s

Turizmin yeni gücü gastronomi

Bu kez rotamı Antalya'ya çevirdim. Turizmin son durumunu görmek, son dönemde adından sıkça söz ettiren gastronomi çalışmalarını da yerinde incelemek istedim. Antalya'ya en son geldiğimde havalimanı âdeta şantiye gibiydi. Bu kez bambaşka bir manzarayla karşılaştım. Fraport TAV Antalya Airport, gerçekten turizm başkentine yakışan bir görünüme kavuşmuş. Daha ferah, daha modern ve en önemlisi yolcuyu yormayan bir yapıya dönüşmüş.

Antalya'daki ilk görüşmemi Vali Hulusi Şahin ile yaptım. Sohbetin büyük bölümü gastronomi üzerineydi. Açıkçası bu kadar kapsamlı bir hazırlık gerçekleştirildiğini ben de bilmiyordum. Antalya yıllarca 19 coğrafi işaretli ürünle anılırken bugün başvurularla birlikte sayı 200'lere ulaşmış. Mermerli'de açılan Coğrafi İşaretler Kafesi de bunun en somut örneklerinden biri. Misafirlere sadece coğrafi işaretli ürünler ikram ediliyor. Vali Şahin'in üzerinde durduğu konu şuydu; turizm ile gastronomi artık birbirinden ayrı düşünülemez. Antalya'ya gelen turist sadece otelde yemek yememeli, bu şehrin mutfağını da tanımalı.

Sohbetimizde gündeme gelen bir diğer önemli başlık ise COP31 oldu. Antalya, 9-20 Kasım 2026’da dünyanın en büyük uluslararası organizasyonlarından birine ev sahipliği edecek. Hazırlıklar şimdiden başlamış.

Sezonun zorlu sınavı

Ardından Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ile görüştüm. Aslında anlattıkları Antalya turizminin neden farklı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Birinci kaynak pazarı Rusya, üçüncü kaynak pazarı Ukrayna. İki ülke beş yıldır savaş halinde. Buna İran-İsrail-Amerika gerilimini ve yükselen petrol fiyatlarını da ekleyin. Bütün bunlara rağmen Kavaloğlu, Antalya'nın yalnızca yüzde 9 geride kalmasını başarı olarak görüyor. Hak vermemek elde değil. Dünyada ana pazarları yıllardır savaşan başka hangi turizm destinasyonu aynı performansı gösterebilir?

Kemer'de Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ile de kısa bir sohbet etme fırsatı buldum. Sezon geç başlamasına rağmen otellerde dolulukların yüzde yüze ulaştığını söyledi. Sohbetimizin önemli başlıklarından biri de yangınlardı. Özellikle yaz aylarında herkesin çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Lezzetin Yörük hâli

Kemer'de bulunduğum sırada Sherwood Exclusive Kemer'de düzenlenen 07.07 GastroFest'i de takip ettim. Açık söyleyeyim, en çok hoşuma giden bölümlerden biri burası oldu. Beş yıldızlı bir otelin bahçesine kurulan Yörük çadırları; Antalya'nın coğrafi işaretli ürünleri ve unutulmaya yüz tutmuş tarifleri aynı çatı altında buluşturmuştu. En çok yabancı turistlerin ilgisi dikkatimi çekti. Stantların önünden ayrılmıyor, ürünleri tek tek tadıyor, şeflerle sohbet ediyorlardı. Doğru anlatıldığında gastronominin nasıl güçlü bir turizm değerine dönüştüğünü burada bir kez daha gördüm.

Gastronomi konuşulunca Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır'ı aramadan olmazdı. Verdiği bilgi önemliydi. Coğrafi işaretli ürünlerin yaklaşık yüzde 90'ı gastronomiyle doğrudan bağlantılı. Bu ürünler sadece tescil edilmiş isimlerden ibaret değil; üretim kültürünü, yetiştikleri coğrafyayı ve yılların birikimini taşıyor. Yerel ürünler ne kadar görünür olursa hem üretici kazanacak hem de turizm daha fazla gelir üretecek.

Yaz sezonunun hareketlenmesiyle Antalya'da plaj çantaları ve plaj kıyafetleri en çok ilgi gören ürünler arasına girdi. Muratpaşa Belediyesi'nin Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası'nda kadınların el emeğiyle ürettiği ürünlerden yılın ilk altı ayında 8 bin 548 ürün satılmış. Elde edilen 3 milyon 135 bin liralık gelir de doğrudan üretici kadın kooperatiflerine aktarılmış.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.