Toplam 1810 Haber Bulundu.

Kanser tedavisinde örmeye başladı! Gelir kapısı oldu: Hastalığı yenip kızını okuttu Kategorisi için haberler

MUŞ (AA) - İBRAHİM YALDIZÖMER VARLIK - Muşta 2017de yakalandığı meme kanserini altı ameliyat ve zorlu tedavi süreçlerinin ardından yenen 40 yaşındaki Bahar Güneş, kanserle mücadele ettiği dönemde başladığı oyuncak yapımıyla hem kendini iyi hissediyor hem de aile bütçesine katkı sağlıyor. Bir çocuk annesi Güneşe 2017 yılında Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde meme kanseri teşhisi konuldu. Hastalığı nedeniyle iki memesi alınan ve altı ameliyat geçiren Güneş, bu süreçte kemoterapi, radyoterapi ve akıllı ilaç tedavisi gördü. Psikolojik açıdan da zorlu günler geçiren Güneş, tüm güçlüklerine rağmen tedavisini aksatmadı. Güneş, uzun süren tedavi sürecinin ardından geçen yıl kanseri yenmeyi başardı. Hastalığıyla mücadele ettiği dönemde amigurumi sanatıyla tanışan Güneş, örmeye başladığı oyuncakları zamanla gelir kaynağına dönüştürdü. Yaklaşık sekiz yıldır el emeğiyle hazırladığı oyuncakları satarak geçimini sağlayan Güneş, üretmenin kendisine verdiği mutluluğu sürdürürken aile bütçesine de katkıda bulunuyor.

Kayaları oyan midye böbrek taşına çare olabilir mi? İzmir’de liseliler araştırıyor Kategorisi için haberler

Nevra UÇKAÇİZMİR, (DHA)-İZMİRde lise öğrencileri, deniz kayalarını oyan Akdeniz hurma midyesinin (Lithophaga) biyolojik mekanizmalarını inceleyerek böbrek ve safra taşlarının tedavisine yönelik araştırma başlattı. Ege Üniversitesi Bentik Canlılar Araştırma Laboratuvarının desteğiyle yürütülen projeyle canlının, kayaları oyma mekanizmasından insan sağlığına yönelik bilimsel bir çalışma geliştirilmesi hedefleniyor. 11inci sınıf öğrencisi Eylül Uçar, "Bizim incelediğimiz canlı Lithophaga, halk arasında kaya oyan canlılar olarak biliniyor. Aslında şöyle bir yanlışlık var; bunlar kayayı yiyip kayayla beslenmiyor. O kayayı oyuyorlar, içine yerleşiyorlar. İnsanlarda böbrekte ve safrada taşlar var. Kaya oyan canlılardan yararlanarak, bu hastalığı önlemenin mümkün olup olmadığını araştırıyoruz" dedi.

Türkiyede her 100 kişiden 66sı fazla kilolu! Diyabet ve obezite alarmı Kategorisi için haberler

Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında diyabet ve obezite şampiyonu olduğunu, ülkedeki 100 kişiden 66’sının ise olması gereken kilonun üzerinde bulunduğunu söyledi. Samsun Diyabet Derneği, 36 yıldır sürdürdüğü diyabetle mücadele ve farkındalık çalışmalarına yeni yönetim kadrosuyla devam ediyor. Geçici Başkan Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ yönetimindeki dernek, yeni dönemde diyabet konusunda farkındalık oluşturma, hastalıkların önlenmesi ve toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürecek. Derneğin yeni yönetim kurulunda Hatice Sabiha Yumlu, Dr. Gönül Dinççağ, Nur Yüksel Tilki, Fuat Dilek, Yavuz Yalçın ve Dr. Fatih Yılmaz yer aldı. Diyabet ve obezitenin önemli halk sağlığı sorunları arasında bulunduğunu belirten Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ, Samsun’da yaklaşık 150 bin diyabet hastası olduğunu söyledi.

Omurilikteki ağrı ve dolaşım bozukluğunu kesiyor! SGK karşılıyor: Ömrü 15 yıl Kategorisi için haberler

ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Türk Algoloji Ağrı Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Sir, yıllardır geçmeyen ağrıların omurilik piliyle hafifletildiğine dikkati çekerek, "Ağrı pili, çok üst düzey bir teknoloji, devletimiz bu tedaviyi karşılıyor." dedi. Aynı zamanda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Algoloji Bölümü Öğretim Üyesi olan Sir, "4. Genç Algologlar Kongresi" için geldiği Antalyada AA muhabirine, ağrı alanında her geçen gün yeni tedavilerin geliştiğini söyledi.

Her morluğu düşmeye, her ağrıyı büyümeye bağlamayın! Lösemi habercisi olabilir Kategorisi için haberler

ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Türk Algoloji Ağrı Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Sir, yıllardır geçmeyen ağrıların omurilik piliyle hafifletildiğine dikkati çekerek, "Ağrı pili, çok üst düzey bir teknoloji, devletimiz bu tedaviyi karşılıyor." dedi. Aynı zamanda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Algoloji Bölümü Öğretim Üyesi olan Sir, "4. Genç Algologlar Kongresi" için geldiği Antalyada AA muhabirine, ağrı alanında her geçen gün yeni tedavilerin geliştiğini söyledi.

Tuz sadece tansiyonu yükseltmiyor! Karaciğeri de tehdit ediyor Kategorisi için haberler

İç Hastalıkları Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, aşırı tuz tüketiminin özellikle hipertansiyon, kalp-damar, böbrek hastalıklarının yanında karaciğer açısından önemli riskler taşıdığına dikkat çekerek, "Günlük beslenmede farkında olmadan alınan tuz miktarının azaltılması, kronik hastalıklardan korunmada önemli bir adım olarak öne çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkinlerin günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önermiştir. Bu miktar, yemeklere eklenen tuzun yanı sıra ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri ve hazır gıdalarla alınan tuzu da kapsamaktadır. Tuzun temel bileşenlerinden biri olan sodyum, vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Ancak aşırı sodyum alımı, vücutta sıvı tutulmasını ve kan basıncının yükselmesini kolaylaştırmaktadır. Yüksek tansiyon ise kalp krizi, inme ve diğer kalp-damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Ancak kronik hastalıklar çoğunlukla tek bir nedene bağlı olarak gelişmemektedir. Beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite düzeyi, genetik yatkınlık, yaş ve eşlik eden sağlık sorunları birlikte rol oynamaktadır. Bu nedenle tuz tüketiminin azaltılması, özellikle hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları açısından koruyucu yaşam tarzının önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir" dedi.

Bağışıklığı güçlendiren 6 besin! Kış hastalıklarına karşı sofranızdan eksik etmeyin Kategorisi için haberler

İç Hastalıkları Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, aşırı tuz tüketiminin özellikle hipertansiyon, kalp-damar, böbrek hastalıklarının yanında karaciğer açısından önemli riskler taşıdığına dikkat çekerek, "Günlük beslenmede farkında olmadan alınan tuz miktarının azaltılması, kronik hastalıklardan korunmada önemli bir adım olarak öne çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkinlerin günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önermiştir. Bu miktar, yemeklere eklenen tuzun yanı sıra ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri ve hazır gıdalarla alınan tuzu da kapsamaktadır. Tuzun temel bileşenlerinden biri olan sodyum, vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Ancak aşırı sodyum alımı, vücutta sıvı tutulmasını ve kan basıncının yükselmesini kolaylaştırmaktadır. Yüksek tansiyon ise kalp krizi, inme ve diğer kalp-damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Ancak kronik hastalıklar çoğunlukla tek bir nedene bağlı olarak gelişmemektedir. Beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite düzeyi, genetik yatkınlık, yaş ve eşlik eden sağlık sorunları birlikte rol oynamaktadır. Bu nedenle tuz tüketiminin azaltılması, özellikle hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları açısından koruyucu yaşam tarzının önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir" dedi.

Çocukluk çağı lösemilerinde erken tanı ve modern tedavi yöntemleri hayat kurtarıyor Kategorisi için haberler

2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla çocukluk çağı lösemileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Çocuk Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Volkan Hazar, hastalığın erken dönemde fark edilmesinin tedavi sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti. "Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerinin üretiminden sorumlu hücrelerin kontrolsüz ve anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkıyor" diyen Prof. Dr. Hazar, "Her yaş döneminde görülebilmekle birlikte özellikle 2-5 yaş arasındaki çocuklarda daha sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle çocuklarda ortaya çıkan belirtilerin aileler tarafından dikkatle takip edilmesi gerekiyor" dedi.