Borçlunun verisine varlık ihlali var

Duygu Erdoğan - Varlık yönetim şirketlerine düşen borçların tahsilat süreci; borçlular için adeta ‘kural tanımaz’ bir sistem içinde yürütülüyor.Varlık yönetim şirketleri, borçlunun tüm kişisel verilerini ‘hiçe sayarak’ hem borçla ilgili, hem de borçlunun kendisiyle ilgili bilgileri akrabaları, hatta arkadaşları ile paylaşıyor; borca yönelik aramalar, bildirimler yapıyor.
Bu durum hem kanunen suç, hem de kişisel verilerin ihlali olmasına karşın borçlunun yakınlarından ‘çekinmesi’ nedeniyle çoğu zaman şikayetlere, davalara taşınamıyor.Ancak tüketici birlikleri, bu suçun dile getirilmesini, bu sayede bankaların varlık yönetim şirketlerine yönelik yeni bir sistem belirlemesinin önünün açılmasını istiyor.
Süreç nasıl ilerliyor?
Bankalar 2-3 yıl süreyle çeşitli koşullarda tahsil edemedikleri borçları varlık yönetim şirketlerine devrediyor. Bu süreç şöyle ilerliyor: 3 ay üst üste ödenemeyen borç için öncelikle banka tarafından yasal takip süreci başlatılıyor. Bu süreçte borçluya yapılandırma ya da borcu kapatma imkanı da sunulabiliyor. Banka takibinde borçlu 90 gün ödeme yapmadığında icra süreci başlar ve bu süreç birkaç yıl alabilir. Tahsil edilemeyen ve bankanın bilançosunda “batık” olarak görünen krediler, ana paranın genellikle yaklaşık yüzde 30’uhatta son yıllarda yüzde 15-20’si gibi düşük bir bedel karşılığında ilgili varlık şirketlerine satılır. Devir işlemi tamamlandıktan sonra borcun artık bankayla bağı kalmaz. Artık borcunuzun tek muhatabı varlık yönetim şirketi olur. Varlık yönetim şirketi ise bu süreçte direkt ve tek olarak borçlunun iletişim bilgilerine ulaşarak, süreci bu açıdan en şeffaf şekilde yürütmekle sorumludur.
‘Bankalar teklif etsin’
Bankaların çok cüzi oranlara bu batık borçları sattığını anlatan Ağaoğlu, “Banka burada yaptığı indirimi ya da varlık yönetim şirketlerinin yapacağı indirimi, tek seferde tüketiciye teklif etmeli. Eğer bunu ödeme durumu olursa bu ‘işkence’ ortamına hiç girilmemiş olur. Çok büyük bir uğraş değil. Bu sayede varlık yönetim şirketleri de kendilerine çekidüzen verebilirler” diye konuştu.

‘Anasını, halasını arayan…’
Bazı varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları bu veri ihlallerinin hem suç, hem deKişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) ihlali olarak farklı yaptırımlara konu olabileceğine vurgu yapanTüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, “Öncelikle borçlunun bu durumla karşılaşması durumunda Cumhuriyet Savcılıklarına şikayet iletilebilir. Ayrıca KVKK ihlali de bildirilmelidir. Ancak borçlu bu durumdan çekindiği için çoğu zaman bunu duyurmuyor. Oysa utanması gereken anasını halasını arayan varlık şirketleridir” dedi.
Borçlu yakınına nasıl erişiyorlar?
Şengün Avukatlık Ortaklığı tarafından konuyla ilgili yayınlanan makalede soruna ilişkin farklı boyutlar ele alınıyor.
Varlık yönetim şirketlerinin yürüttüğü süreçte, üçüncü kişilere borçla ilgili herhangi bir şekilde bilgi verilmesi ve bu kişilerle iletişim kurulmasıtamamen hukuka aykırı olarak değerlendiriliyor.Burada tek ayrım iseborçlunun eşi veya borcun kefili; borç nedeniyle sorumluluğu gündeme gelen kişiler için kısmi bir bilgilendirme meşru zeminde bulunuyor. Bir diğer sorun ise, borçlunun yakınlarının iletişim bilgilerine erişim konusunda ortaya çıkıyor. Varlık yönetim şirketlerinin burada da KVKK ihlali ile numaralara ulaştıkları belirtiliyor.
Makalede konuyla ilgili olarak,“Varlık yönetim şirketlerinin tahsilat süreci, hem finansal sistemin düzenli işleyişini sağlamak hem de borçluların kişisel haklarını korumak açısından büyük bir öneme sahiptir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, borçluların kişisel verilerinin korunmasını ve iletişim haklarının güvence altına alınmasını sağlayan düzenlemeler getirmiştir.
Varlık yönetim şirketlerinin bu yasal düzenlemelere uyarak borçlu ile iletişim kurması, kişisel verilerin güvenliğini sağlaması ve yasal sınırlar içinde hareket etmesi, yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda sektörde güvenin tesis edilmesi için de kritik öneme sahiptir” deniliyor.
Sende Yorum yap