Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – Coşkulu taraftarlar, takımlarını desteklemek için stadyumda yerini aldığında pek çok duyuyu canlandıran eylemler yaşanır. Rengârenk forma ve bayraklar, capcanlı ışıklar, yüksek sesle hep bir ağızdan söylenen besteler ve sevinçler… Zaman zaman binlerce taraftar içinde bulundukları stadyumun tribünlerini sarsan tezahüratları için ayağa kalkar ve hatta zıplar. Öyle ki tarihte pek çok stadyum bu anlarda unutulmaz sevinçlerin adresi olmuştu. Bazıları ise yine hiç unutulmayacak ölümlerin yaşandığı facialarla tarihe geçmişti. Türkiye’de kaçak olarak inşa edildiği ortaya çıkan Ali Sami Yen Stadyumu’nun 20 Aralık 1964’te çökmüş olduğunu pek çok kişi bilir. Ancak dünyada çok daha büyük stadyum faciaları yaşanmış ve yüzlerce taraftar takımlarını desteklemek için geldikleri ‘yuvalarda’ hayatını kaybetmişti. Normal şekilde inşa edilmiş stadyumların bile zaman içinde yıpranarak yıkılmasına neden olan bu insan yükünü 350 metrelik bir kulenin tepesinde hayal edebilir misiniz? Dünya kupası için mücadele eden takımları desteklemek için dünyanın dört bir yanından gelecek taraftarlar, yüzlerce metrelik kulenin tepesin zıplarsa ne olur? 46 bin kişilik olması planlanmış ve Suudilerin en göz alıcı projelerinden biri olan 500 milyar dolarlık NEOM, bilime yenik düşmüş olabilir mi? Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın önünde 2 engel vardı. Biri para, diğeri ise bilim! Peki 350 metrelik gökdelenin tepesine inşa edilecek stadyumun kaderi ne olacak? Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Türer, “Mümkün olmayanı mümkün kılmak” diyerek, tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.