Kişiler makamları taşır, makamlar kişileri yüceltir. Ne olursanız olun, ne gözle bakarsanız bakın, o makamın ağırlığı, şeffaflığı, adaleti her zaman, herkese eşit olmak zorundadır.
Bu konu nereden mi çıktı? Galatasarayın kupa töreninde, kupa ve madalyaları Başkan Dursun Özbekin vermesinden... 26. şampiyonluğuna uzanan, üst üste 4 kez ligi forse etmeyi başaran Galatasaray, yabancıları da düşünerek, maç dışı bir tören düzenledi.
Gelin tek tek ele alalım. Ne diyor statü:
* Süper Lig müsabakalarını birinci olarak tamamlayan kulübe, kural olarak ilgili kulübün son lig müsabakası sonunda TFF tarafından şampiyonluk kupası verilir.
* Kupa seremonisi organizasyonu TFF TARAFINDAN YAPILIR.
* Kupa seremonisi saha içerisinde hazırlanacak platformda gerçekleştirilir.
* Şampiyon olan kulüp kupa seremonisine katılmak ZORUNDADIR. Seremoniye kulüp başkanı, teknik heyet, müsabaka isim listesinde yer alan futbolcular, kadroya giremeyen diğer futbolcular ve yedek kulübesinde bulunma hakkı olan görevliler olmak üzere en fazla 40 kişi katılır. Kupa törenine futbolcuların tescilli formaları ile katılmaları zorunludur.
* Öncelikle TFF BAŞKANI VEYA TFF BAŞKANI TARAFINDAN GÖREVLENDİRİLEN BAŞKAN VEKİLİ VEVEYA YÖNETİM KURULU ÜYESİNDEN madalyalarını aldıktan sonra platformda kendileri için ayrılan bölüme geçerler. Son olarak takım kaptanı platforma gelerek madalyasını aldıktan sonra kendisine kupa takdim edilir.
* Kulüp, TFF’den izin almak koşulu ile TFF tarafından yapılacak olan kupa seremonisi SONRASINDA aynı veya farklı bir günde şampiyonluk kutlamaları yapabilir.
YANLIŞ 1: Galatasarayın son maçı Kasımpaşa olmasına rağmen kupa statü dışında verildi.
YANLIŞ 2: Kupa seremonisinin organizasyonunu TFF yapmadı. Kupanın üzerinde durduğu üç kutuyu sayıyorsanız bilemem!
YANLIŞ 3: Şampiyon olan kulüp kupa seremonisine katılmadı. Çünkü son maçta öyle bir organizasyon yoktu.
YANLIŞ 4: Şampiyonluk kupasını vermek için Türkiye Futbol Federasyonundan kimse yoktu. Çünkü böyle bir tören yoktu.
YANLIŞ 5: Kulüp kendi kutlamasını ancak kupa seremonisi sonrasında kendisi yapabilirdi, önce oldu.
Tam da "Ben yaptım oldu" mantığı... Türkiye Futbol Federasyonunun kurumsal olarak, "Galatasaray benimle ilişkilerini dondurdu. Ben de kupayı vermem. Kupa töreni yapmam" diyemezdi, dememeliydi. En azından kitaba göre böyle yapmalıydı, olmadı.
Kendi eliyle hazırladığı statüyü ezen, kullanmayan bir TFF, yarın kulüplere statüden kaynaklı bir ceza nasıl verecek? Mesela, bir kupa töreni yapılsa ve Galatasaray katılmasaydı ne olurdu?
Aslında yapılmayan seremoniyle sadece kupa verilmekle kalmadı, TFFnin otoritesi ve tarafsızlığı ayaklar altına alındı.
Buna ancak "Pire için yorgan yakmak" diyebilirsin ama "Oynamıyorum" diyerek kupayı vermemezlik yapamazsın. Sen vermezsen yardımcın, o da olmazsa herhangi bir yönetici... Zaten düğme baştan yanlış iliklendiği için, kupa da minibüsle gelir. Allahtan kuryeye verilmemiş!
Bir paragraf da Galatasaraya... 3-5 futbolcuya iki gün önce izin vermek için, statüyü ezmek de ne... Başkan Dursun Özbekin, "Bekledik, gelmediler" sözü de kime? Hani siz TFF ile ilişkilerinizi askıya almıştınız? "ASKIDA KUPA" uygulaması mı var yoksa!