50 Lezzet Noktası Sakarya rotasını belirliyor
Türkiye Kültür Yolu Festivali, Sakarya’yı ‘50 Lezzet Noktası’ üzerinden kurguluyor. Bu çok kültürlü mutfak, şehrin ekonomisi için yeni bir kalkınma modeline dönüşebilir mi?
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 9. durağını ve şehir ekonomisinde oluşturduğu dalgalanmayı yerinde görmek için Sakarya’dayım, Adapazarı Millet Bahçesi’nde kurulan alana doğru yürüyorum. Kürsüde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı konuşuyor. “Türkiye Kültür Yolu Festivali bir kültür seferberliğidir” diyerek konunun önemine dikkat çekiyor.
Acaba bu zengin mutfak mirası, sanayi ve tarım kentine yeni ve kârlı bir turizm ufku açabilir mi?

Görünmeyen sermayesi
Sakarya, yıllardır fabrikaların, özellikle de otomotiv ve büyük lojistik operasyonların merkez üssü olarak biliniyor.
“Ziyaretçilerimize Sakarya’nın zengin mutfak kültürünü keşfetme fırsatı sunuyoruz” diyen Gökhan Yazgı, makine dişlilerinin arkasında kalmış bambaşka bir potansiyele dikkat çekiyor. Karadeniz’in hırçın doğasından, Kafkasların sarp dağlarından ve Balkanların geniş ovalarından kopup gelen göçlerin oluşturduğu kültürel sermaye şimdilerde ekonomik bir argüman olarak yüzeye çıkıyor.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu. “Şehirlerin gastronomi mirasını görünür kılarak lezzet rotalarının oluşmasına katkı sağlıyoruz” diyor.

Çok kültürlü mutfak
Farklı kültürlerin aynı masada buluştuğu mutfaklar, bölgesel kalkınmanın yeni ve sürdürülebilir ekonomik kaldıracı görevini üstleniyor.
“Sakarya mutfağı festival deneyiminin önemli duraklarından biri olacak” diyen Gökhan Yazgı, demografik çeşitliliğin turizm pazarında taşıdığı yüksek değere işaret ediyor.
Kültür Yolu Festivali Sakarya’nın ana ekonomik dayanağı bant üretiminin yanına, artık çok kültürlü mutfağını da güçlü bir aktör olarak ekliyor. Coğrafi işaretli ürünler de bu canlılığa önemli katkı veriyor.
Kırsal kalkınma
Restoranlarda servis edilen her bir porsiyon, arka planda binlerce kişiyi istihdam eden tarımsal bir tedarik zincirini harekete geçiriyor. Gökhan Yazgı, hareketin kırsala yayılan ekonomik boyutuna işaret ediyor.
Festival; Justinianus Köprüsü’nden Taraklı’nın tarihi dokusuna, Sapanca Gölü’nden Karasu sahiline kadar uzanıyor. Sokaklara yayılan iştah açıcı dönüşüm, çok daha lezzetli bir geleceğin kapılarını aralıyor olabilir mi?
Sende Yorum yap