Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr –Asırlar önce sarı maden, kendisinden daha sert ve daha az çekici görünüme sahip bir metale yenilmişti. Devletler arasında verilen özel hediyeler altından değil, demirden hazırlanıyor, hatta demir satın almak için o dönem beş kat daha değersiz olan altın bir araç olarak kullanılıyordu. Asur, Mısır, Mari ve Hitit kayıtları, altının değersizliğini gözler önüne seren pek çok veri sunuyor olsa da, günümüzde değişen dengeler bu bilgileri sadece ilginç hale getirdi. Oysa o günlerin normali buydu. Peki bugünün normali nedir? Bir yerlerde değer yargısı değişmiş, demir satın almak için altın kullanmak yerine, altın satın almak için demir kullanılmaya başlanmıştı. Üstelik bu durum, demiri işleyip değerli araçlar haline getirerek mümkün oluyor ve her üretilen ürün karşılığında altınla ödeme alınıyordu. Yüzlerce yıl sonra, bugün devletler kasalarını demir yığınlarıyla değil, külçe külçe altınla doldurma peşinde. Dev ekonomisiyle adından söz ettiren, büyük savaşlarda söz sahibi olarak görülen ve son yılların en önemli değişim ve gelişim adımlarını atarken altın madenini yeniden başrole koyan Çin, kendi lehine değiştirdiği dengeleri başkalarının aleyhine çevirmiş olabilir mi? Çin başta olmak üzere birçok ülkenin kasasını altınla dolduruyor olması, küresel bir değişimin ayak sesleri ve hazırlık evresi mi? Eski Altın Borsası Yöneticisi Prof. Dr. Metin Duyar, Çin’in altın politikasını ve küresel dengeleri değiştirebilecek gücünü Milliyet.com.tr’ye anlattı.