Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr –Dün, Simav Fayı’nın batı ucunda meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrası akıllarda pek çok soru belirdi. Aylar önce, nisan ayında İstanbul’da hissedilen 6.2’lik sarsıntıda da 3 aydan uzun süren artçılar yaşanmıştı ancak bu kez, birçok kişi için daha farklı bir artçı aktivite gözleniyordu. Daha büyük artçılar, daha sık aralıklarla meydana geliyor ve sarsıntılar daha fazla hissediliyordu. Sındırgı’daki bu hareketlilik sürerken, 28 Eylül’de Simav Fayı’nın doğusundan yani Kütahya’dan bir sarsıntı daha kaydedildi. Kandilli Rasathanesi’ne göre, büyüklüğü 5.5 olan depremin derinliği 6.1 kilometreydi. Bu sarsıntıdan kısa süre sonra artçı depremler başlamış ve bu kez son depremler listesinde Simav ismi dikkat çeker olmuştu. Pek çok deprem uzmanı ve bilimsel çalışma, Simav için benzer uyarılarda bulunuyordu. 2011 yılında bölgede meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremde 2 kişi hayatını kaybetmiş, 122 kişi yaralanmıştı. Bölgedeki deprem aktivitesi bununla da sınırlı kalmamıştı. Kütahya’nın geçmişte yaşadığı depremler, bir ilçenin tamamen taşınmasına ve binlerce kişinin göç etmesine neden olmuştu. Yani birkaç parçadan oluşan bu fay, son 30 yılda Kütahya’yı 4 kez yoklamıştı. Peki ama Sındırgı’daki artçılar ile Simav’ın sık sık hissettirdiği depremselliğinin ardında ne yatıyor? Simav için daha büyük bir sismik aktiviteden söz etmek mümkün mü?Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Simav’da yaşananları ve yaşanabilecekleri tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.