Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr –İsrail ile Filistin arasındaki savaş, 7 Ekim 2023’te yeniden alevlense de, aslında bu çatışma çok daha önce başlamıştı. Öyle ki geçmişte defalarca barış görüşmeleri yapılmış, ancak her seferinde İsrail’in saldırgan tutumu bu girişimleri sonuçsuz bırakmıştı. Bugün bir kez daha barış için masaya oturan Netanyahu hükümeti, geçmişte de benzer süreçleri sekteye uğratmıştı. Yıllar içinde Gazze’de kadınların ve çocukların gözyaşlarıyla sulanan enkazların arasından yükselen acı çığlıklar, İsraile karşı birkaç istisna dışında uluslararası kamuoyunun büyük tepkisini çekti. Kalıcı bir barış umuduyla hem bölge ülkeleri hem de ABD harekete geçti ve savaşın başladığı 7 Ekim 2023’ten tam 733 gün sonra nihayet bir ateşkes ilan edildi. Mart ayından bu yana İsrail’in açlığı bir silah olarak kullandığı Gazze için şimdi küçük de olsa bir umut ışığı doğmuş olabilir miydi? Dünya, o topraklarda insanların yeniden huzur ve güven içinde yaşayabilmesi için gözünü Orta Doğu’ya çevirmiş durumda. Bir yandan Gazze’ye ulaşmak üzere limanlardan yola çıkan yardım filoları, diğer yandan ise silah bırakma çağrıları... Peki ya Gazzeliler? Onlar barışa gerçekten umutla bakabiliyorlar mı? Savaş boyunca yaşadığı acıları ve geçmişte defalarca yıkılan barış umutlarını, Gazze’de bir çadırda eşi ve iki kızıyla yaşam mücadelesi veren 34 yaşındaki Gehad El Shourbasi, Milliyet.com.tr’ye anlattı.