L igde son periyoda girdik. Büyük sürprizler yaşanmazsa, zirveyi şekillendirecek takımlar belli. Bunlardan biri Trabzonspor. Bordo-mavili ekip 6 maçlık galibiyet serisini Alanyaspor deplasmanında sürdürmek istiyordu. Kazanabileceği bir maçtı. Öne geçmesine rağmen sadece savunmayı düşenen rakibine tuhaf bir penaltıyla puan verdi.
Bükreşte sadece toprağa verilen Mircea Lucescu değildi; son yüzyılın futbol filozofu, her takıma lazım olan bir spor ekonomisti, üç-beş paraya tepeden tırnağa şampiyon yaratan bir futbol idealisti bu dünyadan göçüp gitmişti.
Ömrü boyunca her yere damgasını vurdu Lucescu...
İngiliz markası Barbour’un sponsorluğunda bu yıl ilk kez ‘Barbour Cup’ adıyla düzenlenen binicilik yarışları Kemer Country Club’da başladı.
İran’ın İslamabad’da masaya iyi niyetle oturduğunu varsayıyorum; ama aynı kanıyı Amerika için beslemek çok zor; hatta mümkün değil.
Ketojenik diyet son yılların en popüler beslenme modellerinden biri. Hızlı kilo kaybı, iştah kontrolü ve zihinsel berraklık gibi vaatlerle birçok insanı kendine çekiyor. Ancak bu diyetin perde arkasında sıkça sorulan kritik bir soru var: Bu kadar yüksek yağ ve düşük karbonhidrat tüketimi vücudumuza zarar verir mi? Daha da açık soralım: Hangi organlar bu süreçten olumsuz etkilenir?
Bir film bir insanı ne kadar çok konu üzerine düşündürebilir? Ve çok kişisel bir film tamamen yabancı insanları ne kadar derinden etkileyebilir? 45. İstanbul Film Festivali’nin ilk günlerinde izlediğim çarpıcı belgesel “Güvercinler Altın Olsa”, o günden beri zaman zaman yokluyor beni.
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine hangi hukukun uygulanacağı uzun zamandır tartışma konusu oluyor. Özellikle Türk firmalarının yurt dışına götürdüğü Türk işçilerin sözleşmeleri bu konuda birçok davanın konusu oluyor. Götürülen ülkedeki kurallar o iş ilişkisine uygulanırken, buradaki düzenlemelerle çatışma yaşayabiliyor veya mükerrer haklar doğurabiliyor. Bu nedenle Kanunumuz hukuk seçimine izin veriyor.
İspanyol bilim insanı Santiago Ramón y Cajal (1852–1934), bilim ile sanatın sezgisel derinliğini nadir görülen bir biçimde birleştirerek modern sinirbilimin kurucu figürlerinden biri hâline geldi. Onun çalışmaları yalnızca bir bilimsel devrim değil, aynı zamanda görmenin, çizmenin ve anlamanın iç içe geçtiği bir bilgi üretiminin disiplinlerarası bir katkısıdır. Cajal’ın bilimsel üretiminin görsel olarak düşünmeden beslenmesi sinirbilim alanında yepyeni bir ufuk açmıştır.
Geçen sene Mart ayında, “Galatasaray bu yıl şampiyon olsa bile önümüzdeki sezon Okan Buruk ile devam edilmemeli.” diye yazmıştım. Bunu, “ben demiştim” demek için söylemiyorum; görünen köyün kılavuz istemediğini belirtmek için ifade ediyorum. Galatasaray bu sezon şampiyon olsa da bu fikrimde bir değişiklik olmayacak. Çünkü bu düşüncem hiçbir şahsi nedene dayanmayan, tamamen futbolun doğruları ve yaşananlar çerçevesindeki somut delilerden kaynağını alıyor. Kocaelispor maçı da bunun son örneği oldu.