s

250 yıllık demokrasi, Messi’nin üzerini arar hale geldi

“Bu toprakların, hangi ulustan olurlarsa olsunlar, insanlığın erdemli ve zulüm gören kesimi için güvenli ve hoş bir sığınak haline gelmesini her zaman ummuşumdur.”

-George Washington

Arjantin – Yeşilburun Adaları maçı bitti ve yazıya başladım. Yeşilburun muhteşem mücadele etti, sonuna kadar direndi, uzatmalarda dahi beraberliği yakaladı ancak peri masalının sonuna gelindi. Zaten geceleri genelde geç yatarım, “aman 1 saat daha dayan maçı izleyip öyle uyu” diye diye uyku düzenim tamamen altüst oldu. Bu durumda olan tek ben değilim diye tahmin ediyorum. Dünya Kupası devam ederken ev sahibi ülke için önemli olan bir başka konudan bahsedelim. Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri bağımsızlığının 250. Yıldönümü’nü kutluyor.

4 Temmuz 1776’da tarihin akışını değiştiren bir metin yayınlandı. Philadelphia’da Thomas Jefferson’ın kaleme aldığı Bağımsızlık Bildirgesi (Declaration of Independence) İkinci Kıta Kongresi tarafından kabul edildi. Önce Kuzey Amerika kıtasına, sonra Batı Yarımküre’ye, nihayetinde dünyaya hegemonyasını kuracak ülkenin temelleri 250 yıl önce 4 Temmuz’da atıldı. Aslında bağımsızlık kararı 2 Temmuz’da alınmış, hatta ileride ABD başkanı olacak kurucu babalardan John Adams eşi Abigail’e yazdığı mektupta 2 Temmuz’un “Amerika tarihindeki en unutulmaz an olacaktır” ifadesi geçiyor. Ancak tarih bağımsızlığın bildirildiği gün olan 4 Temmuz’u hafızalara kazıdı.

Siyasi tarih perspektifinden bakacak olursak Antik Çağ’dan sonra, büyük ölçekte ilk demokratik cumhuriyet denemesiydi diyebiliriz. Egemenliğin kraldan alınıp halka verilmesi bir devrimdi ancak asıl mesele yerine sürdürülebilir bir sistem getirebilmekti. Yüz yıl önce İngilizler kralı tahttan indirmiş, ancak yerine kurulan Commonwealth of England sadece 11 yıl yaşayabilmişti. 1660’da egemenliğini halk kendi isteğiyle tekrar krala bırakmıştı. Amerikan bağımsızlığından çok değil, 13 yıl sonra Fransa benzer bir şekilde kralından ayrılmış, ancak çok geçmeden tekrar krallığa geri dönmüştü.

Amerikan devrimininden sonraki süreci farklılaştıran en büyük iki faktör Amerikan toplumunun yapısı ve seçkinlerinin dizayn ettiği kurumlardır. Ünlü Fransız gezgin Alexis de Tocqueville 1800’lı yıllarda Amerika ziyaretine dair gözlem ve yorumlarında da bundan etraflıca bahsetmiştir. Ünsüz Türk öğrenci ben ise öğrencilik yıllarımda Amerikan toplumunu gözlemlerken ne denli konformist bir düzenin varolduğunu anlamıştım. Kendi içlerinde bir sistem hatta bir oyun kurmuşlar. Bu oyunu yöneten kurumlar da birbirleriyle ayrı bir oyun içerisindeler. Yasama, yürütme, yargı ve ek olarak medya sürekli birbirlerini denetleyerek dengeyi sağlıyorlar.

Taa ki bugüne kadar...250 yıllık bu sistem kanlı iç savaş, iki dünya savaşı, soğuk savaş atlattı ama belki de hiç bugün olduğu kadar tehdit altında kalmamıştı. Trump sistemin temel taşlarını kımıldatmayı başardı. Sadece kurumları değil, Amerikan toplumunun “kurallara uyarsan başına bir kötülük gelmez” inancını da sarsmaktadır. ICE ajanlarının yolda göçmen avına çıktığı, Amerikan vatandaşlarının bile federal hükümetin tehdidi altında yaşadığı bir atmosferde 250. yıl kutlanıyor. Daha geçen gün Arjantin milli takımı didik didik aranırken Messi’nin verdiği tepki aslında 250 yılda Amerika’nın geldiği son noktayı özetliyor.

Çeşme’nin en sakin haziranı

Çocukluğumdan beri yazları Çeşme’ye gidip geliriz; hiç bu kadar boş geçen bir haziran görmemiştim. Ara sıra merak edip otellerin online müsaitlik durumuna bakarım; eskiden bir hafta önceden rezervasyon yapılması gereken yerlerde son gün bile oda bulunabiliyor. Anlaşılan yerli turist artık Çeşme’den uzaklaşıyor.

Y Raporu

Biz İzmirliler, İstanbulluları Çeşme yerine Alaçatı’ya gidiyorum dediklerinde anlarız. Çocukluğumda Alaçatı sadece küçük bir köydü; şimdiki Çamlık Yol’da babamla Kurban Bayramı’nda kurban keserdik. O kadar boştu. Ilıca popülerdi, piyasa yeriydi. Bir iki işletme dışında “beach” yoktu, istediğiniz yerden denize girebilirdiniz.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.