Gonca Kocabaş Milliyet.com.tr - Başak Subaşı, Ankara’da iki kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlarında babasının görevi nedeniyle yaklaşık 2-3 yıl Kızılcahamam’da yaşadı. Anaokulu ve ilkokul eğitimini ise hâlâ yaşamakta olduğu Aydınlıkevler Mahallesi’ndeki okullarda tamamladı. Çocukluğundan itibaren hayal gücü yüksek, üretmeyi seven biriydi. Özellikle resim çizmek onun için büyük bir tutkuydu. O yıllarda annesinin de yönlendirmesiyle Devlet Halk Dansları Çocuk Topluluğu seçmelerine katıldı ve genç topluluğa geçene kadar aktif olarak çocuk sanatçı olarak dans etti. Bu süreç ona disiplinli çalışmayı ve sahnede kendini ifade etmeyi öğretti. Lise eğitimine bir kolejde başladı fakat sistem ona uygun olmadığı için açık liseye geçme kararı aldı. Açık lisede eğitimini daha hızlı tamamlayarak Hacettepe Diş Protez Bölümü için hazırlanmaya başladı.
Derleme: Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr- Türkiye’de bebek ürünleri pazarının bugünkü genişliği ve çeşitliliği, geçmişte yaşanan yokluk yılları düşünüldüğünde oldukça dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de Köroğlu Emzikleri olarak hafızalara kazınan yerli üretim hikâyesi. Bir dönem hemen her evde bulunan bu ürün, aslında yalnızca bir bebek ihtiyacını karşılamakla kalmadı; Anadolu’dan çıkan girişimciliğin sessiz ama etkili bir simgesi haline geldi. Bebekleri sakinleştirmek için kullanılan emziklerin tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Antik dönemlerde bile benzer işlevler gören araçların kullanıldığı bilinirken, modern anlamda emzikler 20. yüzyılın başlarında Avrupa’da geliştirildi ve kısa sürede dünyaya yayıldı. Türkiye’de ise bu ürünlere erişim uzun yıllar sınırlı kaldı. Özellikle 1960’lı yıllarda ithal ürünlere ulaşmak hem zor hem de maliyetliydi. Bu durum, yerli üretim için bir ihtiyaç ve aynı zamanda bir fırsat yarattı. İşte tam bu noktada, Ordu’nun Yakuşdibi köyünde doğan girişimci Celal Köroğlu devreye girdi. Sanayinin büyük ölçüde İstanbul ve çevresinde yoğunlaştığı bir dönemde, kendi imkânlarıyla üretim yapmaya karar verdi. Ancak onu farklı kılan sadece üretici olması değildi. Köroğlu, emziklerin kalıplarını ve üretim makinelerini dahi kendi tasarladı, İstanbul’da imal ettirdi. Bu yönüyle sadece bir esnaf değil, aynı zamanda kendi teknolojisini geliştiren bir girişimci profili çizdi. Kısa sürede ortaya çıkan ürünler, dönemi için oldukça yenilikçi özellikler taşıyordu. Türkiye’nin ilk çıngıraklı emzikleri de yine bu girişimin ürünü olarak piyasaya sunuldu. Ürünler yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda dikkat çekici tasarımlara sahipti. Markanın logosundan ambalajına kadar birçok detay bizzat Celal Köroğlu tarafından hazırlandı. Hatta ambalajlarda kullanılan bebek figürlerinin bile kişisel bir hikâyesi olduğu ifade ediliyor.
Derleme: Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr- Türkiye’de bebek ürünleri pazarının bugünkü genişliği ve çeşitliliği, geçmişte yaşanan yokluk yılları düşünüldüğünde oldukça dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de Köroğlu Emzikleri olarak hafızalara kazınan yerli üretim hikâyesi. Bir dönem hemen her evde bulunan bu ürün, aslında yalnızca bir bebek ihtiyacını karşılamakla kalmadı; Anadolu’dan çıkan girişimciliğin sessiz ama etkili bir simgesi haline geldi. Bebekleri sakinleştirmek için kullanılan emziklerin tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Antik dönemlerde bile benzer işlevler gören araçların kullanıldığı bilinirken, modern anlamda emzikler 20. yüzyılın başlarında Avrupa’da geliştirildi ve kısa sürede dünyaya yayıldı. Türkiye’de ise bu ürünlere erişim uzun yıllar sınırlı kaldı. Özellikle 1960’lı yıllarda ithal ürünlere ulaşmak hem zor hem de maliyetliydi. Bu durum, yerli üretim için bir ihtiyaç ve aynı zamanda bir fırsat yarattı. İşte tam bu noktada, Ordu’nun Yakuşdibi köyünde doğan girişimci Celal Köroğlu devreye girdi. Sanayinin büyük ölçüde İstanbul ve çevresinde yoğunlaştığı bir dönemde, kendi imkânlarıyla üretim yapmaya karar verdi. Ancak onu farklı kılan sadece üretici olması değildi. Köroğlu, emziklerin kalıplarını ve üretim makinelerini dahi kendi tasarladı, İstanbul’da imal ettirdi. Bu yönüyle sadece bir esnaf değil, aynı zamanda kendi teknolojisini geliştiren bir girişimci profili çizdi. Kısa sürede ortaya çıkan ürünler, dönemi için oldukça yenilikçi özellikler taşıyordu. Türkiye’nin ilk çıngıraklı emzikleri de yine bu girişimin ürünü olarak piyasaya sunuldu. Ürünler yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda dikkat çekici tasarımlara sahipti. Markanın logosundan ambalajına kadar birçok detay bizzat Celal Köroğlu tarafından hazırlandı. Hatta ambalajlarda kullanılan bebek figürlerinin bile kişisel bir hikâyesi olduğu ifade ediliyor.
Derleme: Betül Yasemin Kökbek Milliyet.com.tr- Türkiye’de bebek ürünleri pazarının bugünkü genişliği ve çeşitliliği, geçmişte yaşanan yokluk yılları düşünüldüğünde oldukça dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de Köroğlu Emzikleri olarak hafızalara kazınan yerli üretim hikâyesi. Bir dönem hemen her evde bulunan bu ürün, aslında yalnızca bir bebek ihtiyacını karşılamakla kalmadı; Anadolu’dan çıkan girişimciliğin sessiz ama etkili bir simgesi haline geldi. Bebekleri sakinleştirmek için kullanılan emziklerin tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Antik dönemlerde bile benzer işlevler gören araçların kullanıldığı bilinirken, modern anlamda emzikler 20. yüzyılın başlarında Avrupa’da geliştirildi ve kısa sürede dünyaya yayıldı. Türkiye’de ise bu ürünlere erişim uzun yıllar sınırlı kaldı. Özellikle 1960’lı yıllarda ithal ürünlere ulaşmak hem zor hem de maliyetliydi. Bu durum, yerli üretim için bir ihtiyaç ve aynı zamanda bir fırsat yarattı. İşte tam bu noktada, Ordu’nun Yakuşdibi köyünde doğan girişimci Celal Köroğlu devreye girdi. Sanayinin büyük ölçüde İstanbul ve çevresinde yoğunlaştığı bir dönemde, kendi imkânlarıyla üretim yapmaya karar verdi. Ancak onu farklı kılan sadece üretici olması değildi. Köroğlu, emziklerin kalıplarını ve üretim makinelerini dahi kendi tasarladı, İstanbul’da imal ettirdi. Bu yönüyle sadece bir esnaf değil, aynı zamanda kendi teknolojisini geliştiren bir girişimci profili çizdi. Kısa sürede ortaya çıkan ürünler, dönemi için oldukça yenilikçi özellikler taşıyordu. Türkiye’nin ilk çıngıraklı emzikleri de yine bu girişimin ürünü olarak piyasaya sunuldu. Ürünler yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda dikkat çekici tasarımlara sahipti. Markanın logosundan ambalajına kadar birçok detay bizzat Celal Köroğlu tarafından hazırlandı. Hatta ambalajlarda kullanılan bebek figürlerinin bile kişisel bir hikâyesi olduğu ifade ediliyor.