s

Neredeyse her çocuğun kahvaltısında var! Sosis çocuklarda lösemiyi tetikliyor mu?

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - Kahvaltıda, beslenme çantasında ya da akşam öğününde çocukların tabağına sık sık giren sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünleri gerçekten sanıldığı kadar masum mu? Son yıllarda yayımlanan bilimsel araştırmalar, bu gıdaları sık tüketen çocuklarda lösemi riskinin tüketmeyenlere nazaran daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Ancak uzmanlar, bunun kesin bir neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğinin altını çizerek, ailelerin paniğe kapılmak yerine çocuklarının günlük beslenmesinde işlenmiş ürünleri sınırlandırıp taze ve doğal gıdalara ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor. Bu işlenmiş ürünler arasından belki de en tehlikelisinin sosis olduğu düşünülüyor. Sosisi fazla yiyen çocukların lösemiye yakalanması daha mı olası, Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Nihan Bayram Milliyet.com.tr'ye anlattı.


İŞLENMİŞ ET LÖSEMİYE Mİ SEBEP OLUYOR?

Bir çocuğun lösemiye yakalanmasını tek başına sosis tüketimine bağlamanın bilimsel olarak doğru olmadığını açıklayarak ifadelerine başlayan uzman isim çocukluk çağı lösemisinin genetik yatkınlıklar ile çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimi sonucunda ortaya çıkan hastalıklardan olduğunu ve çoğu zaman tek bir nedene indirgenemeyeceğinden bahsetti. Bununla birlikte, son 30 yılda yapılan bazı epidemiyolojik çalışmalarda sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünlerini daha sık tüketen çocuklarda lösemi riskinin daha yüksek olabileceğinin bildirildiğinin de altını çizdi. "Araştırmacılar özellikle nitrit ve nitrat içeren işlenmiş et ürünlerinin tüketimi ile çocukluk çağı lösemileri arasındaki olası ilişkiyi incelediler ancak tüm çalışmalar aynı sonucu vermedi; bazı çalışmalarda ilişki saptanırken bazılarında anlamlı bir ilişki gösterilemedi" diyen Uzm. Dr. Nihan Bayram, "Bu nedenle günümüzde bilimsel veriler, işlenmiş et tüketiminin çocukluk çağı lösemisinin kesin bir nedeni olduğunu değil, bazı çalışmalarda risk artışı ile ilişkili bulunduğunu göstermektedir" açıklamasında bulundu.

Borsa günü yükselişle kapattı! Finansal kiralama kazandırdı
Alıntı Metni


Basında ve sosyal medyada zaman zaman yer alan 'Ayda 12 sosis tüketen çocuklarda lösemi riski artıyor' ifadesinin belirli çalışmalardan elde edilen istatistiksel sonuçlara dayandığını ancak bu rakamı kesin bir eşik değer gibi yorumlamanın doğru olmadığını hatırlatan Uzm. Dr. Bayram, "Bu, belirli bir miktarın üzerinde sosis tüketen her çocuğun lösemi olacağı anlamına gelmez. Çocukluk çağı lösemileri nadir görülen hastalıklardır ve hastalığın ortaya çıkışında çok sayıda genetik ve çevresel faktör rol oynar. Bu nedenle ailelere vermemiz gereken mesaj korku oluşturmak değil, işlenmiş et ürünlerinin düzenli ve sık tüketimi yerine daha doğal ve dengeli bir beslenme modelinin tercih edilmesidir" açıklamasında bulundu.

Özel’in B planı ‘Yeni Yol’ mu?

Çocuklar için işlenmiş et ürünleri konusunda 'şu miktarın altında tamamen güvenlidir' diyebileceğimiz bilimsel olarak belirlenmiş net bir sınır bulunmadığını hatırlatan uzman isim "Bu nedenle yaklaşımımız belirli bir sayıya odaklanmaktan çok, bu ürünlerin çocuğun genel beslenme düzenindeki yerine odaklanmaktır. Ailelere yasaklayıcı bir dil kullanmayı doğru bulmuyorum. Ara sıra tüketilmiş olması nedeniyle kaygılanmayı gerektiren bir durum yoktur. Ancak diğer taraftan, sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinin çocukların büyüme ve gelişimi açısından özel bir yararı olduğunu da söyleyemeyiz. Bir çocuk bu ürünleri hiç tüketmeden de ihtiyaç duyduğu protein, demir ve diğer besin öğelerini yumurta, kırmızı et, balık, tavuk, süt ve süt ürünleri ile baklagillerden rahatlıkla alabilir" ifadelerini kullandı. Bu nedenle işlenmiş et ürünlerinin çocuk beslenmesinde teşvik edilmesi gereken gıdalar olarak değil, tüketimi mümkün olduğunca sınırlandırılabilecek ürünler olarak değerlendirmenin daha doğru olacağını söyleyen Uzm. Dr. Bayram, "Çocuk sağlığı açısından önemli olan tek tek gıdalardan çok, genel beslenme alışkanlığıdır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, baklagiller ve yaşına uygun miktarlarda yumurta, et, balık ve süt ürünleri içeren dengeli bir beslenme modeli çok daha değerli ve bilimsel olarak desteklenen bir yaklaşımdır" dedi.

SOSLAR DA AYNI TEHLİKEDE!

Çocuklar açısından tek bir gıda grubunu diğerlerinden ayırıp "en tehlikeli" olarak tanımlamanın doğru olmadığını söyleyen uzman isim günümüzde giderek daha fazla önem kazanan konunun, tek tek besinlerden çok çocuğun genel beslenme düzeni olduğunun altını çizerek şu açıklamada bulundu: "Bir çocuk hematoloji hekimi olarak beni en çok endişelendiren ürünler, çoğu zaman ailelerin sağlıklı olduğunu düşündüğü ultra işlenmiş gıdalardır. Hazır meyve aromalı içecekler, şekerli soğuk çaylar, toz içecekler, hazır kahve karışımları, paketli kekler, bisküviler ve benzeri ürünler buna örnek verilebilir. Bu ürünler yalnızca yüksek miktarda şeker değil, aynı zamanda yüksek miktarda tuz ve çeşitli katkı maddeleri de içerebilmektedir.Burada gerçek gıdalar ile ultra işlenmiş ürünleri birbirinden ayırmak gerekir. Örneğin gerçek çikolata uygun miktarlarda tüketildiğinde dengeli bir beslenme düzeninin içinde yer alabilir. Benzer şekilde evde fırınlanmış patates ya da evde patlatılmış mısır da ultra işlenmiş atıştırmalıklar değildir. Buna karşılık uzun içerik listelerine sahip, çok sayıda katkı maddesi içeren ve çoğu zaman "meyveli", "vitaminli" veya "tahıllı" gibi ifadelerle pazarlanan ürünler aileler tarafından olduğundan daha sağlıklı algılanabilmektedir."

Alıntı Metni

"Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek istiyorsak, çocukların günlük beslenmesinde kalorinin ve besin öğelerinin büyük bölümünün paketli ürünlerden değil; evde hazırlanmış yemeklerden, sebze ve meyvelerden, yumurtadan, etten, balıktan, süt ürünlerinden ve baklagillerden gelmesini sağlamamız gerekir" diyen Uzm. Dr. Nihan Bayram, "Çocuk beslenmesinde asıl hedef tek tek gıdaları yasaklamak değil; gerçek gıdaların yerini giderek daha fazla ultra işlenmiş ürünlerin almasına izin vermemektir. Benim için önemli olan ayrım çikolata ile çikolatalı ultra işlenmiş ürünler, meyve ile meyve aromalı içecekler veya mısır ile mısır aromalı ürünler arasındaki farktır. Çocukların beslenmesinde mümkün olduğunca gerçek gıdalara yer vermek, uzun vadede sağlık açısından sağlayabileceğimiz en önemli kazanımlardan biridir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Borsa günü yükselişle kapattı! Finansal kiralama kazandırdı
Bir devrin sonu! Galatasaray'da Mauro Icardi'ye kapılar kapandı

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.