Nasıl bir üniversite seçmeli?
Üniversite sınavının sonuçları açıklandı. Yaklaşık iki buçuk milyon genç ve ailesi puanlara, sıralamalara, üniversitelere bakıyor.
Evlerde hep aynı soru: “Hangi alanı seçersek yarını garantiye alırız?”
İnsan böyle zamanlarda gençlere sağlam bir meslek tavsiye etmek istiyor. Ama “sağlam meslek” dediğimiz şeyin zemini artık pek sağlam değil. Bugün seçilen bir alanın dört yıl sonra nasıl bir mesleğe dönüşeceğini kestirmek çok zor.
Elon Musk’a sorarsanız fazla vaktimiz kalmadı. Yapay zekâ ve robotlar birkaç yıl içinde işleri devralacak, çalışmak neredeyse hobiye dönüşecek. Neyse ki Musk’ın gelecekle ilgili tahminleri genelde sarkıyor. Fakat teknolojinin hızına bakınca, söylediklerini bütünüyle yabana atmak da kolay değil.
Meslekler yarın sabah ortadan kalkmayacak, ama gelecekte hangi işi insanın, hangisini yapay zekânın yapacağı artık muğlak. Eski bilgi ve tecrübelerimiz hızla değişecek.
Pek çok üniversite ise hâlâ eski dünyanın alışkanlıklarıyla varlığını sürdürüyor. Öğrenci dört yıl eğitim alıyor, ardından bu birikimle yıllarca aynı işi yapacağı varsayılıyor. Oysa bugünün dünyasında bazı bilgiler öğrenci daha mezun olmadan eskiyor.
1990’ların ortasında rahmetli hocamız Aydın Uğur bize, “İleride üç farklı mesleğiniz olacak” demişti. O gün bu söz bana iddialı gelmişti. İnsan yirmili yaşlarında bir meslek seçip aynı yolda yıllarca yürüyeceğini sanıyor.
Hocamızın haklı olduğunu zamanla bizzat tecrübe ettim. Bir dönem şirket kurup ticaretle uğraştım, ardından gazetecilik yaptım, sonra akademisyen oldum. Yöneticilik üstlendim, yeniden gazetede yazmaya başladım. Bazen birbirinden uzak, bazen teğet geçen bu işler, hayatımda birbirine eklenip durdu.
Aydın Uğur o yıllarda bize sık sık, “Bizim buradaki amacımız size öğrenmeyi öğretmek” derdi. Aradan geçen zaman, bunun bir üniversitenin öğrencisine kazandırabileceği en değerli şeylerden biri olduğunu bana gösterdi.
Yapay zekâ çağında bu söz daha da geniş bir anlam kazanıyor. Artık mesele bilgiye ulaşmak değil; doğru soruyu sorabilmek, karşısına çıkan bilgiyi denetleyebilmek, farklı alanlar arasında bağ kurabilmek ve yanıldığında fikrini değiştirebilmek.
Çünkü öğrenmek kadar, zamanı geçmiş bilgiyi geride bırakmak da önem kazanıyor.
Tam da bu yüzden, iyi bir üniversiteye her zamankinden fazla ihtiyacımız var. Yeter ki değeri diplomasından ibaret kalmasın; öğrencinin zihnini ve çevresini genişletsin.
Bir üniversitenin değeri, sıralamasındaki yeriyle ya da öğrenciye kaç ders verdiğiyle ölçülmemeli. Asıl değer; öğrencilerin karşısına daha önce düşünmediği sorular ve tanımadığı insanlar çıkarabilmesinde.
İnsan orada kendisine benzemeyenlerle karşılaşmalı; tartışmayı, itiraz etmeyi, birlikte düşünmeyi öğrenmeli.
Öğrencilik yıllarıma dönüp baktığımda, hayatımda iz bırakan her şeyin ders kitaplarından çıkmadığını görüyorum.
Bazen bir hocanın tek cümlesi, bazen de arkadaşlarla yapılan bir tartışma insanın yönünü değiştirebiliyor.
Kantinde başlayan sıradan bir sohbet bile yıllar sonra bir kapı açabiliyor.
Üniversitenin asıl gücü burada. İnsanı kendi çevresinin dışına çıkaran, ona başka hayatları ve düşünme biçimlerini gösteren karşılaşmalarda.
Öğrenciyi sınıfa ve sınava sıkıştıran, sanattan, kulüplerden ve tartışmadan uzak bırakan bir üniversite bu gücünü kaybediyor.
Üniversitelerimiz bu karşılaşmaları çoğaltmalı. Disiplinler arasındaki duvarlar incelmeli, öğrenciler farklı alanlardan ders alabilmeli.
Eğitim, mezuniyet günü sona ermemeli. İnsanlar yıllar sonra yeni bir alana yönelmek için üniversiteye dönebilmeli.
Tercih dönemindeki gençlere naçizane tavsiyem şu: Kendinize yalnızca “Hangi alan bana iş buldurur?” diye sormayın. “Hangi üniversite beni henüz adını bilmediğimiz işlere, beklenmedik krizlere ve birkaç kez yön değiştirecek bir hayata hazırlayabilir?” sorusunun da peşine düşün.
Bugün seçtiğiniz alan size ömür boyu taşıyacağınız hazır bir meslek vermeyebilir. Ama iyi bir üniversite size yeniden öğrenmeyi, gerektiğinde yön değiştirmeyi ve yolunuzu baştan çizmeyi öğretebilir.
Diplomanın asıl değeri de bana kalırsa burada.
Categories: Nasıl bir üniversite seçmeli?
Sende Yorum yap