Uyku borcu kapatılabilir mi?

“Bu hafta çok yoruldum, hafta sonu biraz fazla uyur, açığı kapatırım.” Bu cümle size tanıdık gelmiş olabilir. Modern yaşamın en yaygın alışkanlıklarından biri, uykuyu ertelenebilir bir ihtiyaç gibi görmek. Yoğun iş temposu, bitmeyen ekran süresi, yaz mevsiminin gelişiyle artan sosyal hayat derken, her gece uykunuzdan biraz daha çalıyor olabilir, sonra da hafta sonu birkaç saat fazla uyuyarak bu açığı kapattığınızı düşünüyor olabilirsiniz.
Oysa bilim insanları bu biriken uyku borcunun sandığımız kadar kolay kapanmadığını söylüyor. Üstelik bedeli yalnızca ertesi gün biraz daha yorgun hissetmek de değil. Metabolizma sessizce yavaşlıyor, iştah değişiyor, hareket etme isteği azalıyor ve kilo kontrolü giderek zorlaşıyor.
Temmuz ayında yayımlanan yeni bir araştırma ise, birçok kişinin “Çok da önemli değil” diye düşündüğü küçük bir uyku kaybının bile şaşırtıcı sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, her gece yalnızca 80 dakika daha az uyumak, altı hafta gibi kısa bir sürede kilo artışı ve fiziksel aktivitede azalmaya yol açabiliyor. Başka bir deyişle, tartının ibresi bazen mutfakta değil, yatak odasında değişmeye başlıyor.
Küçük görünen değişimler
Columbia Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, sağlıklı yetişkinlerin günlük yaşamlarına oldukça benzeyen bir senaryo oluşturulmuş. Katılımcıların yaklaşık altı hafta boyunca her gece ortalama 80 dakika daha az uyumaları istenmiş. Pek çok kişi zaten benzer bir uyku düzenine sahip olduğunu düşünebilir. Ancak araştırmanın sonuçları, bu küçük gibi görünen değişikliğin aslında hiç de önemsiz olmadığını gösteriyor. Altı haftanın sonunda katılımcıların ortalama yarım kilogram kadar kilo aldığı görülmüş. Bunun yanında daha fazla hareketsiz zaman geçirdikleri ve dolayısıyla enerji harcamalarının düştüğü belirlenmiş. Araştırmacılar, kısa sürede ortaya çıkan bu değişimlerin yıllar boyunca devam etmesi durumunda obezite, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturabileceğini vurguluyor.
Metabolizmanın görünmeyen yöneticisi
Uyku, yalnızca dinlenmek için geçen pasif bir süreç değildir. Tam aksine, vücudumuzun hormonlarını düzenlediği, enerji dengesini yeniden kurduğu ve metabolizmasını yönettiği oldukça aktif bir dönemdir. Yetersiz uyku, açlık hissini artıran ghrelin hormonunun yükselmesine, tokluk hormonu olarak da bilinen leptin hormonunun ise azalmasına yol açabiliyor. Bunun sonucunda gün içinde daha sık acıkabiliyor, yorgunluk nedeniyle hareket etme isteği azalıyor. Kilo artışı da çoğu zaman iştah ve enerji harcamasındaki bu çift yönlü değişimden kaynaklanıyor.
Tek başına yeterli değil
Kilo yönetimi söz konusu olduğunda çoğu zaman yalnızca kalori hesabına ya da egzersize odaklanılıyor. Oysa kaliteli uyku olmadan sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sürdürmek de zorlaşabiliyor. Daha kısa uyunan gecelerin ardından özellikle şekerli ve enerjisi yoğun besinlere yönelme eğiliminin arttığını gösteren pek çok çalışma bulunuyor. Bu nedenle kilo verme sürecinde sadece tabağın içeriğine değil, uyku düzenine de dikkat etmek gerekiyor. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele alındığında sürdürülebilir sonuçlar elde edilebiliyor.
Hafta sonu uykusu çözüm mü?
Araştırmanın dikkat çektiği önemli noktalardan biri de bunun tek gecelik uykusuzlukla ilgili olmaması. Hepimizin zaman zaman geç yattığı ya da kısa uyuduğu günler olabilir. Ancak hafta içi sürekli eksik uyuyup, hafta sonu bunu telafi etmeye çalışmak, modern yaşamın en yaygın alışkanlıklarından biri hâline gelmiş durumda. Bilim insanları ise asıl riskin tekrarlayan uyku eksikliğinde ortaya çıktığını belirtiyor. Her gece kaybedilen yaklaşık bir saatlik uyku, uzun vadede metabolik sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Düzenli saatlerde uyumak, akşam saatlerinde ekran maruziyetini azaltmak, gün içinde fiziksel olarak aktif kalmak ve yetişkinler için önerilen 7-9 saatlik uyku süresini hedeflemek yalnızca ertesi güne daha dinç başlamaya değil, metabolik sağlığımızı korumaya da katkı sağlayabiliyor.
Categories: Uyku borcu kapatılabilir mi?
Sende Yorum yap