7 aylık bebeğe onlarca kurşun sıkmışlar

Avrupa Parlamentosu (AP), 1974 Barış Harekâtı ve Türk askerine yönelik çamur atma siyasetine başladı.
Yunanlılar ve Rumlar o dönem adada kendi yaptıkları vahşeti gizlemeye çalışıyor.
AP’yi de bu oyuna alet etmişler. AP bunlara nasıl alet oluyor anlamak zor.
Keşke oturup hep birlikte aynaya baksalar. Ya da KKTC’de, 7 aylık bebeğe annesinin kucağında 100’ün üstünde kurşun sıkılan evi, barbarlık müzesini ziyaret edebilseler.
Rumların yaptıkları katliamlarda ailesini Kıbrıs’ta kaybeden Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan’dan adada o dönemlerde yaşananları birkaç kez dinlemiştim.
“1963 yılında Kıbrıs’ta eşi ve 3 küçücük çocuğu Rumlar tarafından şehit edilen Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın oğluyum” diyen İlhan o günlerle ilgili şunları anlatıyor:
“Babam 1963 yılında Kıbrıs’a alay baştabibi olarak görevlendiriliyor. Eşi ve çocuklarını da yanına alıyor. O günlerde Kıbrıs’ta EOKA tarafından yapılan katliamlar var. Faili meçhul cinayetler var. Katil şebekesi EOKA var. Evleri basıyorlar. Babamların oturduğu ev şehrin içi. Büyükelçiliğin hemen yanında. Aralık sonu. Rumlar aradaki dereyi geçerek geliyorlar. Şimdi Dereboyu caddesi. Köşedeki ilk ev bizim ev. Ev sahipleri de bizim evde. Evde yaşlı insanlar, çocuklar ve 4 hanımefendi var. Bu sırada kapıyı tarayarak içeri giriyorlar. İçeride rastgele ateş açıyorlar. Bizimkiler Mürüvvet anne ve 3 çocuğu küvete saklanıyor. Üzerlerine 100’ün üstünde kurşun boşaltıyorlar. Biri 6 yaşında biri 4 yaşında biri 7 aylık. Küçücük çocuklara kurşun sıkılıyor. Barbarlık, vahşet. Mürüvvet annenin kurşun girmemiş yeri kalmamış. Bu bir anne ve 3 evladı. Bu hiçbir kültürde hiçbir inançta insanlığa sığmayan barbarlıktan başka bir şey değil. O ev şimdi müze oldu ve adı da barbarlık müzesi. Banyo hâlâ muhafaza ediliyor. Çocukların kıyafetleri sergileniyor. Rumların nasıl saldırdıkları gösteriliyor o evde. 0 günlerde 364 Kıbrıs Türkü şehit edildi. 20 Temmuz Barış Harekâtı olmasaydı soykırım olurdu. 20 Temmuz adaya barış getirdi.”
Unutma, unutturma...
- 15 Temmuz 2016. Dış destekli darbe yapılmak istendi.
Milletin desteğiyle o gece uçurumun kenarından dönüldü, destan yazıldı.
Şehitlerimizi minnetle anıyoruz.
15 Temmuz’u, FETÖ’nün yaptıklarını ve o geceyi kimse unutmamalı ve unutturmamalı.
- Yıl 1995. 11 Temmuz. Yer Srebrenitsa.
Yıllardır kanayan yara. 8 bin 372 Boşnak katlediliyor, soykırım yapılıyor.
Hem de dünyanın gözü önünde. Hem de batının yardımıyla.
Srebrenitsa soykırımı unutulmamalı ve unutturulmamalı.
- Gazze soykırımı. İsrail’in vahşeti ve durmayan ilerleyişi.
Dur denmekte çok geç kalındı. Taş üstüne taş kalmadı.
Şimdi de İran gelişmeleriyle unutturulmaya çalışılıyor.
Çocuklar açlıktan ölüyor.
Gazze’de yapılanları da unutmamalı ve unutturulmamalı.
NATO’da dikkat çekenler
- NATO Genel Sekreteri Rutte’nin Ankara’daki zirvede sürekli gülüşü ve mutluluğu
- İzlanda Başbakanı Frostadottir’in Türkiye’den çok etkilenmesi ve sosyal medyada Türklerin O’na karşı ilgisi
- İtalya Başbakanı Meloni ile ABD Başkanı Trump’ın birbirinden uzak durması, Meloni’nin Trump’ı görünce sürekli başını çevirmesi
- ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye verdiği sözler ve arkasında yaşanan tartışmalar
- İkramlar ve hediyelerde NATO’da standardı yükselten bir Türkiye
- Ajda Pekkan konseri ve Türk yemeklerinin büyük beğeni toplaması
- NATO liderlerine hediye edilen silah ve sonrasında yaşanan tartışmalar
Sende Yorum yap