Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr –1917’de yeşil vatanı koruyacak adımların ilki Sakarya-Hendekteki Çamdağ Mustafa Şeref Bey Ormanı’nda atılmıştı. Ormanların ne denli kıymetli olduğu bu yıllarda artık iyice anlaşılmış olacaktı ki 25 Ocak 1918’de uygulamaya giren planlar, Türkiye ve Avusturya’dan mühendisleri bir araya getirdi. Ormanlar korunmalı, canlılık sürmeliydi. Binlerce türe yuva olan yeşil vatan, aynı zamanda geleceğe açılan bir kapıydı. Öyle ki savaş durumlarında stratejik üstünlük bile sağlayan orman varlığı, I. Dünya Savaş’ında önemli rol oynamıştı. İnsanların sığınabileceği yerler olan ormanlar, özellikle savaş zamanlarında askerî ihtiyaçların giderilmesi açısından da son derece önemliydi. O günlerden bugüne, yangın ve insan kaynaklı hasardan korunması için pek çok kanun çıkarıldı. Orman Kanunları netti: Orman, orman olarak kalacak, yeri başka hiçbir şeyle dolmayacaktı! Ancak ne yazık ki her geçen yaz, orman yangınlarının alevini körüklüyordu sanki. Her yıl bir öncekinden daha fazla orman yangını mı oluyordu gerçekten? Peki ama gerçek buysa sebebi neydi? En kolay yanan ağaçlardan biri olan çam yerine başka ağaç dikilemez miydi? En önemli sorulardan biri de yangına müdahale için havadan ve karadan yapılan müdahale gerçekten yeterli ve etkili miydi? Emekli Orman Yüksek Mühendisi Ufuk Pekmertol ve Emekli Nazilli Orman İşletme Müdürü Necdet Demirsu, yangınla mücadeleyi her yönüyle Milliyet.com.tr’ye anlattı.