas ederse bebeğin hayata karşı uyumlanması daha çabuk oluyor.

Şehirlerdeğişse de ihtiyaçlar aynı
Bebelac Pazarlama Direktörü Nida Benan Özer, proje ile annelerin kendilerini daha güvende, daha desteklenmiş ve daha güçlü hissedebilecekleri bir alan yaratmak istediklerini söylüyor: “Hayatın ilk 1000 gününün bebeğin gelecekteki sağlığının temellerini oluşturduğunu biliyoruz. Biz de bu dönemde ürünlerimizle bebeklerin dengeli ve çeşitli beslenmesine; projelerimizle de bebeğin ve annenin mutluluğuna destek olmaya çalışıyoruz. Bu yolculuk boyunca gördük ki şehirler değişse de annelerin ihtiyaçları birbirine çok benziyor. Araştırma sonuçları, annelerin doğru bilgiye erişimin yanı sıra anlaşılmaya, desteklenmeye ve deneyimlerini paylaşabilecekleri alanlara da ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Annelik yeni bir öğrenme süreci. İnsan anne olunca başta ruh hâli olmak üzere, her şeyi değişiyor. Anne bebeği için en doğrusunu ve güzelini yapmak istiyor fakat hep kıyaslanıyor. Elalem ne derse baskısı çok fazla. Proje boyunca bu ihtiyaca karşılık verebilmiş olmak bizim için son derece kıymetli.”
Araştırma sonuçlarına göre; katılımcıların %60’ı etkinliklerde daha önce bilmediği yeni bilgiler öğrendiğini belirtirken, %46’sı kendisini daha bilinçli, %44’ü ise daha desteklenmiş hissettiğini ifade etti. Annelerin %35’i bu buluşmalar sayesinde yalnız olmadığını fark ettiğini belirtti.
Categories: Anneler en çok anlaşılmak istiyor
Sende Yorum yap