Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – Altının durmak bilmeyen yükselişi, bu ‘parlak’ yatırım aracını pek çok konuda güvenli bir liman haline getirdi. Sadece yatırım için değil, parasının değerini korumak, küresel ekonomik savaşlarda kazanan tarafta olmak isteyenler için de altın vazgeçilmez. Ancak bu parlak madenin Dolar, Euro ve TL gibi birimler karşısında her gün daha da yükselmesi onu ulaşılması zor bir değer yapıyor. Pek çok kişi artık sadece 1 gramlık ürünlerle yetinmiyor, 0,50 ve 0,25 gramlık seçeneklere de yöneliyor.Öyle ki artık altına ulaşmak dünyanın pek çok yerinde sadece kullanımda olan para birimleriyle sağlanmıyor. Tasını kapan, soluğu gürül gürül akan nehir yataklarında alıyor.Bu kez altını uzun çalışma saatlerinde ideal ofislerinde değil de, nehrin serin sularında dizlerine kadar gelen suyun içinde kazanan binlerce insan var.Gold Pan yani ‘altın tası’, nehir yataklarında biriken altınlardan yararlanmak için kullanılan en basit ve ekonomik eleme aracı. Bu yöntemin kullanıldığına dair ilk kanıtlar Romalılara, oradan da 1600’lerde İspanyolların Güney Amerika’yı fethetmesine kadar uzanıyor. Günümüze bakıldığında ise öne çıkan bir detay var. Altın eleme ucuz olsa da çok verimli değil. Peki ama binlerce kişi neden nehir yataklarında ellerinde taslarla altın peşinde? Bugünden sonra altının yükselişi sürecek mi? Eski Altın Borsası Yöneticisi Prof. Dr. Metin Duyar ve Artı Kıymetli Madenler Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Bedir, piyasa ekranlarındaki yükselişiyle öne çıkan altını Milliyet.com.tr’ye anlattı.