Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – 1900lerin ilk çeyreğinden sonra pek çok havayolu kullanıcısı ONA’yı ilk kez Calasia Air Transport olarak duymuştu. Amerikan havayolu şirketininismi 1947den sonra 2’nci kez değişerek Air Travel yerine, Overseas National Airways kısaca ONA olmuştu. Aslında bu değişiklikler belki doğru idare edilemeyen bazı süreçlerin sonucuydu. Öyle ki evin yeni sahibi anahtarı her zaman yenilerdi. ONA, 1963 ila 1965 yılları arasında birbirinden ayrılan, fiilen 2 ayrı havayolu şirketi olarak faaliyetini sürdürmüştü. Ancak ne yapılırsa yapılsın, havayolu şirketini kurtarmak için pek de yeterli olduğu söylenemezdi. ONA bu dönemde iflas etmiş ve neredeyse işlevsiz hale gelmişti. Tabii uçaklar hâlâ ONA’nın zimmetinde, şirket hâlâ ruhsatlı ve döneminin en büyük charterıydı. Yani fazla talebi ONA karşılıyor, ekonomik ve konforlu uçuşlar için ilk o tercih ediliyordu. Hal böyle olunca batmak üzere olan bir şirketten kimse vazgeçmek istemezdi. Bu nedenle havayolu şirketi yeni sahibinin imzalarıyla bir ‘diriliş’ sürecine girmişti. 1970lerin ortalarına kadar ONA, Amerika Birleşik Devletlerindeki en büyük charter havayolu şirketlerinden biri olmaya devam etti. Ancak ONA için tek sorun yönetim ya da uçuş politikası değildi. 10 yeni uçağın 4’ü kazaya kurban gitmiş, güvenlik konusunda şirket güven kaybetmişti. Yani artık ekonomik olması güvensiz olmasının önüne geçemezdi. Öyle ki 3 Ocak 1976’da İstanbul’da yaşanan ve hacıları taşıyan uçağın paramparça olduğu kaza, ONA için tahmin edilen sonu getirmek üzereydi. Tarihe geçecek kazada en kritik nokta, tamamen parçalanmış bir uçakta kimsenin hayatını kaybetmemiş olması ve 364 Türk hacının evine dönebilmiş olmasıydı!