Sapla saman arasında NATO zirvesi...

Okulların açıldığı gün eğitimi değil sadece trafiği konuşan bir ülke olarak, NATO Zirvesi’ni de sadece önlemler üzerinden konuşuyoruz.
Oysa tarih bu zirveyi önlemleriyle değil sonuçlarıyla yazacak.

NATO, Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük mali ve askeri krizin içerisinde ve ittifak neredeyse siyasi bölünmenin eşiğinde.
Ankara’da ya sorunlar çözüm yoluna girecek ya da ittifakın bir buzdağı gibi eriyip yok olacağı süreç hızlanacak.
★★★
Masada deve dişi gibi konular var.
En önemli konu ABD’nin, Avrupa’da konuşlu bulunan savaş uçakları, gemiler ve dronlar gibi kritik askeri unsurlarda kesintiye gitme kararı.
Avrupa şu anda kendini güvende hissetmiyor.
Avrupa’nın kendini güvende hissetmesi için silahlanması lazım ama bu noktada ortaya bir başka kriz çıkıyor.
Başta Fransa olmak üzere AB ülkeleri NATO’nun yeni %5’lik bütçe hedefinin “Avrupa içi fonlara” yönlendirilmesini istiyor.
ABD pazar payını korumak adına bu duruma karşı çıkıyor.

Ev sahibi olarak Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen AB üyesi olmadığı için AB Savunma Fonu kaynaklarından faydalanamıyor.
Brüksel paranın yalnızca AB üyesi ülkeler ile Norveç gibi sınırlı ortakların şirketlerine aktarılmasına onay veriyor.
Güvenlik için NATO’nun en güçlü 2. ordusu Türkiye’yi AB içinde paylaşmak müttefiklik ruhuna aykırı bir durum.
Bu sorunun çözüm yeri Ankara Zirvesi değil ama Brüksel aldıklarına karşılık ne verecek birlikte göreceğiz.
Para meselesinde fonların sadece AB içerisinde kullanımı sorunu yok, aynı zamanda Lahey Zirvesi’nde alınan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 5’inin savunma ve kritik altyapı bütçesine harcanmasına karşı çıkan İspanya ve Slovakya’nın durumu, yüzde 5’lik harcama planları yetersiz bulunan Fransa ve İtalya’nın durumları da ele alınacak.
Tüm bu tartışmalarda belirleyici olan bir de tortu var. Trump, ABD’nin İran savaşı sırasında yalnız bırakıldığına inanıyor.
İspanya Başbakanı zirveye gelemiyor ama Trump’ın fotoğraf polemiği yaşadığı Meloni, durmadan itiştiği Fransa Cumhurbaşkanı Macron zirveye geliyorlar. Görevinden istifa eden İngiltere Başbakanı Starmer, temmuz sonuna kadar görevde kalacak ama haliyle ağırlığı azalacak.
Bu zirveden Ukrayna’daki savaşın kaderini değiştirecek büyük bir paket çıkması beklenmiyor.
★★★
Ev sahibi olarak Türkiye’nin gündeminde olanları da konuşmak lazım:
Ankara bir süredir, NATO’nun gündeminin Doğu Avrupa odaklı haline itiraz ediyor, Akdeniz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki asimetrik tehditlerin de ittifakın gündeminde olmasını istiyor.
Terörizm, göç, gibi başlıklar geçmişteki zirvelerde de ele alınmıştı ama Ankara burada bir odaklanma ihtiyacı olduğunun altını çiziyor.
NATO üyelerinin birbirlerine karşı ikili ittifakları gibi saçma durumlar da aslında bu çerçevede ele alınabilir ki, bu özellikle Fransa’nın mahcubiyet alanı.
NATO tarihinde bir ilk Ankara Zirvesi’nde yaşanacak, resmi program kapsamında ilk kez yüksek düzeyli bir Savunma Sanayii Forumu düzenlenecek.
Bu foruma İttifak üyesi ülkelerin devlet başkanları ve savunma bakanlarının yanı sıra, NATO genelindeki en büyük savunma şirketlerinin CEO’ları, savunma alanında faaliyet gösteren KOBİ’ler ve askeri teknoloji start-up’ları da katılacak.
Bu Savunma Sanayii Başkanlığı adına da oldukça önemli bir forum olacak.
★★★
Sonuca gelecek olursak, bu zirvedeki konu başlıkları, Rusya tehdidi dahil geçmiş zirvelerde de konuşulmuş şeyler.
Ankara Zirvesi’ni önemli kılan şey, aynı sorunlar konusunda müttefiklerde oluşan perspektif farklılıkları.
Mesela Avrupa için Rusya tehdidinden daha baskın olan sorun, ABD’nin Trump ile beraber Avrupa’nın savunması konusunda attığı geri adımlar.
Dünya fazlasıyla değişti, iki kutuplu düzene göre kurulan NATO şimdi çok merkezli, bölgesel ittifakların öne çıktığı bir dünyada nasıl konumlanacak?
Yapay zekâ, siber güvenlik, alçak yörünge uydularında global Elon Musk hakimiyetinin yarattığı zaaflarla birlikte dönüşümün nasıl olacağı ve her müttefikin beklentilerinde optimal tatminin sağlanması ihtiyacı ortada duruyor.
NATO tarihinde kritik zirveler vardır, 1957 Paris Zirvesi, Sovyet tehdidine karşı önemlidir, 2002 Prag Zirvesi, 11 Eylül’den sonraki dünyanın şekillenmesinde önemli rol oynar, 2022 Madrid Zirvesi Çin’i ilk radarı alan zirvedir.
2026 Ankara Zirvesi de NATO’nun tarihindeki en önemli zirvelerden birisi olacak. O yüzden artık önlemler kadar Türkiye’nin okumalarını ve ev sahibi olarak üstlendiği zorlu görevi konuşmamız lazım. Sonuç bildirgesindeki her satır her virgül, bize dünyanın geleceğine dair yeni şeyler söyleyecek...
Categories: Sapla saman arasında NATO zirvesi...
Sende Yorum yap