Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – İsrail 7 Ekim 2023’te Gazze’ye saldırılarını başlattığında dünyanın dört bir yanından yükselecek tepkiler yıllarca Siyonistlerin peşini bırakmayacak bir nefrete dönüşmeye başlamıştı. Saldırılardan 1 buçuk yıl önce Ukrayna ve Rusya arasında başlayan savaş için herkes sesini yükseltirken Gazze için susulması İspanya Başbakanı Pedro Sanchez için kabul edilemezdi. Başbakan Sanchez yaptığı açıklamada çifte standardı reddediyor ve ülkesi 2024’te Filistin Devleti’ni tanımaya hazırlanıyordu. O günlerde Türkiye çoktan Filistin’i tanımış ve her görüşten, her kültürden insanıyla saldırıları kınamıştı. İspanya, Avrupa ülkeleri arasında bunu ilk yapan ülkeydi. Öyle ki Başbakan Sanchez bir açıklamasında, “Avrupa ülkelerinin de Filistin’i tanıması için çabalayacağım” demişti. İspanya artık Türk halkı için ‘kahraman’ gibiydi. Git gide artan dostluk bağı, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıp sivilleri ve devlet adamlarını öldürmesinin ardından alınan tavırla daha da pekişmek üzereydi. Savaşın olduğu bölgede hava radarları, füzeler, drone ve askeri uçaklardan başka bir şey görmezken; İran’dan fırlatılan bir füze Türk hava sahasına girmiş, kısa süre içinde İspanyol radar teknolojisine yakalanmış ve havada vurulmuştu. Hava sahamıza giren füzeyi tespit edip imha etme aşamasında İspanyol teknolojisinin varlığı sosyal medyada ve yüreklerde sıcacık bir ateş yakmış, dostluk meşalesi Avrupa’dan Orta Doğu’ya ışık saçmıştı. Ancak İspanya’yla hikâyemiz bundan çok daha önce başlamıştı. Birkaç yüzyıl önce kanlı bıçaklı olan iki ülkenin dostluğuna göz atacağımız zaman tünelinde, Sakarya Üniversitesi Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfi Şeyban ve Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Udum tüm detayları Milliyet.com.tr’ye anlattı.