Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – New York deyince sayısız gökdelen gözünüzde canlanabilir. Her birinin inşa edildiği dönemde gündeme damgasını vuran hikâyesi ve pek çoğunun kırılamayan rekorları olduğunu düşününce burada yeni inşa edilecek bir yapının sıradan olmasını bekleyemezsiniz. JP Morgan’ın New Yorkta bulunan 52 katlık gökdeleni de aslında dikkat çekici yapılardan biriydi. Ta ki, yerine dünyaca ünlü mimar Norman Foster’ın 60 katlı, sınırları zorlayan ve tasarımının inşası için yıkılana kadar… 855 milyar dolarlık değeriyle dünyanın en büyük bankası olan JP Morgan, Manhattan’da yeni bir yüzle varlığını sürdürmek istiyordu. Bunun için 52 katlı eski binanın yıkımı, yerine de daha önce bu boyutlara varan eşi benzeri yapılmamış bir tasarıma karar verilmişti. Adres, çılgın mimari projeleriyle tanınan ve etkileyici bir hayal gücüne sahip olan Norman Foster olmuştu. Foster’ın tasarımında 60 kat boyunca hiç kolon kullanılmıyor, bunun yerine yapıyı ayakta tutan güç, yelpaze şeklinde eğik taşıyıcılar oluyordu. Üstelik bunlar için kullanılan çelik miktarı dudak uçuklatıyordu. Bugüne dek dünyanın en yüksek binası olmasıyla öne çıkan, en çok çelik kullanılmasıyla 90 yılı aşkın süre boyunca rekoru elinde tutan inanılmaz yapıları bile geçmişti. Ancak JP Morgan’ın bu etkileyici ve devasa gökdeleni doğa olaylarına karşı pek de barışçıl yaklaşamayabilirdi. Çünkü rüzgâr başta olmak üzere, deprem, sıcaklık farkları ve kendi ağırlığıyla kolonlar olmadan mücadele etmek zorundaydı. Peki ama bu imkansız gibi görünen meydan okumadan Foster’in kolonsuz gökdeleni başarıyla çıkabilir miydi? Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Türer, tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.