s

NATO’nun siber cephesi

NATO Ankara Zirvesi için geri sayıyoruz. Bu zirvenin bir öncekinden farkı şu: 2025’teki Lahey Zirvesi’nde -ABD Başkanı Donald Trump’ın da baskısıyla- savunma harcamalarının bütçe içindeki payını yüzde 5’e çıkarma kararı alınmıştı. Ankara’da ise bu hedefe nasıl ulaşılacağı konuşulacak. Yani Ankara kapasite boyutunun masaya dökümü olacak.

Bu çerçevede NATO’nun son iki üyesi Finlandiya ve İsveç’in projeleri diğer müttefiklerden biraz ayrışacak gibi duruyor. Zira iki ülkenin uzun süredir üzerinde çalıştığı projeler, yerel güvenlik standartlarıyla donatılmış siber ağ altyapıları, saldırıları milisaniyeler içinde durduran yapay zekâ sistemleri.

Elbette Arktik bölgesinde Rusya’ya karşı kurulan Finlandiya merkezli ileri savunma hattı, Baltık Denizi’nde Rus faaliyetlerini izleyecek İsveç denizaltıları gibi ‘klasik caydırıcılık’ yöntemleri de var; ama asıl heyecan ‘görünmeyen cephede’. İki hafta önce gittiğim Finlandiya ve İsveç’te yetkililerden dinlediğim bilgilerle iki ülkenin ittifakın askeri kabiliyetine katkısını aktarmaya çalışayım.

Küllerinden doğan Nokia

Finlandiya’nın Nokia şirketi, teknoloji tarihindeki en dramatik ‘yıkıcı inovasyon’ örneklerinden biri. 2007’de iPhone’un gelişiyle mobil telefon pazarındaki hakimiyetini kaybetti ama şirket o dönem stratejisini kökten değiştirerek bugün küresel dijital altyapının ‘omurgası’ haline geldi. Küllerinden doğan şirket, bugün muharebe sahasında verinin güvenli ve hızlı iletilmesi için teknolojiler geliştiriyor. Doğrudan askeri teknoloji üretmek yerine, yapay zekâ ve uydu sistemlerini askeri alana uyarlıyor.

İletişimi kesilmeyen ordular

Bir kaç örnek vermek gerekirse, örneğin tank sayısıyla yarışmak yerine, o tankı kilometrelerce öteden gören yapay zekâlı uyduyu, o tankın haberleşmesini kesen siber yazılımı ve saniyeler içinde karar alan komuta sistemini üretiyor.

Yeni nesil İHA-savar ağlarını, sensörleri, radarları ve komuta merkezlerini tek bir güvenli çatı altında birleştiriyor. En önemli projelerinden biri ise kurduğu altyapı sayesinde uydular, baz istasyonları vurulsa bile çalışabilen yüksek frekanslı telsiz ağları. Bu da ordunun haberleşmesini kesintisiz hale getirmeyi amaçlıyor.

İsveç’in sualtı yapay zekâsı

İsveç savunma sanayinin lokomotif şirketi ise Saab. Bizim otomotiv sektöründen tanıdığımız şirket aslında uzun süredir yapay zekâ ve inovasyon ile askeri yapılandırmayı dönüştürüyor. İsveçli şirket de savunma sistemlerinin veri odaklı ve birlikte senkronize çalışması için projeler üretiyor.

Uçakların yanı sıra İsveç’in sessiz gücü deniz altındaki ‘zekâsı’. Denizin altında toplanan radar ve sonar verilerinin yapay zekâ ile işlenerek merkeze taktik senaryo alternatifleri sunan bu sistemler, uzun süredir şirketin çalıştığı projeler arasında. Elektronik harbin otonom yönetimi de listede.

Yeni makine öğretileri

İsveçli şirket, insansız hava araçlarından (İHA) gelen görüntüleri analiz edip, potansiyel hedefleri otomatik tespit eden yapay zekâ modelleri geliştiriyor. Bu projeleri ABD, Kanada gibi ülkelerle yürütüyor.

Almanlarla ortak projeleri ise savaş uçaklarına entegre edilebilen sistemler. Bu sistemlerle kontrol ‘yapay zekaya’ devredilebiliyor, makine veri analizi yapıyor ve pilotlara hedefleme desteği sunuyor.

Özetle NATO üyesi ülkeler ağırlıklı olarak konvansiyonel silahlanma ve bunun teknoloji boyutuna odaklanırken, örneğin Almanya mühimmata, İngiltere deniz gücüne, Fransa ise daha uzun menzilli caydırıcılık projelerine ağırlık verirken, Rus tehdidini en yakın hisseden ülkelerden İsveç ve Finlandiya daha çok ittifakın ‘siber beynine’ odaklanıyor. Bu açıdan doğu kanadını yeni sanal risklere karşı sırtlamış gibi görünüyor.

Categories: NATO’nun siber cephesi

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.