s

Bitlis’i kazan İstanbul’da oku!

Bu yıl ilk öğrencilerini alacak olan Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi, yeterli altyapı oluşturuluncaya kadar eğitimine 3 yıl boyunca İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yani Çapa Tıp’ta devam edecekmiş. Şaşırdık mı? Hayır!..

Benzer uygulamalar pek çok üniversitede, çok farklı bölümlerde gerçekleşti. Uygulamaya da devam ediliyor. Hatta bazı fakültelerin inşaatı ve kadroları zamanında tamamlanamadığı için misafir oldukları üniversitelerde mezun olanlar da var.

Söz konusu durum dün olduğu gibi bugün de tartışılıyor! Tartışılmaya da devam edecek gibi görünüyor. Çünkü belli bir kriteri yok!..

Üniversite inşaatları ve donanımları çok hızlı gerçekleşebiliyor ama hocaların yetişmesi çok zaman alıyor. Bu yüzden de her yeni açılan vakıf üniversitesi ve devlete ait yeni fakülteler, sağladıkları avantajlarla mevcut üniversitelerin içini boşaltıyor!

Bu konuda öğrenci sayılarındaki artış oranları ile öğretim üyesi sayısındaki korelasyona göz atmak yeter de artar. Maalesef bu konuda da adil bir kriterden söz etmek mümkün değil. Keşke bir Öğretim Üyesi Yetiştirme Fonu kurulsa da her transfer yapan o fona akademik kriterin titrine göre belirli oranlarda bağışta bulunsa ve bu kaynakla da daha çok ve daha donanımlı akademisyenler yetiştirsek…

Devletiyle, vakıflarıyla, Doğu’dakilerle Batı’dakiler, yeni açılanlar ve köklü olanları ile elbette hepsi de bizim üniversitelerimiz, bizim çocuklarımız ama olaya çok daha geniş bir çerçeveden bakmak ve sağlam temeller üzerine oturtmakta sonsuz yarar var. Yoksa uzun ömürlü olmazlar, kaliteyi koruyamazlar, kendilerinden beklenen “Bölgesel kalkınmanın lokomotifi” olma ve bilim üretmegörevini yeterince yerine getiremezler…

Avrupa’da son 50 yıldır yeni açılan bir üniversite yok gibi. Bizimkilerin dörtte üçü ise son 50 yılda açıldı ve diploma açlığımızı sona erdirmekle kalmadı, ülkemizi diploma obezi hâline getirdi…

Umarız bundan sonra bu konuda atılacak adımlarda çok daha titiz olunur. Ülke ihtiyaçları, gençlerin beklentileri, insan gücü ve istihdam planları çerçevesinde hareket edilir.

Örneğin başarılı öğrencilere cezbedici burslarda olduğu gibi en iyi hocaların yetiştirilmesi için de yurt dışında akademik kariyer düşünen gençlerimize şartlı bağış yoluyla burs olanağı sağlanabilir…

Aylık 50 bin lira burs

Bitlisli iş adamlarımızın sağladığı burslar göz kamaştırıyor. Ne kadar karşılık bulacak, üniversite yerleştirme sonuçları açıklandığında hep birlikte göreceğiz!

İşte öğrencilere sağlanan olanaklardan bazıları:

2026-2027 akademik yılında ilk kez öğrenci alacak Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne:

İlk etapta 30 öğrenci alınacak.

YKS’de ilk 15 bine girip fakülteyi tercih edenlere aylık 50 bin TL burs verilecek.

15 bin sonrası başarı sıralamasıyla yerleşen öğrencilere aylık 30 bin TL burs sağlanacak.

Öğrenciler eğitimlerini ilk 3 yıl İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde alacak. 4. sınıftan itibaren eğitimlerine Bitlis’te devam edecekler...

Bu arada “Neden İstanbul Üniversitesi ve Çapa?” sorusuna cevap arayanlar için de “Rektörün nereli olduğuna bakın anlarsınız” diyenler var.

Baktım, Bitlisliymiş!

İÜ Rektörünün memleketi için böylesine duyarlı olması takdire şayan; umarız aynı ilgiyi, benzer desteğe ihtiyacı olan diğer üniversitelerimiz ve yeni kurulan fakülteler için de gösterir… Bu konuda dile getirilen görüşlerden bazıları da şöyle:

Çapa’nın kontenjanı varsa niye kendisi kullanmıyor?

Bitlis Eren Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi açacak donanımı yoksa niye açılıyor?

Ülkemizde tıp fakültesi kıtlığı mı var?

Bu durum diğer fakülteler için haksız rekabet olmuyor mu?

Bu keyfi davranışlar ne zaman son bulacak?

Bir zamanlar Çukurova Bilgisayar Mühendisliğine, Doğu’da yeni açılan bir üniversitenin çok düşük puanla giren öğrencilerini de aldılar. İngilizce olan eğitim dilini, yeni öğrenciler anlamıyor diye Türkçeye çevirdiler. Eğitim kalitesi iyice düştü.

Bursları Bitlisli iş insanları veriyor. Eğitime katkıları çok büyük.

Büyük ihtimalle tıp fakültesine hoca bulamadılar. Aynısı Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesinde oldu; öğrenciler 3 yıl Hacettepe Tıp’ta eğitim aldı.

Böylesi gelişmeler konuşulmasın, tartışılmasın, irdelenmesin mi?

Elbette konuşulsun ve ortada bir haksızlık varsa elbette eleştirilsin ama adil olunsun, hayırseverler de küstürülmesin. Bir ara ülkemizin en görkemli üniversite kütüphanelerinden birisini en yeni açılan ve en küçük üniversitelerimizden birinde görünce hem gururlanmış hem de şaşırmıştım. “Bağış mı?” dedim. “Hayır, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı buralı. Sağ olsun, onun desteği ile gerçekleşti” denildi!..

Özetin özeti: Eğitim ve eğitim kurumlarımız için çaba gösteren, desteğini esirgemeyen herkese canı gönülden teşekkürler ama ne olur adil olalım.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.