s

Üçüncü büyük müzik ihracatçısı

İki hafta kadar önce Oxford Street’teki bir mağazanın önünde sıra dışı bir kuyruk dikkatimi çekti. Bu civarda kuyruklar olsa olsa biraz ileride, Mayfair’deki New Bond Street civarındaki lüks butiklerin kapısında olur. Zengin Ortadoğulular ve Asyalılar bir çanta ya da ayakkabı almak için burada içecek almayı bekleyen susamış festivalciler gibi kuyruk olurlar. Kapıdaki güvenlikler de bu zengin kitleyi tek tek ince eleyip sık dokuyarak içeri alırlar.

Oysa bu kuyrukta bekleyenler daha genç ve belli ki başka bir şeyin peşindeler. Uzayıp giden ve yan sokağa dönen kalabalığın neyin peşinde olduğunu anlamak için kafamı kaldırıp mağazaya bakmam yetti. Şehirdeki BTS konserleri vesilesiyle almış bir pop up mağazaydı bu. Bu tip bir kalabalığı Oasis’in yeniden bir araya geldiği turneden önce de görmüştüm. Aynı şekilde Oxford Street’te yani alışverişin kalbinde açılmış bir dev Oasis AVM’siydi bu. şimdi de aynısı BTS için hayata geçirilmiş. Yeni albüm “Arirang” vesilesiyle çıkılan bir turne bu ve grup üyelerinin askerlik nedeniyle verdiği uzunca bir aranın ardından çok büyük bir ilgi görüyor. Daha başlamadan yılın en büyük turnelerinden biri olacağına kesin gözüyle bakılıyordu.

Bu tip bir uygulama bundan çok değil 10- 15 yıl öncesine kadar sadece İngilizce şarkı söyleyen gruplar için geçerli olabilirdi. Dünyanın alışveriş merkezlerinden birinin üzerinde kocaman bir binayı kapatıp grup ürünleri satacaksanız bu grup muhtemelen eskiden beri bilinen bir baba ekiptir veya bir ABD’li ya da İngiliz süperstardır.

K-Pop gibi Afrika ülkelerinden gelen amapiano sanatçılarının da Batı’nın büyük şehirlerinde gişe rekorları kırdığını söylemem lazım. Burna Boy ya da Davido, Londra’ya geldiğinde Wembley’ye giden yollar tıkanıyor. Bu tip kalabalıklar dediğim gibi eskiden sadece The Beatles gibi, Madonna, Taylor Swift gibi ve onlar çapında Anglosakson fenomenler tarafından toplanabilirdi. Bugün durum farklı.

Bu gözlemlerimi destekleyen bir veri önceki gün açıklandı. BTS’in yeni albümü Arirang o kada çok satmış ki K-Pop’un dinlenme ve satın alınma oranını değiştirmiş. Taze istatistiklere göre Güney Kore yılın bu ikinci yarısında dünyanın en büyük üçüncü müzik ihracatçısı konumuna yükselmiş. İlk sırada ABD var. İkinci sıra Birleşik Krallık’ın. Geleneksel olarak Kanada çünkü sırada yer alırdı. Ancak bu durum değişti. Güney Kore artık en büyük üçüncü ihracatçı.

Elbette BLACKPINK, KATSEYE gibi büyük ve irili ufaklı onlarca isim bu başarıda rol sahibi. Yıl içinde büyük fırtınalar koparan ve Netflix’in en fazla izlenen yapımı rekorlarını kıran K-Pop Demon Hunters filminin ve bu filmin yarattığı rüzgarın da etkisi büyüktür.

Kültürel hegemonya savaşlarında ele geçirilmiş önemli bir cephe bu. Bize anlattığı da sadece K-Pop’a dair bir başarı değil. İngilizce’nin popüler müzik üzerindeki etkisinin giderek azaldığı bir geleceği işaret ediyor. İrlandaca rap yapan ve geçen gün Küçükçiftlik Parkt’ta bir konser veren Kneecap ile röportaj yapmıştım. Mo Chara bu röportajda mesajlarının seyirciye sözleri hiç anlamasalar da bir şekilde geçtiğini anlatmıştı. “Her sözü anlamak zorunda değiller. Müzik ve jestler bazen yeterli oluyor.”

Yeni nesil dinleyici hakikaten de artık dinlediği müziği kelime kelime anlama peşinde değil. Müzik, jestler ve sanatçıların duruşu yeterli oluyor. En azından bugünün dinleyicisi bu anlamda büyük bir zihin açıklığına sahip.

Kaynak: Luminate, 15 Temmuz tarihli ABD’de müzik endüstrisi raporu.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>

WhatsApp 4 yeni özellik duyurdu!

>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.