Amerika futbol ateşiyle, Avrupa güneşle yanıyor
“Gezegenimiz yanarken elimiz kolumuz bağlı oturacak vaktimiz yok.”
-Alexandra Ocasio-Cortez
Cabo Verde (Yeşil Burun Adaları), Atlas Okyanusu’nda Senegal ve Moritanya açıklarında bulunan 10 volkanik ada ve 8 adacıktan oluşan bir ülkedir. 2021 sayımına göre ülkenin nüfusu 491 bindir. Resmi dili Portekizcedir. Bu yıl ilk defa tarihinde FIFA Dünya Kupası’na katılan Afrika açıklarındaki bu takımada ülkesi H Grubu’nu ikinci sırada bitirerek gruptan çıkmayı başardı ve son 32 turunda son şampiyon Arjantin’in rakibi oldu. Cabo Verde’nin grubunda iki dünya şampiyonu bulunuyordu: İspanya ve Uruguay. İkisine de kaybetmediler.
Biz daha iki maç sonunda gol atamadan grup sonuncusu olmayı garantilemiştik. Formalite olarak çıktığımız ABD maçını son dakika golüyle kazanmamız biraz teselli oldu. İşin taktik strateji kısmına girerek haddimi aşmayacağım, sadece bir önceki turnuvadan aklıma kazınan bir sahneyi sizlere hatırlatmak istiyorum. Euro 2024’de Portekiz maçı öncesi stada girmek için takım otobüsünden inen teknik direktörümüz Vincenzo Montella’ya stad görevlisi akreditasyon kartını sorar.
Montella nasıl olur da beni tanımazsın der gibi sinirli bir şekilde tepki verir. Kartı görmek için görevli ısrar edince Montella kartını çıkarır ve görevlinin gözünün içine sokar gibi yüzüne çok yakın bir mesafeden tutar. Dünya Kupası’nda bir Cabo Verde kadar olamayışımızı en iyi anlatan olaylardan biridir bu bana kalırsa. Hadi izninizle son cümlede ufacık sportif bir yorum yapayım: gol egoyla değil santraforla atılır. Dünya Kupası’nın ateşi grup aşamasından eleme turlarına geçerken iyice yanmaya başladı. Avrupa ise gerçekten yanıyor. Özellikle Batı Avrupa’da sıcaklık rekorları üst üste kırılıyor.
Fransa’da 43.8 derece ile tarihin en yüksek sıcaklığı kaydedildi; İngiltere’de üç gün üst üste rekor tazelendi. Bilim insanları küresel ısınma sebebiyle sıcak hava dalgasının hiç olmadığı kadar kavurucu olduğunu söylüyorlar. Bu şu demek: belirli periyotlarla sıcaklıkların ani yükselip düşmesi doğal bir durum ancak bu denli yüksek sıcaklıklara ulaşılmasının sebebi insanlığın sebep olduğu sera etkisi.
Ne yazık ki bu sıcak hava dalgasının doğuya doğru hareket edeceği ve ülkemiz açısından “Balkanlar’dan gelen sıcak hava dalgasına” dönüşeceği söyleniyor. Umarım can ve mal kaybı olmadan bu dalgayı atlatırız.
Yüksek Mahkeme’den göçmen karşıtı karar
Bizimle beraber turnuvaya en erken veda eden diğer takım olan Haiti için kötü bir haber geldi. Sadece futbol takımı değil, ABD’de yaşayan Haitililer için de eve dönme vakti geliyor olabilir. ABD Yüksek Mahkemesi Haitili ve Suriyeli mülteciler için tanınan özel statüyü Trump’ın kaldırmasına yeşil ışık yaktı.
2010’daki Haiti depreminden ve 2012’de başlayan Suriye iç savaşından itibaren bu iki ülke yurttaşlarına geçici göçmen statüsü altında Amerika’da oturma ve çalışma izni veriliyordu. Haiti’de devlet otoritesinin çetelere karşı zayıf kalması pek çok Haitili için geri dönüşün bir ölüm fermanı olduğu anlamına gelebilir. Dünyayı birleştirme gayesiyle düzenlenen bir futbol turnuvasının ortasında ev sahibi ülkenin böyle bir karar alması da dünya kupasına düşen gölgelerden biri oldu.
İngiltere’de başbakan değişimi
Geçen Pazar’ki son yazımda İngiltere başbakanı Starmer’ın günlerinin sayılı olduğunu yazmıştım. Ertesi gün Starmer istifa ettiğini açıkladı. İngiltere futbol takımı bir üst tura geçti ama lideri elenmiş oldu. Başbakan olmasına kesin gözüyle bakılan Burnham’ı zorlu bir süreç bekliyor zira yerel hükümetteyken (Manchester belediye başkanı) çizdiği solcu, kamulaştırma savunucusu figürü ülkenin başındayken devam ettirmesi pek mümkün olmayabilir.
10 yılda 7 farklı başbakan ile yönetilen ada ülkesinin artık istikrara ihtiyacı var. Aksi takdirde aşırı sağcı Reform partisinin ülke yönetimine gelmesi giderek olası bir senaryoya dönüşecektir.
Y Raporu
Bizim nesil içi yaz mevsiminin bir anlamı da yazlık sitelerdeki atari makineleriydi. 10 kişi bir makine başına toplanır, herkes bütçesine göre jeton alır ve en iyi oynayan çocuğa destek olunurdu. Hep beraber oyunu bitirmeye çalışırdık. Ekran başındaydık yine ama en azından sosyalleşiyorduk.
Sende Yorum yap