s

Seçim ayarlı fitne operasyonu

Türkiye’nin yakın tarihi aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yaşanan büyük siyasi krizler ve hayatın olağan akışına uygun olmayan sıra dışı gelişmeler tarihidir…

Bu memlekette kavgasız- dövüşsüz Cumhurbaşkanı seçilmesine izin verilmez..

Tarih 9 Eylül 1922...

Halide Edip Adıvar, İzmir’in düşman işgalinden kurtulduğu gün Mustafa Kemal’e bir öneride bulunur:

“Paşam çok yoruldunuz, artık biraz dinlenseniz...”

Mustafa Kemal, bugün yaşanan kaosa ışık tutan bir cevap verir Halide Edip’e...

“Dinlenmek mi? Yunanlılardan sonra daha birbirimizle kavga edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz...”

O gün bugündür birbirimizi yemekle meşgulüz...

Atatürk’ten beri kavgasız, sorunsuz Cumhurbaşkanı seçemedik.

İsmet İnönü, dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın desteğini alamasa Çankaya’ya çıkamayacaktı.

Celal Bayar’ın Meclis tarafından Cumhurbaşkanı seçilmesinden hemen sonra yapılacak askeri darbe güçlükle önlendi.

Menderes hükümeti başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere üst düzey komutanlar ve ordu müfettişlerini emekliye sevk etmese, çok partili siyasi hayatımız daha başlamadan bitecekti.

27 Mayıs darbesinden sonra sivil hayata geçmeye çalışan Türkiye’nin karşısına yine Cumhurbaşkanlığı meselesi çıktı.

Darbecilerin gönlündeki aday Orgeneral Cemal Gürsel’di. Nitekim onların dediği oldu.

5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Adalet Partisi hükümetine yapılan baskılar ve dayatmalar sayesinde Köşk’e çıktı.

Sivil siyaset askeri vesayet karşısındaki ilk Cumhurbaşkanlığı zaferini Fahri Korutürk’ü seçtirerek kazandı. Korutürk de bir askerdi ama ordunun değil siyasetin adayı olarak seçildi.

12 Eyül darbesinin en önemli gerekçelerinden biri Meclis’in 6 ay boyunca yüz küsur turda cumhurbaşkanını seçememesi oldu.

Nafile turlarda Ajda Pekkan’a, Bülent Ersoy’a, Zeki Müren’e bile oy çıktı ama Meclis kendi içinden bir cumhurbaşkanı seçemedi.

12 Eylül darbesinin Türkiye’ye en büyük kötülüğü Kenan Evren’in sınırsız yetkiyle ama sorumsuz bir şekilde cumhurbaşkanlığı makamına oturması oldu.

Ordunun dayatmalarına karşı sivil siyasetin ikinci başkaldırısı Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Çankaya’ya çıkmasıydı.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in seçimleri siyaset içi ve dışı dengelerin bir çatışma alanı olmadan gerçekleşti.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün seçimi, 367 garabetinin zor da olsa aşılmasıyla mümkün oldu.

Ve Recep Tayyip Erdoğan. 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminden 1 yıl önce Gezi kalkışması, 8 ay önce 17-25 yargı darbesi yaşandı. Dönemin ABD Büyükelçisi bile sahayı çıkıp Erdoğan’ın seçilmesini engellemeye çalıştı.

2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde 2016 Fetöcü darbe girişimi, seçime 1 yıl kala ekonomiyi hedef alan saldırılar gerçekleştirildi.

2023’teki seçimi ABD basını nedendir bilinmez “Dünyanın gidişatını belirleyecek seçimlerden biri” ilan etti. Dönemin ABD Başkan adayı daha 2019’da Erdoğan’dan hesap soracağını, bunu da “Muhalefeti destekleyerek” yapacağını duyurdu..

Şimdi ufukta yine bir Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Ve AK Parti adayını ilan etmiş durumda. MHP lideri Bahçeli de “ Cumhur ittifakının adayı Erdoğan’dır” dedi. Ne olduysa bundan sonra oldu, olacak.

Erdoğan’ın etrafında kim varsa saldırmaya başladılar bile... Siyasetçisine ayrı, medyasına ayrı operasyonlar çekeceklerinin bütün işaretlerini veriyorlar.

İşe bu kez medyadan başladılar. Çünkü araştırmalar Türkiye’de hâlâ insanların haberi büyük oranda TV’lerden aldğını ortaya koyuyor. Tam da bu sebeple medya kuruluşlarını etkisizleştirmeye çalışıyorlar.

Maalesef çabuk unutan bir milletiz. 2023’te Millet İttifakının “Seçimi neden kaybettik” başlıklı raporlarında ilk maddelerden birinin “İktidar medyasının söylemlerini etkisiz kılamadık” tespiti olduğunu kimse hatırlamıyor...

Hatırlayanlar medyaya operasyon çekerken unutanların payına bu operasyonu yemek düşüyor! Bir de medya içinde sessiz kalanlar ve bazı siyaset esnafı tipler var ki.. Onların günahı operasyonu çekenlerden daha büyük. Kimin değirmenine su taşıdıklarının farkında bile değiller. Belki de değilmiş gibi davranıyorlar. Kim bilir...

Ez cümle... Bu kez de kavgasız, gürültüsüz Cumhurbaşkanı seçtirmeyecekler. Düğmeye erken bastılar. Bugün sinsi bir planla kapalı kapılar ardında tuzak kurulan medyaya bu operasyonlar vız gelir tırıs gider. Ama operasyonlarda kullanılan kuklaların maskesi de düşmeli... Düşsün ki... Herkes meselenin kuklalar değil onları oynatan kuklacı olduğunu görsün.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.