KARİDES SOYUCU
Kısa vapur yolculuğunda tesadüfen bir Faslı karı koca ile tanışıyoruz… 60’lı yaşlarda sempatik insanlar. Söz önce Fas milli takımına geliyor. Dünya kupasındaki başarıları Fas halkını mutlu etmiş. Gururlanıyorlar. Fransızca iyi anlaşıyoruz. Konu iş hayatına geliyor.
Acaba ne işle meşguller?
- Décorticage des crevettes, diyor adam...
Türkçesi:
- Karides ayıklama...
Böyle iş, böyle meslek mi olur?
Adam bunun Fas’ta koskoca bir sektör olduğunu, binlerce işçi ve uzmanın çalıştığını, Hollanda, Almanya, Danimarka gibi Kuzey ülkelerinde yakalanan küçük karideslerin buzlanarak soğuk zincirle Fas’a yollandığını, kendilerinin de bu karidesleri ayıklayıp şoklayıp geri postaladığını anlatıyor...

Eve dönüşte internetten konuyu araştırıyorum...
Öğrendiğim kadarıyla...
Karides ve kerevit gibi kabuklular makineyle iyi soyulamıyor... Parçalanmaması için elle soyulması gerekiyor. Ama el emeği Kuzey’de pahalı. O yüzden karidesleri - 40 derecede dondurup Fas’a gönderiyor, burada elle soyulan karidesler paketlenip geri yollanıyor. Nakliye masrafı her zaman el emeğinden ucuza geliyormuş.
Fas hem kendi ürünlerini hem ithal ürünleri el becerisiyle işlemekte büyük aşamalar kaydetmiş. Bir sektör haline getirmiş. Böylece büyük bir kazanç kapısı yaratmış...
Demek ki bazen zenginlik, yalnızca doğal kaynaklardan değil; aklı, organizasyonu ve emeği doğru kullanmaktan da geçiyor.
NATO TOTO
NATO Genel Sekreteri Marc Rutte, Ankara’daki zirve başlamadan önce Politico’ya verdiği röportajda adeta itirafta bulunuyor:
“ABD’nin NATO’ya tam anlamıyla bağlı olduğuna hiç şüphe yok. Peki neden? Aynı zamanda NATO, ABD’nin kendi güvenliği açısından da doğrudan ulusal çıkarına hizmet etmektedir. ABD’nin NATO’ya ihtiyacı var.”
Yani diyor ki, Genel Sekreter:
- NATO öncelikle ABD çıkarlarına hizmet eden bir örgüttür. ABD, NATO’yu, başkalarının kara kaşı, kara gözü için değil öncelikle kendi çıkarları için desteklemektedir.”
NATO bilinçsiz kitlelere yıllarca, özgür dünyanın korunması için kurulmuş, ABD’nin fedakarlığıyla ayakta duran bir savunma örgütü olarak sunuldu. Dünya epey uyandı. Amerikan çıkarlarına hizmet eden bir savaş makinesi olduğu artık gizlenemiyor.
BAKMA
Okurumuz merak etmiş soruyor:
“Kavgaların en çok ‘ne bakıyon lan’ diye çıktığı bir ülkede, otobüs ve trenlere neden bu kadar çok karşılıklı koltuk konur?”
YAZARIN GÖREVİ
Yazının icadından bu yana yazarın sorumluluğu da tartışılır.
Aziz Nesin yazarın sorumluluğunu şöyle anlatır:
“Yazarın görevi çağından sorumlu olmak, o çağda bütün dünyadaki kötülüklerin nedeni, gerekçesi, yapıcısı kendisiymiş gibi duyuyor olmak demektir.
Bir yerde kötülük varsa ondan kendini sorumlu tutmak, onu düzeltmeye çalışmak demektir.
Sanki o düzeltilmediği zaman onu o yapmış gibi bir duyguya kapılmak gerekir.
18. ve 19. yüzyıllarda dünya çok büyüktü, nerede nelerin olduğunun pek ayrımında değildik.
Bugün öyle değil. İletişim ve ulaşım araçlarıyla dünya çok küçüldü.
O zaman yalnız kendi ülkemizde değil, dünyanın her yerindeki kötülüklerden de sorumluyuz.
Ne demek sorumluyuz?
Kötü bir şeyi değiştirmek zorundayız.
Yazar değiştiremez. Yani yazın yoluyla hiçbir şey değişmez.
Ama insanlara değiştirme isteği ve özlemi verir.
İşte yazarın sorumluluğu budur.
HAVADAN
Emekli Amiral Cem Gürdeniz uyarıyor:
“Yunanistan ve İsrail savaş uçaklarının Ege denizi üzerinde havada yakıt ikmali tatbikatı yapması, son derece ciddi bir gelişmedir.
İsrail yıllar önce bunu İran’a yapılacak bir taarruzun tatbikatı için Hayfa Mora hattında denemişti.
İki ülke hava kuvvetlerinin havada yakıt ikmali denemeleri Türkiye karşıtı doktrin birliğine de işaret etmektedir.”
Son söz: Yunanistan “Türkiye bizi tehdit ediyor” yalanına sığınarak İsrail’le birlikte saldırgan projeler hazırlıyor. Uyumayalım…
ÇAY
Moda’daki kafelerde çay fiyatları ilginç... Kadıköy Belediyesi’nin İDEA adlı kafesinde çay 20 lira... Kemal Usta’da 40 lira, Moda Kulübü’nde 60 lira... Moda açık çay bahçesinde 75 lira, Kafe Kemal’de 75 lira, Books Cafe’de 90 lira... Kahveler ise 150 - 250 lira arasında değişiyor. İki üç arkadaş bir kafede çay kahve içmeye kalkışırsanız masadan hafifleyerek kalkıyorsunuz. Bir yorgunluk çayı veya kahvesi de yoruyor insanı!
Sende Yorum yap