Teselliyi artık özlü sözlerde arıyorlar!

Spiker Ela Rumeysa Cebeci ile sosyal medya fenomeni Dilan Polat’ın son zamanlarda yaşadıkları, birçok insanın ezbere bildiği konular.

Dilan Polat, hapisten çıktıktan sonra defalarca söz vermesine rağmen sosyal medyadan bir türlü uzak duramadı. Haklarında davalar sonuçlanmadan, “Nerede kalmıştık? Yıkılmadık, ayaktayız” dercesine sosyal medyadaki Dilan Polat rüzgârını estirmeye devam etti.
Şikâyetler üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı dava açıp, Instagram hesabını kapattı. Ama o, diğer mecralardan ve Instagram’daki yedek hesabından sisteme meydan okumaya devam etti.
Günün sonunda kamu otoritesi, dijital kurnazlıkla yasaları delemeyeceğini Dilan Polat’a gösterdi.
Bir süredir psikolojik tedavi gördüğü söylenen Dilan Polat, bazen Sıla Polat, bazen de Engin Polat aracılığıyla sesini duyurmaya devam etti. Son olarak Engin Polat’ın hastanede çektiği bir fotoğrafı şu sözle paylaştı:
“Yaşam seni ne kadar sınarsa sınasın, umudun sana yön göstermeye devam eder.”Dilan Polat, sosyal medya bağımlısı olmasa bunları yaşar mıydı?
Uyuşturucu operasyonunda tutuklanıp, dört ay sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilen Ela Rumeysa Cebeci, uzun bir aradan sonra bir paylaşım daha yaptı. Cebeci’nin, ‘İçeride tutamadıklarım’ başlığı altındaki uzun mesajı da özlü sözlerle dolu.
38 yaşındaki sunucu, sosyal medyasında vurguladığı nefsiyle yüzleşmeyi zamanında yapsaydı, bu olay başına gelir miydi?
İş işten geçtikten sonra özlü sözlerle teselli aramak, yeni ve temiz bir sayfa açmak mümkün mü?
Yapay zekâ yargıç olursa
Bilim kurgu filmleri tarzım değildir, ama ‘Merhamet’ (Mercy) filminin tanıtımı ilgimi çekince izledim. Çünkü 2029 yılında geçen filmin konusu ilginçti. Filmde yargılamayı bildiğimiz savcı ve hakimler değil, yapay zekâ yapıyordu. Filmin adı ‘Mercy’ yani ‘Merhamet’, ama sanığın karşısında merhameti olmayan sanal bir yargıç ‘Maddox’ vardı.
İşin trajikomik yanı, eşini öldürmekten sanık sandalyesine bağlanan kişi, yapay zekâ yargılamalarının şehirdeki suç oranlarını azalttığını savunan, yakaladığı suçluları ‘Merhamet’e teslim eden bir emniyet mensubuydu.
Kişi sanık sandalyesine oturtturulduğunda zaten yapay zekâ eldeki deliller ışığında onun suçlu olduğuna karar vermiş oluyor, 90 dakika süren yargılama sonunda hüküm kesinleşiyordu.

Sanık sandalyesine bağlı bir insanın 1.5 saatte kendisini temize çıkarması mümkün mü?
Senaryoya göre, belediye herkesin dijital verilerini bulutta saklamakla mükellef olduğu için sanık istediği kişinin telefon konuşmalarına, yazışmalarına ulaşabiliyor, tanık gösterdiklerinden yardım alabiliyordu.
Düne kadar bu sistemi savunan bir kişi, sanık kendi olunca zaman zaman ‘Maddox’tan vicdanına göre karar vermesini bekliyor, ama nafile... Çünkü yapay zekâ yargıcı duygulara göre değil, olgulara göre karar veren bir program.
Yargılamanın 1.5 saatte bittiği ‘Mercy’, 1 saat 41 dakikalık sürükleyici, ama içinde bulunduğumuz çağda yapay zekâya bir de yargılama görevi verilince, insanoğlunun nelerle karşılaşabileceğini göstermesi adına düşündürücüydü.
GÜNÜN SÖZÜ
“Kendimizi olduğumuz kişiden kurtardığımızda, olabileceğimiz kişi oluruz.” (Lao Tzu)
Categories: Teselliyi artık özlü sözlerde arıyorlar!
Sende Yorum yap