Toplam 1145 Haber Bulundu.

Geceyi ikiye bölüp uyudular! İki tip var: Tavuklar ve baykuşlar... Sirkadiyen ritim işin temeli Kategorisi için haberler

Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr - Uyku, insan yaşamının en temel biyolojik ihtiyaçlarından biri olarak yüzyıllardır hem bilim insanlarının hem de tarihçilerin dikkatini çekiyor. Günümüzde uzmanlar kaliteli uykunun hafıza, bağışıklık sistemi, ruh sağlığı ve fiziksel performans üzerindeki kritik etkilerine vurgu yaparken, tarih araştırmaları insanların geçmişte bugünkünden çok daha farklı uyku alışkanlıklarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Orta Çağ’a dair yapılan araştırmalar ise bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının aslında oldukça modern bir alışkanlık olabileceğini iddia ediyor. Orta Çağ insanlarının uyku düzeni günümüzdekinden oldukça farklı olabildiğini söyleyen Tarihçi Roger Ekirch’in araştırmalarına göre insanlar geceyi tek parça hâlinde uyuyarak değil, iki ayrı uyku dönemine bölerek geçiriyordu. Bu düzene ilk uyku ve ikinci uyku adı veriliyordu. İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra uyuyor, gece yarısına doğru doğal biçimde uyanıyordu. Yaklaşık bir saat süren bu uyanıklık döneminde dua etmek, düşünmek, sohbet etmek, kitap okumak ya da günlük bazı işleri yapmak yaygındı. Daha sonra tekrar yatıp sabaha kadar ikinci uykuya geçiliyordu. O dönemde bu durum bir uyku problemi olarak görülmüyordu. Aksine oldukça normal kabul ediliyordu. Bazı eski tıp kitaplarında ilk uykudan sonra yapılması gerekenlerden söz edilmesi, bunun toplumda yaygın bir alışkanlık olduğunu gösteriyor. Araştırmalar ayrıca manastır yaşamında da benzer bir düzen olduğunu ortaya koyuyor. Keşişler gece belirli saatlerde dua etmek için kalkıyor, ardından tekrar uyuyabiliyordu. Yapay ışığın olmadığı dönemlerde insanların biyolojik ritimleri tamamen güneş ışığına bağlı olduğu için geceler daha uzun yaşanıyordu ve bu iki parçalı uyku düzeni doğal kabul ediliyordu. Modern tarihçiler arasında bu düzenin ne kadar yaygın olduğu konusunda bazı tartışmalar bulunsa da genel görüş, bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının büyük ölçüde modern yaşamın, elektrik kullanımının ve şehir düzeninin bir sonucu olduğu yönünde. Roger Ekirchin Orta Çağ insanlarının uyguladığı bu yöntemi ortaya çıkarması akıllara şu soruyu getirdi: Bu uyku yöntemi gerçekte ne kadar sağlıklı? Konuyu, Uyku Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadenize sorduk. Uykuya dair tüm detayları uzman isim Milliyet.com.trye anlattı.

Küçük bir alışkanlık mı, yoksa gizli stres mi? Dudak ısırmanın arkasındaki gerçek Kategorisi için haberler

Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr - Uyku, insan yaşamının en temel biyolojik ihtiyaçlarından biri olarak yüzyıllardır hem bilim insanlarının hem de tarihçilerin dikkatini çekiyor. Günümüzde uzmanlar kaliteli uykunun hafıza, bağışıklık sistemi, ruh sağlığı ve fiziksel performans üzerindeki kritik etkilerine vurgu yaparken, tarih araştırmaları insanların geçmişte bugünkünden çok daha farklı uyku alışkanlıklarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Orta Çağ’a dair yapılan araştırmalar ise bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının aslında oldukça modern bir alışkanlık olabileceğini iddia ediyor. Orta Çağ insanlarının uyku düzeni günümüzdekinden oldukça farklı olabildiğini söyleyen Tarihçi Roger Ekirch’in araştırmalarına göre insanlar geceyi tek parça hâlinde uyuyarak değil, iki ayrı uyku dönemine bölerek geçiriyordu. Bu düzene ilk uyku ve ikinci uyku adı veriliyordu. İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra uyuyor, gece yarısına doğru doğal biçimde uyanıyordu. Yaklaşık bir saat süren bu uyanıklık döneminde dua etmek, düşünmek, sohbet etmek, kitap okumak ya da günlük bazı işleri yapmak yaygındı. Daha sonra tekrar yatıp sabaha kadar ikinci uykuya geçiliyordu. O dönemde bu durum bir uyku problemi olarak görülmüyordu. Aksine oldukça normal kabul ediliyordu. Bazı eski tıp kitaplarında ilk uykudan sonra yapılması gerekenlerden söz edilmesi, bunun toplumda yaygın bir alışkanlık olduğunu gösteriyor. Araştırmalar ayrıca manastır yaşamında da benzer bir düzen olduğunu ortaya koyuyor. Keşişler gece belirli saatlerde dua etmek için kalkıyor, ardından tekrar uyuyabiliyordu. Yapay ışığın olmadığı dönemlerde insanların biyolojik ritimleri tamamen güneş ışığına bağlı olduğu için geceler daha uzun yaşanıyordu ve bu iki parçalı uyku düzeni doğal kabul ediliyordu. Modern tarihçiler arasında bu düzenin ne kadar yaygın olduğu konusunda bazı tartışmalar bulunsa da genel görüş, bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının büyük ölçüde modern yaşamın, elektrik kullanımının ve şehir düzeninin bir sonucu olduğu yönünde. Roger Ekirchin Orta Çağ insanlarının uyguladığı bu yöntemi ortaya çıkarması akıllara şu soruyu getirdi: Bu uyku yöntemi gerçekte ne kadar sağlıklı? Konuyu, Uyku Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadenize sorduk. Uykuya dair tüm detayları uzman isim Milliyet.com.trye anlattı.

Hipertansiyondan mide kanserine! Aşırı tuz tüketimi böyle zarar veriyor Kategorisi için haberler

Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr - Uyku, insan yaşamının en temel biyolojik ihtiyaçlarından biri olarak yüzyıllardır hem bilim insanlarının hem de tarihçilerin dikkatini çekiyor. Günümüzde uzmanlar kaliteli uykunun hafıza, bağışıklık sistemi, ruh sağlığı ve fiziksel performans üzerindeki kritik etkilerine vurgu yaparken, tarih araştırmaları insanların geçmişte bugünkünden çok daha farklı uyku alışkanlıklarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Orta Çağ’a dair yapılan araştırmalar ise bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının aslında oldukça modern bir alışkanlık olabileceğini iddia ediyor. Orta Çağ insanlarının uyku düzeni günümüzdekinden oldukça farklı olabildiğini söyleyen Tarihçi Roger Ekirch’in araştırmalarına göre insanlar geceyi tek parça hâlinde uyuyarak değil, iki ayrı uyku dönemine bölerek geçiriyordu. Bu düzene ilk uyku ve ikinci uyku adı veriliyordu. İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra uyuyor, gece yarısına doğru doğal biçimde uyanıyordu. Yaklaşık bir saat süren bu uyanıklık döneminde dua etmek, düşünmek, sohbet etmek, kitap okumak ya da günlük bazı işleri yapmak yaygındı. Daha sonra tekrar yatıp sabaha kadar ikinci uykuya geçiliyordu. O dönemde bu durum bir uyku problemi olarak görülmüyordu. Aksine oldukça normal kabul ediliyordu. Bazı eski tıp kitaplarında ilk uykudan sonra yapılması gerekenlerden söz edilmesi, bunun toplumda yaygın bir alışkanlık olduğunu gösteriyor. Araştırmalar ayrıca manastır yaşamında da benzer bir düzen olduğunu ortaya koyuyor. Keşişler gece belirli saatlerde dua etmek için kalkıyor, ardından tekrar uyuyabiliyordu. Yapay ışığın olmadığı dönemlerde insanların biyolojik ritimleri tamamen güneş ışığına bağlı olduğu için geceler daha uzun yaşanıyordu ve bu iki parçalı uyku düzeni doğal kabul ediliyordu. Modern tarihçiler arasında bu düzenin ne kadar yaygın olduğu konusunda bazı tartışmalar bulunsa da genel görüş, bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının büyük ölçüde modern yaşamın, elektrik kullanımının ve şehir düzeninin bir sonucu olduğu yönünde. Roger Ekirchin Orta Çağ insanlarının uyguladığı bu yöntemi ortaya çıkarması akıllara şu soruyu getirdi: Bu uyku yöntemi gerçekte ne kadar sağlıklı? Konuyu, Uyku Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadenize sorduk. Uykuya dair tüm detayları uzman isim Milliyet.com.trye anlattı.

İlk belirtisi kalp krizi veya inme olabilir! Uzmanlardan hipertansiyon uyarısı Kategorisi için haberler

Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr - Uyku, insan yaşamının en temel biyolojik ihtiyaçlarından biri olarak yüzyıllardır hem bilim insanlarının hem de tarihçilerin dikkatini çekiyor. Günümüzde uzmanlar kaliteli uykunun hafıza, bağışıklık sistemi, ruh sağlığı ve fiziksel performans üzerindeki kritik etkilerine vurgu yaparken, tarih araştırmaları insanların geçmişte bugünkünden çok daha farklı uyku alışkanlıklarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Orta Çağ’a dair yapılan araştırmalar ise bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının aslında oldukça modern bir alışkanlık olabileceğini iddia ediyor. Orta Çağ insanlarının uyku düzeni günümüzdekinden oldukça farklı olabildiğini söyleyen Tarihçi Roger Ekirch’in araştırmalarına göre insanlar geceyi tek parça hâlinde uyuyarak değil, iki ayrı uyku dönemine bölerek geçiriyordu. Bu düzene ilk uyku ve ikinci uyku adı veriliyordu. İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra uyuyor, gece yarısına doğru doğal biçimde uyanıyordu. Yaklaşık bir saat süren bu uyanıklık döneminde dua etmek, düşünmek, sohbet etmek, kitap okumak ya da günlük bazı işleri yapmak yaygındı. Daha sonra tekrar yatıp sabaha kadar ikinci uykuya geçiliyordu. O dönemde bu durum bir uyku problemi olarak görülmüyordu. Aksine oldukça normal kabul ediliyordu. Bazı eski tıp kitaplarında ilk uykudan sonra yapılması gerekenlerden söz edilmesi, bunun toplumda yaygın bir alışkanlık olduğunu gösteriyor. Araştırmalar ayrıca manastır yaşamında da benzer bir düzen olduğunu ortaya koyuyor. Keşişler gece belirli saatlerde dua etmek için kalkıyor, ardından tekrar uyuyabiliyordu. Yapay ışığın olmadığı dönemlerde insanların biyolojik ritimleri tamamen güneş ışığına bağlı olduğu için geceler daha uzun yaşanıyordu ve bu iki parçalı uyku düzeni doğal kabul ediliyordu. Modern tarihçiler arasında bu düzenin ne kadar yaygın olduğu konusunda bazı tartışmalar bulunsa da genel görüş, bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının büyük ölçüde modern yaşamın, elektrik kullanımının ve şehir düzeninin bir sonucu olduğu yönünde. Roger Ekirchin Orta Çağ insanlarının uyguladığı bu yöntemi ortaya çıkarması akıllara şu soruyu getirdi: Bu uyku yöntemi gerçekte ne kadar sağlıklı? Konuyu, Uyku Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadenize sorduk. Uykuya dair tüm detayları uzman isim Milliyet.com.trye anlattı.

Sütten çok daha fazlası! Kalsiyum depolarını dolduran 10 gıda! Kategorisi için haberler

Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr - Uyku, insan yaşamının en temel biyolojik ihtiyaçlarından biri olarak yüzyıllardır hem bilim insanlarının hem de tarihçilerin dikkatini çekiyor. Günümüzde uzmanlar kaliteli uykunun hafıza, bağışıklık sistemi, ruh sağlığı ve fiziksel performans üzerindeki kritik etkilerine vurgu yaparken, tarih araştırmaları insanların geçmişte bugünkünden çok daha farklı uyku alışkanlıklarına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Orta Çağ’a dair yapılan araştırmalar ise bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının aslında oldukça modern bir alışkanlık olabileceğini iddia ediyor. Orta Çağ insanlarının uyku düzeni günümüzdekinden oldukça farklı olabildiğini söyleyen Tarihçi Roger Ekirch’in araştırmalarına göre insanlar geceyi tek parça hâlinde uyuyarak değil, iki ayrı uyku dönemine bölerek geçiriyordu. Bu düzene ilk uyku ve ikinci uyku adı veriliyordu. İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra uyuyor, gece yarısına doğru doğal biçimde uyanıyordu. Yaklaşık bir saat süren bu uyanıklık döneminde dua etmek, düşünmek, sohbet etmek, kitap okumak ya da günlük bazı işleri yapmak yaygındı. Daha sonra tekrar yatıp sabaha kadar ikinci uykuya geçiliyordu. O dönemde bu durum bir uyku problemi olarak görülmüyordu. Aksine oldukça normal kabul ediliyordu. Bazı eski tıp kitaplarında ilk uykudan sonra yapılması gerekenlerden söz edilmesi, bunun toplumda yaygın bir alışkanlık olduğunu gösteriyor. Araştırmalar ayrıca manastır yaşamında da benzer bir düzen olduğunu ortaya koyuyor. Keşişler gece belirli saatlerde dua etmek için kalkıyor, ardından tekrar uyuyabiliyordu. Yapay ışığın olmadığı dönemlerde insanların biyolojik ritimleri tamamen güneş ışığına bağlı olduğu için geceler daha uzun yaşanıyordu ve bu iki parçalı uyku düzeni doğal kabul ediliyordu. Modern tarihçiler arasında bu düzenin ne kadar yaygın olduğu konusunda bazı tartışmalar bulunsa da genel görüş, bugünkü kesintisiz 8 saat uyku anlayışının büyük ölçüde modern yaşamın, elektrik kullanımının ve şehir düzeninin bir sonucu olduğu yönünde. Roger Ekirchin Orta Çağ insanlarının uyguladığı bu yöntemi ortaya çıkarması akıllara şu soruyu getirdi: Bu uyku yöntemi gerçekte ne kadar sağlıklı? Konuyu, Uyku Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadenize sorduk. Uykuya dair tüm detayları uzman isim Milliyet.com.trye anlattı.