Betül Topaklı Milliyet.com.tr -Fiziksel belirtileri kadar psikolojik ve sosyal etkileriyle de milyonlarca insanın yaşam kalitesini etkileyen İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS), Türkiye’de her 6 kişiden birinde görülüyor. Hastalık; günlük hayatı, iş performansını ve sosyal aktiviteleri ciddi oranda kısıtlarken, hastalar sürekli tuvalet arama endişesi, beslenme kısıtlamaları ve utanç hissi nedeniyle sosyal izolasyon, depresyon ve anksiyete riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Peki, İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) nedir ve diğer bağırsak hastalıklarından nasıl ayrılır? İrritabl Bağırsak Sendromu’nun bağırsakların yapısal bir bozukluğu olmaksızın, işlevsel olarak hassas ve aşırı tepkili çalıştığı kronik bir durum olduğunu söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. A. Emre Yıldırım, “Yani bağırsaklarınızın içinde bir yara, iltihap veya yapısal bir sorun yoktur ancak çalışma düzeni bozulmuştur. Bunu şöyle düşünebiliriz: Bir orkestrada tüm enstrümanlar yerli yerinde duruyor ama orkestra şefi (beyin-bağırsak aksı) notaları yanlış yorumladığı için ortaya uyumsuz bir melodi çıkıyor. Halk arasında sıkça kullanılan ‘Huzursuz Bağırsak Sendromu’ tabiri de bu durumu çok güzel özetler. İltihabi Bağırsak Hastalıkları (İBH) olan Crohn hastalığı veya Ülseratif Kolit gibi durumlardan temel farkı ise, İBSde bağırsaklarda herhangi bir iltihap veya doku hasarı olmamasıdır. İBHde bağırsak duvarında ciddi iltihaplanmalar ve yaralar görülürken, İBSde bu tür fiziksel bulgulara rastlanmaz” dedi.