Vize alamayan ev alıyor!

Yatırım yoluyla oturma izni (golden visa) ve ikinci vatandaşlık alanında faaliyet gösteren uluslararası danışmanlık şirketi Astons’un Türkiye Direktörü Kubilay Yağız Yiğit ile ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir görüşme yaptım. Paylaştığı veriler, son yıllarda Türk yatırımcısının yurt dışına bakışını net şekilde ortaya koyuyordu. Sohbet sırasında kurduğu “Vize alamayan ev alıyor” cümlesi ise Schengen vizesi krizini tek başına özetliyordu.

Astons’un gözlemlerine göre, yatırımcıların büyük bölümü Avrupa’ya taşınma hayali kurmuyor. Asıl amaç Schengen bölgesinde rahat seyahat edebilmek, uluslararası işlerini kolaylaştırmak ve çocuklarının eğitimi için alternatif bir kapı aralamak.
Şirketin başvurularında en çok tercih edilen ülke açık ara Yunanistan. Bunun nedenleri dil şartının bulunmaması, 250 bin avrodan başlayan yatırım eşiği, gayrimenkul satın alarak oturum hakkı elde edilebilmesi ve sürecin hızlı ilerlemesi. En fazla talep ise Atina’daki projelere geliyor.
Yatırımcıların kararını etkileyen tek unsur oturum hakkı değil. Satın alınan konutların döviz bazlı kira geliri sağlaması da önemli bir tercih nedeni. Başvuruların büyük bölümünü ise 35-55 yaş aralığındaki doktorlar, iş insanları ve üst düzey yöneticiler oluşturuyormuş. Kısacası bugün birçok Türk yatırımcı için Avrupa’dan ev satın almak, yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil, vize belirsizliğine karşı güçlü bir B planı.
Botların önü kesiliyor
Konu vizeden açılmışken... Uzun zamandır Schengen vizesi randevu sistemini ve botlarla alınan randevuları yakından takip ediyorum. Bu süreçte hem vize başvuru merkezlerinin yetkilileri hem de çeşitli ülkelerin konsolosluk temsilcileriyle görüşüyorum.
Aylardır gündeme getirdiğimiz bot sorunu konusunda sevindirici gelişmeler var. Edindiğim bilgiye göre, son dönemde botlar aracılığıyla alınan Schengen vizesi randevularında yaklaşık yüzde 55’lik düşüş yaşandı. Bu sayede gerçek başvuru sahiplerinin sisteme erişimi kolaylaştı, randevu bulmak da rahatladı.
Ancak önemli gelişme bununla sınırlı değil. Aldığım bilgiye göre, Schengen vizesi randevu sistemlerinde yeni bir dönem başlayacak. Devreye alınacak sistemle bot yazılımlarının etkisiz hâle getirilmesi hedefleniyor.
Şimdilik ayrıntıları paylaşmam doğru olmaz. Ancak çalışmaların son aşamaya geldiğini söyleyebilirim. Dışişleri Bakanlığı’mızın da Türk vatandaşlarının Schengen vizesi başvurularının kolaylaştırılması için önemli girişimlerde bulunduğu bilgisini aldım. Resmiyet kazandığında ayrıntıları sizlerle paylaşacağım.
Cezalar caydırıcı değil!
Geçen hafta gündeme taşıdığım AVM otoparkı yazısının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri benimle temasa geçti. Denetimlerin artırılacağını söylediler. Ancak aldığım bilgiye göre, mevcut cezalar düşük kaldığı için, bazı AVM’ler bunu göze alıyor. Dün Zorlu AVM’deydim. Burada da ilk 0-1 saat için otopark ücreti alındığını gördüm. Eğer bu uygulama UKOME kararına aykırıysa Zorlu AVM de incelenmeli. Artık ya cezalar artırılmalı ya da merkezi yaptırımlar devreye girmeli.
Bir teşekkür
Son olarak beni mutlu eden bir gelişmeden bahsetmek istiyorum. Bir önceki yazımda Erzincan’ın Tercan ilçesine bağlı Ortaköy’ün yol sorununu gündeme taşımıştım. Yazımın yayımlandığı sabah telefonum çaldı. Arayan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’ydu: “Eren Bey, yazınızı okudum. Konuyla ilgileniyoruz” dedi. Doğrusu hiç şaşırmadım. Sayın Vali’yi görev yaptığı önceki illerden de tanıyorum. Vatandaşın sorununu dinleyen, sahada olmayı seven ve çözüm odaklı bir yönetici. Bu duyarlılığı için kendisini tebrik ediyorum. Böylesine ulaşılabilir ve sorunlara hızlı refleks gösteren yöneticiler, vatandaşın devlete olan güvenini de güçlendiriyor.
Sende Yorum yap