s

Barınma!

Kiralar uçtu gidiyor. Hem de her yerde. Yakında üniversite kayıtlarıyla birlikte daha da artarsa hiç şaşırtıcı olmaz!

Bizim gibi inşaat sektöründe çok önemli bir yol katetmiş bir ülke için konut ve yurt sorununun çoktan halledilmiş olması gerekirdi ama hâlâ sorunlarımız var. Tıpkı sınav odaklı eğitimde olduğu gibi. Her iki konuda da birkaç sihirli dokunuşla yurt sorunu da çözülür, çocuklarımız sınav belasından da kurtulur ama bunu canı gönülden istemek gerekiyor…

Barınmayı kâbus hâline getirdik.

Oysa bizim gibi her yıl yüz binlerce konut üreten bir ülke için yılda birkaç yüz yurt yapmak işten bile değil. Hem de devletin sırtına hiç yük getirmeden.

Kaynaklarımızı doğru kullanalım, olaya farklı bir bakış açısı getirelim yeter!

Devasa kampüslerimiz, rektörlük binalarımız, müdür odalarımız, ayda birkaç gün kullanılan etkinlik alanlarımız var ama öğrenciyi barındıracak yurdumuz yok.

Neden?

Onlar için ödenek var ama yurt için yokmuş!

Oysa ilk çözülmesi gereken sorun barınma, ulaşım, yemek, burs ve ortak yaşam alanları değil mi? Öyleyse niye böyle?...

Sadece hayırseverlerimize konunun önemi ve aciliyeti samimiyetle anlatılmış olsaydı çoktan çözülmüş olurdu.

Kaldı ki KYK, “Para sorunumuz yok, yurt yapacak arsa bulamıyoruz” diyor; rektörlükler de “Maliye, rektörlük binası yapmak için kaynak ayırıyor ama yurt için para vermiyor” mazeretinin arkasına saklanıyor.

Yatılı okul müdürleri ya da üniversite rektörleri, barınma sorununu çözemediği için okulu bırakmak zorunda kalan her bir öğrencisi için sanki kendi çocuğuymuşçasına vicdani sorumluluk taşımıyorsa zaten o koltukta oturmasınlar.

Cebinde harçlığı olmadığı için kilometrelerce yolu yürümek zorunda kalan, üniversitede ya da yurtta akşam yemeği verilmediği ve dışarıya da parası yetmediği için aç karnına uyumak zorunda kalan öğrencisinin derdi, onların da derdi olmalıdır…

O makamlar mazeret değil çözüm üretme yeridir ve hiçbir koşulda öğrenciler aç ve açıkta bırakılmamalıdır! İlgili kurumların ve bakanlıkların sorumlulukları da onlarınkinden farklı değildir…

Üniversite adaylarını ve yatılı okul arayışındaki öğrencileri tercih aşamasında en çok zorlayan konu neden hâlâ barınma?

Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte kentlere akın olduğunda, sadece ev ve yurt kiraları artmakla kalmayacak, barınacak ev bulmak da bir o kadar güç hâle gelecek.

Yurt ya da ev bulamadığı için kaydını dondurup evine dönen öğrenci sayısında bu yıl bir patlama olursa hiç şaşırmayın.

Peki KYK, üniversiteler, üniversite kentlerini yönetenler ve kentin ileri gelenleri bu konuda ne yapıyor?

Keşke ellerinden gelenin çok daha fazlasını yapıyor olsalar!

Keşke “öğrenci dostu kentler” olarak anılmayı en büyük nişan olarak görseler…

Hemen her gün yüzlerce öğrenci ya da ailesinden barınma sorununa yönelik sorular geliyor. Özellikle de kız öğrencilere yönelik. İlgili kurumlar, bu konuda hem yeni kapasiteler yaratmalı hem de adil olmalı. Anne babası asgari ücretle çalışanları “zenginler” kategorisine sokup yurt hakkından mahrum etmemeli!

Ailesinin bulunduğu ilde okuyanlardan ve gelirini bir şekilde gizleyenlerden önce, gerçekten zor durumda olan ve şehir dışında hiçbir seçeneği olmayanlara fırsat tanınmalıdır. Özellikle de yeni kayıtlarda…

Yurt dışında, üniversite kentlerindeki ailelerin pek çoğu, yuvadan uçan çocuklarının odasını öğrencilere kiralıyor ve bu hem öğrenciler hem de aileler için farklı avantajları da beraberinde getiriyor.

Yine aynı şekilde yüz binlerce yazlık ev okulların açık olduğu dönemde boş duruyor. Üniversiteler ile o yazlık bölgeler arasına ring seferleri konularak öğrenciler için bir seçenek oluşturulamaz mı?

Eğitim dostu olmak isteyen kentler en iyi öğrencileri, öğretmenleri çekmek için yurt ve lojman seferberliği başlatamaz mı?

KYK ya da üniversitelerin koordinatörlüğünde bu yönde projeler gerçekleşemez mi? Ya da yerel yönetimler bu konuda daha farklı yeni barınma olanakları sunamaz mı? Çeşitli kurumlara ait misafirhaneler, öğretmenevleri, orduevleri ve benzeri yerler, sıkıntılı dönemlerde, geçici bir dönem için kapılarını öğrencilere de açamaz mı?..

İlgili tüm kurumlar; barınma, burs ve yemek konusunu çok daha ciddiye almak zorundalar.

Ciddiye almalılar ki çocuklarımızın üniversite sevinçleri yarım kalmasın. Barınmaya, ulaşıma, yemeğe kafa yorma yerine derslerine odaklanabilsinler.

Özetin özeti: Devlete, millete, ülkeye ve kurumlara aidiyet, böylesi zor günlerinde onların yanlarında olmakla kazanılır! Ve ne olur bunu çocuklarımızdan esirgemeyelim…

Categories: Barınma!

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.